banner279

VAN YGS'DE YİNE SONLARDA YER ALDI!

Fatma ERDEMCİ

VAN YGS'DE YİNE SONLARDA YER ALDI!
VAN YGS'DE YİNE SONLARDA YER ALDI!
            Yüksek Öğretime Geçme'nin ilk basamağı olan YGS sınavı milyonları ilgilendiren ve bundan dolayı heyecana sebep olan bir sınav. Bu sınava giren bir buçuk milyondan fazla gencin yanı sıra onların başta anne-babaları, kardeşleri arkadaşları, öğretmenleri dershaneler ve okulları heyecanla bu sınavın açıklanmasını bekler. Bu sene sınav sonuçları sekiz gün gibi kısa bir sürede sonuçlandı ve heyecanın yerini sevinçler, hüzünler ve hayal kırıklıkları aldı, kimi öğrenciler yüksek puanlar alarak kendilerini, ailelerini ve çevrelerini sevindirirken kimi öğrenciler de alınan sonuçtan dolayı hem kendilerini hem de çevrelerini üzmüş oldular.
            Her sene olduğu gibi, bu sene de öğrencilerin yanı sıra şehirler, okullar dershaneler ve aileler de adeta sınava girmiş gibi oldular. Alınan başarı ve başarısızlık toplumun bütün. katmanları için sevinç ve üzüntüye sebep olmaktadır. Çocuğu sınava giren bir anne olarak bu realite beni de yakından ilgilendiriyor; anne olarak evlatlar için sarf edilen maddi manevi çabalar, harcanan zamanlar, yaşanan kaygılar, edilen dualar, beslenen hayallerin ne demek olduğunu çok iyi bilirim.
             Van ili için hüsranla sonuçlanan YGS sınavına çocukları katılan anne-babaların pek çoğunun bu kaygıdan uzak ve bu sonuçtan rahatsız olmadıklarını kim söyleyebilir? Tabi ki bunu söylemek mümkün değil, ama bununla beraber sınav sonrası devlete ve özel sektöre ait kurumların lakaytlığı ve sessizliği, başarıyı getirmek için yeni arayışların içine girmemeleri ve bu başarısızlığı kanıksamaları işin vahametinin kavranmadığını yada kavranmak istenmediğini akıllara getiriyor .
            Van ne yazık ki hep üzülen şehirler arasında yer almaktadır. Özellikle son senelerde alınan sonuçlar Van halkını fazlaca üzmüş ve aynı zamanda düşündürmüştür. Esasen başarısızlığın sebepleri üzerinde durmak, derinlemesine bir tefekkür ve araştırmayı gerektirmektedir. Malum sosyal olayların birden çok sebebi vardır. Bazen bir çok neden bir araya gelerek sosyal hadiselere yön vermektedir. Bu olay sadece üzüntüyle geçiştirilebilecek bir olay da değildir. Zira bu olay Van'ın geleceğini de etkileyecektir. Vanlı gençlerin iyi üniversitelerin iyi bölümlerini kazanmaları, Van'ın geleceğine yapılan bir yatırım olduğu gibi, yeterli düzeyde öğrencinin Üniversitelere gidememeleri veya iyi olmayan bölümlere gitmeleri Van adına büyük bir kayıp olacaktır. Bundan dolayı bu işi enine -boyuna masaya yatırıp nedenleri üzerinde durmak icap eder.
             Ben burada başarısızlığın nedenleri arasında yer alması muhtemel bazı sebepler üzerinde durmak istiyorum. Şunu da hemen ifade etmeliyim ki bir çok kişi bu başarısızlığı geçirdiğimiz büyük depreme bağlama eğilimindedir. Bana göre olayı bu şekilde depreme bağlamak kolaycılık olur, elbette depremin bizim ve çocuklarımız üzerinde etkisi olmuştur. Fakat deprem öncesinde de pek başarılı olduğumuz söylenemez. O dönemde de bir çok kere başarı sıralamasında son 10 il içerisinde yer almışız. Öyleyse bu seneki başarısızlığımızda depremin bir etkisi olsa da tek belirleyici deprem değildir. Bu sebepleri şu şekilde sıralamak mümkündür:
             1. Bölgede Devam Eden Çatışma Ortamı
