Harita üzerinde dörde bölünmüş 70-100 milyonluk bir nüfus ve yeryüzünde devleti olmayan tek halk. Özellikle Kürt asıllı olanlara, sorunları ve gelişmeleri yakından takip edenlere, yeri geldiğinde de söyleyecek sözü olabilenlere 'Kürdistan için var mısınız, yok musunuz' sorusunu yöneltmekten daha saçma bir soru olmaz.
Devlet olsunda nasıl bir devlet sorusunun cevabı sanırım her bireyin kafasında farklı şekilleneceğine kimsenin itirazı olmaz. Şu anda Kürtler için sol tandansta mücadele verdiğinin söyleyen siyasal veya ideolojik oluşumda yer alanlara birer kâğıt ve kalem verilsin hiçbirinin devlet tanımı birbirini tutmayacaktır. Kurulan/Kurulacak olan devlet veya devletlerin mutlaka temel referansları vardır. Bu referanslar seküler düşüncenin çeşitli versiyonlarına dayalı olarak yani(demokrasi, cumhuriyet, sosyalizm, komünizm, faşizm, monarşi, oligarşi vs.ler)esas alınarak kuruldular veya kurulurlar.
Kürt halkı olarak bizler Müslüman olduğumuz için doğal olarak kurulmasını istediğimiz devletin vahiy merkezli İslam olmasını isteriz. Ancak bu sadece istemekle olmuyor, çünkü peygamberi(sav) metotta hedeflenmiş bir devlet oluşumu yoktur. Peygamberi metotta insan merkezli ferdin ve toplumsal ıslahı hedefleyen bir çalışma vardır. Hz. Peygamber(sav)'e baktığımızda tebliğlerinde insanları davetinde kimseye bir devlet vaat etmediğini aksine ahiret merkezli bir yaşam emrettiğine tanık olmaktayız. Bireylerin özgürlüğünün esas alındığı bir toplum modelinde kaçınılmaz sonuç kendilerini yönetebilecekleri bir devlet modeline doğru götürecektir.
Bu gün biz Müslümanların üzerinde durması gereken konu bence bu olmalıdır. Bu oluşum sağlandıktan kimsenin malına canına ırzına kastetmeyen Rabbine karşı sorumlu olduğunun farkında olan manen sağlıklı bireyler yetiştikten sonra İslam kendiliğinden oluşur dolayısıyla İslam adına kimseye baskı ve dayatma ihtiyaç yoktur.
Yine Müslümanın hedefinde yeryüzünün kendisine amade kılındığı toprak parçasını parçalara bölüp sanal çizgilerle sınırların belirlenmesi insana(inansın-inanmasın) en büyük ihanettir. Ancak şu anda yaşadığımız dünyanın real politiğinde sınırları cetvellerle masa başında çizilmiş devlet olgusunun varlığı bir gerçektir!.
Allah insanları renklere, ırklara, dillerini farklı farklı olarak yaratması onları kabilelere ayırması ise tamamen tanınmaları açısından olduğunu her Müslüman bilir ve inanır. Bu realite karşısında Kürt kavminden olanlara demin dediğim gibi 'Kürdistan için var mısın?' sorusu sahte soru olmaktan kurtulmadığı gibi sırıtmaktan öteye de geçmez.
Soru sahte olunca verilecek cevapta pek tatmin edici olmaz. Böyle bir soruyu farklı ortamlarda ve sanal âlemde yöneltenler kendilerini çok akıllı ve arınmış olarak görmüş olacaklar ki, kendi akıllarının ölçüsünü de sahte soruyu sordukları insanlar üzerinden analiz etmenin hinliğini sergilemektedirler.
Böyleleri kendi akıllarının ölçüsünü başkalarının akıllarından harcayarak belirlemeye çalışırlar. Bunu iyi bilelim ki, böylesi tipler insanların düşünmelerini düşüncelerini hazzedemezler onlar için düşünen bireylerin varlığı kendilerinin kabul görmeyeceklerinin farkında oldukları için karalamakta, ötekileştirmekte, hedef göstermektedirler.
Allah'ın ayetlerinden bir ayet olan 'ırkları-dilleri-renkleri,' inkârı yok sayılması dinen küfür, dünyevi olarak insana ihanetten başka bir şey olmadığına inanan Kürt kavminin bir ferdi olarak doğduğum toprakların 'ki bu topraklar ne acı ki, emperyalistlerin silah ve sömürgecilikte kullandıkları topraklardır. Bu realite karşısında insanlığın sol-sağ nasyonalist sistem ve dinin ideolojileştirilmiş halinden kurtulması için mücadele veren kim olursa olsun yanındayım!..
Kürtlüğümden önce Müslümanım, referansım eksikliklerime rağmen İslam dinidir. Beynimi kimseye kiraya vermediğim için dolayısıyla kimsenin kafasındaki Kürt olmadım olmayı da düşünmüyorum. Bütün dünya istese de Kürt kavmini, dilini, inancını yok edemeyecektir. Çünkü hangi nedenle olursa olsun vahyin dışında bir bağımlılığı kabul etmek, Allah'ın değil başkalarının mülkü olmaktır. Ben böyle inanıyorum sizleri bilmem!..
Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.