banner279

Zulüm zirve yapmışken tarafsız/sessiz kalınamaz

Asla bir araya gelemeyecek kesimler bu olayda da ortaklaşarak felaket tellallığında yarışa girdiler.

Zulüm zirve yapmışken tarafsız/sessiz kalınamaz
 İran destekli Esed’in zulmü yetmezmiş gibi kilometrelerce öteden kalkıp Suriye’deki savaşa dâhil olan Rusya’nın zulmünü de görmezden gelip tarafsız kalınması gerektiğini söyleyenler, sınır ihlali yapan Rus uçağının düşürülmesinin ardından seslerini yükseltmeye başladı.

IŞİD terörü bahanesiyle Suriye’deki savaşa dâhil olan Ruslar, Türkmenlerin yaşadığı bölgede terör estirirken daha önce olduğu gibi Türkiye’nin sınırlarını ihlal edip yanlarına kâr kalacağını sanarak büyük bir yanılgı yaşadı. İkazları dikkate almayan Rus uçağının düşürülmesinin ardından Rusya’nın yanında saf tutan basınımızın (bir kısım) güzide kaleminin ön plana çıkma gayreti dikkat çekmeye başladı. Zulüm tüm çıplaklığı ile ortada dururken hâlâ tarafsız olmaktan/ kalmaktan dem vuranlar, bu kez Rus yanlısı söylemlerde bulunmaya başladılar.

Asla bir araya gelemeyecek kesimler bu olayda da ortaklaşarak felaket tellallığında yarışa girdiler. “Türkiye alttan alsaydı, görmezden gelseydi, ufacık, 12-17 saniyelik sınır ihlali için bu değer miydi?” diye başlayıp “Rus savaş uçağını düşürmek ‘Allah’ın emri mi’ydi?” diye soranı mı ararsınız, “Putin’den ricam; bu saldırının bedelini dost ülke Türkiye’ye ve Türk milletine değil bunu planlayan AK Parti’ye ödetmesidir.” şeklinde içindekileri dışa çıkaranı mı, hepsi var. “Rusya gazı kesecek, bu kış donacağız, ihracat ve turizm öldü-bitti” teraneleriyle felaket tellallığının farklı versiyonları gazetelerde ve sosyal medyada habire boy gösteriyor.

“Hırsızın hiç mi kabahati yok” hikâyesinde olduğu gibi bu tipler “Rusya’nın, IŞİD’in bulunmadığı, Türkmenlerin yaşadığı bölgede, güney sınırımızda ne işi var?” sorularını sormayı unutuveriyorlar. Kesin olan şey; bu meselenin müsebbibi Rusya, uçağı düşürmek mecburiyetinde olan Türkiye’nin yaptığı ise, haklı olduğu noktada sabrını sonuna dek zorlayarak gereğini yapmış olmaktır.

Öz hakiki Rus cenahında ise durum farklı değil. Rus Parlamentosu alt kanadı Duma Milletvekili Sergey Gavrilov, bizimkilerden geri kalır mı? “Türkiye’nin dostça bir adım atarak Ayasofya’yı Ortodoks Kilisesi’ne iade etmesini bekliyoruz” deyivermiş. Fuat Avni şeysini ünlü bir Türk blog yazarı sanan Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Avni’yi referans göstererek “Amaç, Rusya ve Türkiye’yi savaşın eşiğine getirmek” ifşaatında bulunmuş. 

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu “Suriye’de geldiğimiz nokta herkesin kazandığı; ama Türkiye’nin kaybettiği noktadır. Sınırımızı ihlal etti diye Rusya’nın uçağını düşürdünüz… Böyle bir yönetim Türkiye’ye ve bölgeye felaket getirir. Bölgede taraf olan devletlerin sağduyuyla hareket etmesi gerekir… Kaldı ki, Türkmenlere de yeteri kadar sahip çıkılmadı” açıklamasıyla anlaşılmazlığın güzel örneklerini sergilerken “Mesele partiler üstü bir konu olup, millî bekâyla ilgilidir” diyerek tavrını net bir şekilde ortaya koyan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Türkiye, soydaşlarını, sınırlarını ve devlet olmaktan kaynaklanan dokunulmaz haklarını sonuna kadar müdafaa etmelidir. Bu konuda MHP her türlü eleştiri hakkı saklı kalmak kaydıyla, AK Parti hükümetini desteksiz bırakmayacaktır” açıklamasını da kutlamadan geçmek olmaz.

Ez cümle, Rus uçağının düşürülmesi dünyanın muhtelif yerlerinde yaşayan mazlumların ve ümmetin tek umudunun Türkiye olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Son olarak Rusya’nın İnsani yardım noktasına dahî ardı ardına bombalarla saldırmasını hatırlatarak zulüm varken tarafsız ve sessiz kalınamayacağını ifade ediyor ve mazlum kardeşlerimize her tür yardım hususunda daha hassas olmamız gerektiğini tekrar ediyorum.
Güncelleme Tarihi: 28 Kasım 2015, 11:37
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241