            Öğrencilerin önemli bir kısmının bu ortamdan etkilendikleri kanaatini taşıyorum. Zira öğrencilerin bir kısmının doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak bölgede yaşanan siyasi ve ideolojik çekişmelerin içine çekildiğine tanıklık etmekteyiz. Çocukların bu şekilde politize olması, onların ders ve eğitim başarıları için sarf etmeleri için gereken zihin ve zamanlarını başka başka amaçlar için   harcamalarına zemin oluşturuyor. 
            2. Fiziki Alt Yapının Yetersiz Olması
            Van'da hala yeterli sayıda dersliğin bulunmadığı; kimi okullarda sınıf mevcutlarının elli-altmışları bulduğu bir vakıadır. Kalabalık sınıf ortamlarında disiplini sağlamak, ders anlatmak zor olduğu gibi öğrencinin ders dinlemesi, anlayamadığı konuları hocaya sorması ve dersten yeterli randımanı alması da mümkün olmamaktadır. Öğretmen yetersizliği, öğretmenlerin kendi branşı olmayan derslere girmeleri, rehber ve danışman hocaların sayısının kafi düzeyde olmaması, öğretmen ve öğrenciler arasındaki iletişim eksikliği, öğrencinin bilgi eksikliğini giderici tamamlayıcı eğitim sisteminin olmaması da bana göre önemli etkenler arasında yer alır.
             3. Ailelerin Durumu
            Ailelerin bir kısmının eğitim düzeylerinin düşük olması çocuklara yeterli teşvik ve desteğin sağlanmaması çocukların sınav başarısını etkileyen önemli etkenler arasında yer almaktadır. Doksan sonrası köylerden kente yaşanan zorunlu göç sonucu Van'a gelen ve şehrinin varoşlarına yerleşen ne kentli olabilen ne de köylü kala bilen insanların sosyal ekonomik sorunlar yaşamaları, ciddi entegrasyon sorunlarını da beraberinde getirmiş ve ailelerin bir çoğunun politize olmasına zemin hazırlamıştır. Ayrıca geçim sıkıntısı çeken ailelerin okula giden çocuklarını çalıştırmaları, çocuklarını dershanelere gönderememeleri de başarısızlığın önemli etkenlerindendir. Mevcut etkenler çocukta sağlıklı ve etkili bir eğitim donanımı ve gelecek tasavvurunu engellemektedir.
             Esasen Van'ın başarısızlığını incelerken aynı zamanda başarı yakalamış ve her yıl bu başarısını devam ettiren İllerin başarı sırrını da keşfetmek, incelemek gerekmektedir.
             Son beş yılda başarı sıralamasında ilk on'da yer alan Kilis, Karabük, Kırşehir, Bolu, Yalova gibi şehirlerin başarılarını devam ettirdikleri her zaman ilk onun içinde yer aldıkları görülmektedir. Örneğin bu illerden Kilis'in Milli Eğitim Müdürüyle başarının sırrı konusunda yapılan bir röportajda o başarının sırrını şu şekilde açıklamıştır: Bizde il bazında her 30 öğrenciye bir öğretmen düşmektedir. Dolayısıyla öğretmen açığımız olmadığı gibi yeterli düzeyde öğretmene sahibiz. Ayrıca Rehber öğretmenlerimiz velilerimizi en az senede iki defa ziyaret ederek, öğrenciye göre programlar geliştirmekte ve programın yönetilmesini annelere bırakmaktadırlar. Yine rehber öğretmenlerimiz baba'ya meyve hazırlama, anneye kontrol görevi vererek aileyi bir bütün olarak eğitim ve öğretim sürecinin içine katmaktadırlar" Diğer başarılı illerin hikayeleri de benzer görünmektedir. Bu bizde hem ilgi hem de fiziki şartlar bakımından yetersizliklerin olduğunu göstermektedir.
             Sorun iyi bir şekilde teşhis edilmezse tedavi yapılamayacaktır. Bu gerçekten hareketle Van'ın önümüzdeki yıllarda başarı yakalayabilmesi için idari birimlerin, okulların dershanelerin ve velilerin yapması gerekenler var.
