banner279

Yok Böyle Bir Hastalık

Halk arasında `Tesbih Hastalığı` olarak bilinen tesbihe aşırı ilgi olayını Tesbih hastalarıyla konuştuk. Hastalar, Tesbihin merakla başladığını sonradan hastalığa dönüştüğünü ifade ederek, tesbihsiz biran bile geçiremediklerini ve sürekli yeni tesbih almak zorunda kaldıklarını belirtti.

Yok Böyle Bir Hastalık
 55 yaşında Van`ın yerlilerinden olan Şamil Amca 7 çocuk babasıdır. Bu hastalığın gençliğinde merakla başladığını ve zamanla önünü alamadığını anlattı.


Bu Bir Hastalıktır
Toplumda bazı insanların kendilerini yadırgadığını ifade eden Şamil Acar, "Toplumda bazı insanlar bunun çocuk işi olduğunu söylüyor, ancak bizler tesbihe öyle alışmışız ki onsuz biran yapamıyor. Hep yenilerini almamak zorunda kalıyoruz. Bu bir hastalıktır. Nasıl ki insanlar kendilerine zararlı olduğunu bildikleri halde ömür boyu sigaraya para veriyorsa bizlerde öyle. Gerçi tesbihin sağlık açısından zararları yok. Hatta damla kehribarı ve Oltu taşı tesbihlerinin şifalı olduğunu da bilinen bir gerçektir" dedi.

"Birçok İnsanın Elinde Tesbih Olmasına Rağmen Dillerinde Tesbihat Yok"
Tesbihin tesbihattan geldiğini anlatan Şamil Amca sözlerini şöyle sürdürdü. "Tesbih tesbihattan geliyor. Büyüklerimiz bunu zikir aracı olarak kullanmışlardır. Ancak günümüzde tesbih bir aksesuar aracı ya da stres aracı haline getirilmiştir. Birçok insanın elinde tesbih olmasına rağmen dillerinde tesbihat yani Allah` ı hatırlama yoktur. İşin kötü olan tarafı budur."


Tesbih Alırken Nelere Dikkat Edilmeli
Tesbih alırken dikkat edilmesi gereken hususlara da değinen Şamil Amca, "Eğer benim gibi hasta iseniz zaten zamanla tecrübelerle nasıl tesbih alacağınızı öğrenmişsizidir. Yok değilseniz ve usulüne uygun kullanıyorsanız aldığınız tesbihin Oltu, ya da kehribar olmasına dikkat edin. Çünkü plastik tesbihlerin zamanla kanserojen aletine döndüğünü ya da çok sayıda mikrop barındırdığını unutmayın" İfadelerini kullandı.


"Bu Hastalık Babamdan Bana Bulaştı"
Konuyla ilgili olarak konuştuğumuz pazarlamacı Yavuz Sayıner, kendisinde bulunan bu hastalığın babasından bulaştığını aktararak, "Toplumda tesbih hastalığı olarak bilinen tesbihe fazla ilgi göstermedir. Benin babamda bu hastalık vardı. Elinde yüzlerce tesbih olmasına rağmen hep yenilerini alır, biz dahi kimseye vermezdi. Zamanla bu merak bendede oluşmaya başladı. Ve yerini hastalığa bıraktı. Evde oluşturduğum aksesuarımda yüzlerce tesbih var. Hala almaya devam ediyorum" dedi.


Tesbih Alırken Kandırılmamaya Dikkat!
Tesbih alırken Kandırılmamaya dikkat edilmesi gerektiğini anlatan Sayıner, "Bazı kötü niyetli esnaf bu hassasiyetimizi bildiğinden bizlere ucuz tesbihleri bile çok pahallıya satmaya çalışıyor. Onun için böyle bir hassasiyetiniz varsa gideceğiniz esnafa dikkat etmeli ve alacağınız tesbihin kalitesini mutlaka kontrol etmeniz gerekir" tavsiyesinde bulundu. (Murat Dalgın-İLKHA)

Güncelleme Tarihi: 27 Kasım 2012, 11:53
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner241

banner140