Zorba güçlerin amel defterleri, zulüm ve adaletsizliklerle doludur. Yine tarih bizlere hiçbir rejimin inkârları nedeniyle yıkıldıklarını yazmaz, 'yıkılan bütün düzenler' kendi halklarına ve insanlığa zulmettiklerinden dolayı yıkılıp tarihin çöplüğündeki yerlerini almışlardır.
Bu konuda İbn Teymiye’nin şöyle bir tespiti var “ Şüphesiz Allah, zulmeden Müslüman bir devlete karşı, adaletiyle davranan kâfir bir devlete yardım eder. 'Bugün dünyanın maddi gücü açısından önemli sayılan zorba sistemlerin emel defterlerine bakıldığında, defterlerinin sayfaları adaletsizlik, işkence, zulüm, katliam, sömürü, yok sayma, kan gözyaşı akıtma ve tecavüzlerle dolu olduğu görülecektir...
Bu zorba sistemlerin temellerinde kan vardır, gözyaşı vardır, işkence vardır, zulümler vardır isimleri farklı olsa bile!..
Bu sistemler ellerindeki imkânları kaybetmemek, dünya halkalarını daha iyi sömürebilmek için durmadan yeni yeni silahlar üreterek dünya halklarına gözdağı ve korku verirler. Bunlar sömürdükleri, sömürgeleştirdikleri halklara bir taraftan ürettikleri silahları satarak onları birbirlerine düşürüp iç savaşlar çıkarmaya çalışırlar…
Birbirlerine düşürdükleri halklara bu seferde insan hakları adına, demokrasi adına müdahale eder ve işgal ederler, Irak’ta, Suriyede Filistin de, Mısırda olduğu gibi. Onlar bu işgallerini yaparlarken kendilerine karşı onurlu bir şekilde mücadele veren halkları da terörist ilan eder kendilerine meşruiyet kazandırmak için de bu insanları medya aracılığıyla dünya milletleri nezdinde karalamaya çalışırlar…
Bunların tarih sayfalarına bakıldığında girmiş oldukları hiçbir ülke halkı yoktur ki, katledilmiş, yakılıp yıkılmamış, işkence görmemiş, tecavüzlere uğramamış olsun!..
Bu zorba güçlerin defterleri maalesef insanlık tarihi boyunca insan hakları ihlalleri yönünden, mazlum halkların kan, gözyaşı ve alın terlerinin akması yönünden oldukça kabarıktır. Bütün bunların tek suçlusu onlar mıdır?..
Diye bakarsak!...
Elbette ki hayır, en az onlar kadar bu sömürüleri kabul eden ve sömürgeleşmekten kurtulmak için mücadele vermeyen mazlumlaşmayı bir kader olarak kabul edenlerde suçludurlar.
Hz. Ali(ra)’ın veciz ifadesiyle “Zalim mazlumun rızasını almadan zulmedemez” eğer mazlum duruma itilmiş olan halklar, hakları ellerinden alınanlar, toprakları emperyalistlerce işgal edilenler bütün bu olanlara karşı durabilmeyi başarsalar onlara zulmetmekte olan saltanatların yıkılmaması için hiçbir sebep yoktur. Yapılan zulümleri iş olsun diye Allah’a havale etmekle durdurmak mümkün değildir!..
Zalimleri doğuran ve besleyen hiç şüphesiz mazlumlardır. Bir başka ifadeyle analar mazlumları, mazlumlarda zalimleri doğurmaktadırlar. Bu zorbaların özellikle İslam coğrafyasını işgal ederek zenginliklerini sömürdüğü yetmemiş gibi Müslüman halklara yapmakta oldukları zulüm, işkence, katliam, tecavüz gibi olayları Müslüman’ım söyleyenlerin kabullenmelerini anlamak mümkün değildir.
Halkında mazlum yönetimce zalim olan ülkeler silahlara harcadıkları paraları halklarının gelişmişliklerinde kullanmış olsalar halklar kendi geleceklerini kurmada ve değiştirmede daha başarılı olacaklardır!..
Ürettikleri her yeni silahı mazlum halklar ve toprakları üzerinde denedikten sonra üretimine geçerler. Bir taraftan devasa silahlar öte taraftan insan haklarını savunmaları böylesi bir iğrenç çifte standardı dünya halklarına kabul ettirmiş olmaları da maalesef anlaşılır gibi değildir.
Zalim sistemlerin adları konumları ne olursa olsun tek dertleri vardır halkları birbirlerine düşürüp kırdırmak, parçalayıp bölmektir. Buna düşmemek için yapılacak olan tek şey vardır oynanmakta olan oyun ve tuzaklara düşmemek.
Halk olarak üzerimizde yıllardır oynanan oyunlar bir başka adla yeniden sahnelenmekte yeniden piyasaya sürülmektedir. Şu anda Irak'ta Suriye'de insanımıza yaşatılanlar insanlık tarihine kara bir leke olarak geçecek türdendir. Merkezinde insan olmayan hiçbir oluşum insana hayır getirmemiştir, tarih ideolojik ve sistemlerin stratejilerinin gölgesinde hiçbir toplum iflah olmamıştır, bundan sonra da olması mümkün değildir. Bu düzenlerde yıkılmaya mahkümdür ve yıkılacaklardır. Allah mazlum bırakılan Miletlerin yar ve yardımcısı olsun.
Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.