            1. Öncelikle Valiliğin işe el atarak Milli Eğitim Müdürlüğünün derslik ihtiyacını karşılaması ve yeterli sayıda öğretmenin temini için gayretini ortaya koymalıdır. Şunu ifade etmek gerekir ki Van'ın en önemli okulu olan Fen Lisesinin bile yeterli düzeyde öğretmenleri yok. 2010 da benim çocuklarım da orada okumaktaydılar okulların açılmasının üzerinden 1, 5 ay geçtiği halde toplantıya gittiğimizde bazı derslerin boş geçtiğin gördük.
             Öğretmen açığının daha okullar açılmadan tespit edilmesi ve buna göre tedbirlerin alınması gerekmektedir. Ayrıca en fazla 30 kişinin olduğu sınıflar oluşturmak için yeterli dersliklerin bir an önce yapılması gerekmektedir.
                2. Okulların velilerle diyaloğa geçerek ve rehber öğretmenleri aktif çalıştırarak öğrencilerin şartlarının yerinde görülmesini sağlamaları ve buna uygun programın hazırlanması için  gayret göstermeleri gerekmektedir.
            3. Dershanelerin sadece derece yapan bir kaç öğrenciyle uğraşmak yerine topyekün bir ilerleme sağlanması için vizyon değişikliğine gitmeleri gerekmektedir.
            4. Aileler ziyaret edilerek onlara eğitimin amacı, hedefleri ve faydalarının anlatılması ve onların bir şekilde eğitim sürecinin içine katılmaları gerekir.
            5. Öğrencilerin kendilerini aşmaları için okuma alışkanlığının kazandırılmasına yönelik çok yönlü bir çalışmanın yapılması gerekmektedir
             Başarısızlığın sebepleri çok olduğu gibi başarıyı yakalamanın yolu da bir çok sebebe sarılmaktan geçmektedir. Dolayısıyla başarının erken bir sürede gelebilmesi için valilik, Milli Eğitim Müdürlüğü, Okullar, Dershaneler ve Ailelerin birlikte çalışması zorunludur. Bu birlikteliği sağlamak için de toplantılar düzenlemek bu kesimleri bir araya getirmek önem arz etmektedir. Umarım bu çabaları başarıyı getirir.
            Sonuç itibariyle yukarıda da ifade edildiği gibi bu sorun çok mühim toplumsal bir meseledir. Çözümü de ancak toplumun bütün katmanlarının elini taşın altına koymasıyla mümkün olabilir. Eğitimden sorumlu hükümet yetkililerinin Van ve Van'ın durumunda olan illerin eğitim problemlerinin olduğunu kabul edip çözüm için sağlam ve köklü adımlar atmaları gerekir. Yerelde de bütün kamu kurumlarının atanmış ve seçilmişleriyle bütün yetkililerinin üzerine düşeni yapmaları gerekir. Özel sektörün de öğrenciyi sadece bir müşteri olarak görmekten vazgeçip öğrencilerin başarısına odaklanması kaçınılmazdır. Ailelerin üzerlerine düşenin sadece ekonomik yükümlülükler olmadığını asl olanın çocuklarına manevi destek sağlamaları olduğunun farkına varmaları gerekir.
            Toplumsal sorumluluk bağlamında başarıyı sadece kendi çocuğumuzun başarısı olarak görmekten geri durup, Van'ın tüm çocuklarını kendi çocuğumuz olarak görmek gerekir. Peygamber efendimizin "kendi nefsiniz için istediğinizi Müslüman kardeşiniz için de istemedikçe gerçek mümin olmuş olmazsınız" hadisi de bize yol gösterici olmalıdır.
 Rabbimizden niyazımız da " Onlardan Rabbimiz ! bize dünyada iyilik ver ahirette iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru" diyenler de vardır" (Bakara 201) ayetinde buyurduğu gibi bize ve çocuklarımıza dünyada ve ahirette iyilikler vermesi ve ateşinden korumasıdır.
 

Güncelleme Tarihi: 09 Nisan 2013, 11:44
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner241

banner140