A. Baki KARACA
Tarih: 03.11.2013 18:14
BAŞBAKAN’MI YOKSA VAN’MI ALDATILIYOR? VAN’IN BAŞINA BİR OYUN MU OYNANIYOR?
BAŞBAKAN’MI YOKSA VAN’MI ALDATILIYOR?
VAN’IN BAŞINA BİR OYUN MU OYNANIYOR?
Bazen düşünüyorum da bu ilde hakikaten sorun yok mu? Ya da varsa birkaç kişimi bu sorunları görüyor. Veya bu sorunları görenler zorla sorun üretmek mi istiyor. Yazı yazarken vicdanımı sorguluyorum hata yapmamak, hiçbir insanın hakkını yememek ve günahını almamak için ince düşünmeye çalışıyorum. Bakıyorum ki bir ülkenin başbakanı daha önce sadece seçimden seçime liderler tarafından hatırlanan Van iline bir yılda birçok kez geliyor, Sorunları sıkıntıları yerinde görmek ya da dinlemek istiyor, ama bir türlü sayın başbakan Van’ın gerçekleri ile ya yüzleşmek istemiyor ya da yüzleştirmek istemiyorlar.
Size bu konuyla ilgili yaşanan bir hikâyeyi anlatmak istiyorum. Bir ara iyi niyetli Ahmet ile kötü niyetli ve küçük düşünen Mehmet adında iki arkadaş mahkemede idam cezasına çarptırılırlar. Bu arkadaşlardan Ahmet’in insanlık için önemli kaygıları var ve ceza evinden çıkıp halkına önemli hizmetler de bulunmak ister. Arkadaşı Mehmet, yeteneksiz ve kötü niyetli olduğu için Ahmet’in bu iyi düşüncelerini su istimal ederek, çarpıtarak kendi kötülüklerine ortak etmek, halk nezdinde cezalanmasını ve itibarsızlaşmasını ister. Hâkim sorar Ahmet’e siz iki arkadaş idam cezasına çarptırıldınız, son isteğiniz nedir söyleyin der. Ahmet son isteğini söyler ve son isteğinin anasını görmek istediğini belirtir, sıra Mehmet’e gelir senin son isteğin nedir diye sorar, Mehmet’ de son isteğini açıklar ve şöyle der Ahmet anasını görmesin!...
Şimdi bizim Van ilin de sanki böyle bir senaryo oynanıyor. Başbakan Van’ a geldiğinde Van’ın rezil halini halkın sorunlarını başbakana anlatmıyorlar ve göstermiyorlar. Bunu da şöyle yapıyorlar olağan üstü güvenlik önlemleri alınıyor ve halk başbakana yanaşamıyor derdini acısını feryadını çığlığını haykıramıyor. Başbakan gelince birçok sorunu olan halk kendi sorunlarına dair başbakanın müjdeler vereceğini büyük umutlarla bekliyor. Başbakan geliyor aynı şeyleri söylüyor bir tane yeni ifade yok sözlerinde ve gidiyor. Halkın umutları bir başka bahara kalıyor. Zaten zavallı halkın umutları hep seçim yatırımı olmadı mı şuana kadar? Sorunlar hep sumen altı edilince, artarak daha da meşrulaşarak devam ediyor. Yani oluşturulan çark sürüyor. Başbakan’a her şeyin yalan anlatıldığına Van şahit oluyor. Yazık değil mi sizlere, mazlumlar kan ağlıyor, mazlumların ahı sizi sel gibi götürür. Yazık ediyorsunuz kendinize, kentinize, geleceğinize yazık. Küçük ve kişisel düşüncelerinize Van ilini ve başbakanı alet etmeyin. Bu halkın uyuduğunu mu sanıyorsunuz? Ya da aldatacağınızı mı düşünüyorsunuz, geçti artık o eski seçim vaatleri… Siz anlarsınız ne demek istediğimi.
Başbakanın yanlış bilgilendirildiğini ortaya koyan o kadar çok şey var ki, insan kendi kendisine soruyor aman ALLAH’ım nedir bu gözü kapalılık. Başbakan miting alanın da anahtar teslim töreninde yaşlı amcaya soruyor; kaç çocuğun var çocuklar okula gidiyor mu? Amca, okul açık değil ki sayın başbakanım diyor. Başbakan bir durup sağına soluna bakıp valiye talimatlar veriyor. Özalp’e gidiyor D.S.İ. ye ait deredeki çöp yığınını görünce yine aynı fiyasko, yine aynı yanlış bilgilendirme yaşanıyor, başbakan kaymakamı fırçalıyor ama sorunu belediyeye atıyor. Bende size ve vali beye bir hatırlatmada bulunmak istiyorum konu gelmişken. Tarihi şamran kanalını bir dolaşırsanız on katı rezillikleri orada göreceksiniz. Ve orası da D.S.İ. ye ait. Ama siz denetler sorgularsanız D.S.İ. yetkililerinin günlerinin çoğunun kamplarda, yemek ziyafetlerinde ve çeşitli eğlencelerde geçtiğini yani ne kadar umursamaz olduklarını bu ilin ve halkının sorunlarının onları hiç ilgilendirmediğini göreceksiniz. Sayın valim, bir bakın diğer kurumları da denetleyin ama sıkça, çok şey görecek ve öğreneceksiniz.
Evet, konumuza başbakanın Van temaslarına ve sonuçlarına dönelim tekrar. Van’da yapılan yaklaşık 40 bine yakın tokiler de yaklaşık 350 bin insan yaşıyor tabi köylerde buna dâhil. Bu 350 bin deprem mağduru her gün feryat ediyor sularımız gelmiyor gelince de çamur geliyor. Başbakan su hayattır diyor ama Van’da hayat yok sayın başbakan, çünkü ülkenin en çok suyu olan illerden biri Van’ın yetersiz ve yeteneksiz aynı zamanda sizi yanlış bilgilendiren yalancılar yüzünden, su alanları değerlendirilemiyor. tokilerin temizliği için her ay 45 TL ortak gider alınıyor, ama pislikten kokudan geçilmiyor. Halk daha yeni tokilere girince her birinden eski para ile bir milyar para alındı çevre düzenlemesi için gidin görün her taraf kuraklık tarumar durumda. Çünkü başıboş bir şirkete verilmiş işler, bir elman 110 daireye bakıyor. Şirkette muhatap bulamıyorsunuz sorunlarınızı dinleyen yok hepsi kaçıyor bu sorumsuz adamları Van halkının başına kimler bela etti diye halk isyan ediyor. Halkı dinleyen yok dinleyenlerde aldatmak için dinliyor ve bir daha arkasına bakmıyor. Şimdi merkezi sistem olan doğalgazı konut başına çevirecekler, bunun için herkesten 45 TL ısı pay ölçer bedeli almışlar, ama hala değiştirilmemiş. Yani bu paravan şirketin tek işi para istemek ve bir türlü icra tehditleri ile de parayı almak. Tankerler ile pis çamurlu sular taşınıyor tokilere hem de büyük paralar harcanarak bu paralar nereden çıkıyor peki tabiî ki halktan, hem de bildiğiniz yollarla.
Şimdi sormak lazım her konut kendi kombisini kuracaktı neden geçen yıl yapmadınız, bir yıl sonraya bıraktınız ev başı 45 TL’nin toplamı çok fazla para ediyor, bu da bir rant kapısıydı değil mi, toki ye bakan şirket ve ortakları size soruyorum? Yani sevgili Vanlılar, deprem kaynaklı mağdur olan 350 bin tokili yalan söylüyor, birkaç rant çıkar uğruna çalışan sözde yetkili ve görevli doğru söylüyor bu ne yaman çelişki ALLAH’ım! Ve başbakan gelip Van’da konuşunca insan hayret ediyor. Van tarihin de en çok asfaltın atıldığı dönemi yaşıyoruz en az çöp zamanını yaşıyoruz ama başbakan o kadar yanlış bilgi sahibi olmuş ki Van’ın sorunlarının öncelik derecesi bile kendisine anlatılmamış. Ben başbakanın konuşmalarından şunları anladım. Ya başbakan iyi niyetli değil, Van için hep aynı şeyleri konuşuyor sorunları görmek istemiyor. Ya başbakan yanlış bilgilendiriliyor ki ben bunu savunuyorum. Van’da ak partiye ve dolayısı ile bu ile ihanet eden AK partinin içinde bir yığın insanın olduğunu düşünüyorum ve AK partinin içine sızmış başka partilerin adamları olduğunu düşünüyorum. Ya da AK parti Van’dan vazgeçmiş gözden çıkarmış ve Van’ı kaybetmek istiyor diye düşünüyorum. Başka türlü nasıl olurda bu kadar keşmekeşlik yaşanır ki.
Aslında AK parti yaptıkları ile başbakanın konuşmalarından çıkarımlarım şu. Deprem kaynaklı sorunların çözülmemesi için her şey yapılıyor, aksine sorunlar artıyor. AK parti Van’ı kaybetmek için her şeyi yapıyor düşüncesi hâkim bende. Van’ın ve yaşayan halkının hiçbir derdini ve sıkıntısını gündeme taşıyan ak partili yok, her şey güllük gülistanlık gösteriliyor. Van halkı da hayretler içinde bu filmi izlemeye devam ediyor. İşte bende bu filmin sonunu merak ediyorum ne olacak diye…
Belediyenin o kadar çok sorunu, sıkıntısı ve yapamadıkları var ki bir tane AK partili bunu başbakana anlatmamış. Zaten kendileri de bunu dile getirmiyor. Sayın başbakan’ın Van’a gelişinde en güzel, şık takdir edilecek durum kanat önderleri ve gazetecilerinde davet edildiği toplantıydı. Deyim yerindeyse, hesap sorun bizde hesap vermeye hazırız der gibiydi başbakan. Bakanları ile sorulan soruları cevaplayan tek tek anlatan başbakanı Van tarihinde görülmemiş bir duruma imza attığı için kendisini takdir ediyorum. Bu durum Van için tarihi bir yaklaşımdı. Her ne kadar bakanlar deprem kaynaklı sorunları yanlış anlatsa da. Soruların sözle değil de yazılı olması da netlik açısından ayrı bir sorun teşkil etti kanısındayım. Bütün bunları görünce Van’da AK partide ne tür dolaplar dönüyor sorusu geliyor akla. Bir oyun oynanıyor ama mutlaka bir yerden kokusu çıkacak meydana. Bu durum da aksini düşünmek mümkün değil. Tanıdığımız dürüst bildiğimiz il başkanı arasın bu yanlışların keşmekeşin içinden Van’ı kurtarıp halkı bilgilendirmesini bekliyoruz.
İç ve dış politikada büyük yiğitlikler yaparak tarih yazan, ülkede çözülmesi zor sorunları çözen, birçok tabuyu yıkan başbakan’ın Van’da aldatılıyor olması, bir yiğidin harcanmasının resmidir düşüncesine itiyor beni.
Son olarak demem odur ki, yalancılarla yola çıkanların mumu yatsıya kadar yanar. Sonra mum sönünce ne yapacaksınız hiç düşündünüz mü?
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —