banner279

Van SDİ: Doğu Türkistan'da soykırım var!

Van Sivil Dayanışma İnisiyatifi tarafından Van'da, Doğu Türkistan'daki halka baskı yapan Çin hükümetine tepki gösterildi. Konuyla ilgili basın açıklamasını okuyan Van SDİ Dönem Sözcüsü ve aynı zamanda Diyanetsen Van Şube Başkanı Nurullah Arvas, "Doğu Türkistan'daki toplama kampları kayıtsız şartsız bir an evvel kapatılmalı, bölgede uygulanan tüm hak ihlallerine derhal son verilmelidir" ifadelerini kullandı.

Van SDİ: Doğu Türkistan'da soykırım var!

Van Sivil Dayanışma İnisiyatifi çatısı altında bulunan 44 Sivil Toplum Kuruluşu tarafından Hz. Ömer Camii avlusunda Doğu Türkistan'daki baskılara tepki gösterildi.
 Çin'in zulmü altında kalan Doğu Türkistan'a destek için Van Sivil Dayanışma İnsiyatifi (Van SDİ) tarafından '1 Nisan şakası değil, soykırım!' sloganıyla basın açıklaması düzenlendi.
 Van SDİ adına açıklamalarda bulunan Diyanet Sen Van Şube Başkanı Nurallah Arvas, Doğu Türkistan'ın cinnet halini yaşadığını ifade etti.
 Doğu Türkistan halkına yönelik Çin zulmü sistematik olarak devam ederken, bu kapsamda Van Sivil Dayanışma İnsiyatifi (Van SDİ) Doğu Türkistanlılar'a destek amaçla basın açıklaması yaptı. Bir süredir İstanbul ve Ankara'da bulunan Çin temsilcilikleri önünde oturma eylemi düzenleyen Doğu Türkistanlılar, Çin polisi ya da askerlerinin gözaltına aldığı yakınlarından bir haber almak istiyor.
 '1 Nisan şakası değil, soykırım!' sloganıyla Türkiye'nin dört bir tarafında Doğu Türkistanlılar'a destek amaçla basın açıklaması yapıldı. Bu kapsamda Hz. Ömer Camii avlusunda bir araya gelen Van SDİ temsilcileri Çin zulmünü sert bir dille kınadı.
 "DOĞU TÜRKİSTAN, NESLİ YOK EDİLEN MİLLETLERDEN BİRİ OLMA YOLUNDA!"
 Van SDİ adına açıklamalarda bulunan Diyanet Sen Van Şube Başkanı Nurallah Arvas, "İstanbul'da Çin Konsolosluğu önünde on yaşlarında küçük bir kız çocuğu gözyaşları içerisinde şöyle haykırıyor: "Sizin çocuklarınız yok mu? 4 yıldır babamı ve kardeşlerimi görmüyorum!" Oyun çağında bir çocuğun yaşadığı travmayı hiçbirimiz tarif edemeyiz. İşin aslı son dokuz yıldır Doğu Türkistan tam bir cinnet halini yaşıyor.
11 Eylül sonrasında terörle mücadele bahanesiyle Doğu Türkistan'a yönelik artan baskılar bir yana, 2012 sonunda Xi Jinping ile başlayan sürecin apayrı acı bir öyküsü var. Dünya üzerinde yaşamanın en zor olduğu, "Uygur, Kazak, Kırgız olma suçundan" milyonların demir parmaklıklara mahkûm edildiği Doğu Türkistan, nesli yok edilen milletlerden biri olma yolunda! Dünya tarihinde bir milletin topyekûn gözaltına alındığı, kadın erkek, genç yaşlı toplama kampları, çocuk kampları ve hapishanelere doldurulduğu,kalanların da "aile olmak" projesi adı altında evlerde Çinli gardiyanların insafına terk edildiği, insanların sokaklarda dahi yüz tanıma sistemleriyle adım adım izlendiği başkaca bir dönem var mı bilemiyoruz.
Fakat bildiğimiz 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana kitlesel olarak en büyük özgürlükten men etme operasyonunun Doğu Türkistan'da yürütülmekte olduğu!" ifadelerine yer verdi.
 "MİLYONLARCA İNSAN AYRIMCILIK, AŞIRILIK VE TERÖR SUÇLAMALARIYLA TOPLAMA KAMPLARINA DOLDURULDULAR"
 Doğu Türkistanlıların Çin'in 'gönüllü mesleki eğitim kamplarında' soykırıma uğradığı belirten Arvas, "2014 yılından itibaren Teröre Karşı Sert Darbe Operasyonu ve ilan edilen "75 Aşırılık Belirtisi"yle başlatılan keskin saldırılar, 2017 Nisan'ından itibaren Doğu Türkistan genelinde yoğun bir şekilde kurulmaya başlayan ve sayılarının 1.200'ü geçtiği belirtilen toplama kamplarıyla bambaşka bir noktaya taşındı. Evlerinden, çocuk ve eşlerinden, anne-babalarından, akraba ve arkadaşlarından, işlerinden, okullarından hasılı en sevdiklerinden kopartılan, dünyanın en ağır işkence ve mahrumiyetlerini yaşayan 3-8 milyon Doğu Türkistanlı Çin'in "gönüllü mesleki eğitim kampları"nda soykırıma uğruyor! Bir çadıra ya da pusulaya sahip olmak, mutfağında birden fazla bıçağı olmak, pasaportu olmak, başörtüsü takmak, camiye gitmek, oruç tutmak, okulda ve resmi dairelerde ana dili kullanmak bile bir kişinin toplama kamplarına alınması için yeterli sebep olarak görülmektedir. Çin'in genel hukuk ilkesi olarak bilinen masumiyet karinesini hiçe sayan "suçu önceden önleme prensibi" ile herhangi bir suçu bulunmayan ve mahkeme edilmeyen milyonlarca insan "ayrımcılık, aşırılık ve terör" suçlamalarıyla toplama kamplarına dolduruldular. Burada kalabalık hücrelerde sırt üstü yatabilecek kadar bir yer bile bulamayan insanlar yoğun beyin yıkama faaliyetlerine ve işkencelere maruz kalıyorlar" diye konuştu.
 "TÜRKİYE BU ZULMÜN BİTİRİLMESİ İÇİN ÖNCÜ OLMALIDIR"
 Doğu Türkistan'daki toplama kamplarının biran evvel kapatılması gerektiğini belirten Başkan Arvas, "Toplama kamplarında keyfî güç kullanımı, özgürlüğün sistematik olarak kaldırılması, kültür ve inançların tahkiri, ideolojik baskılama, insanlıktan çıkarma, taciz, tecavüz, fiziki ve psikolojik işkence, cinayet ve soykırım suçları işlenmektedir. Kısacası bu kamplar, tüm insan haklarının ihlal edildiği yerlerdir. Çin, BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde ilan edilen tüm hakları gasp etmekte, BM Soykırım Sözleşmesi'nde bulunan beş maddenin tamamını ve dahi Roma Statüsü'nde düzenlenen "Soykırım Suçu ve "İnsanlığa Karşı Suçlar"ın tamamını ihlal etmektedir. Bu insanlarla aynı gökyüzünün paylaşmak ve onların acı ve ıstıraplarına, yürek yangınlarına, kalp kırıklıklarına uzaktan da olsa şahitlik etmek, bizleri yaşadığımız çağın adaletten uzak düzeninde insanlığımızdan utandırıyor. Dünyanın insanlık adına Doğu Türkistan için söyleyecek bir sözü olmalı! Van Sivil Dayanışma İnisiyatifi çatısı altında bulunan 44 Sivil Toplum Kuruluşu olarak bizler derhal ve kati olarak şunları talep ediyoruz; Doğu Türkistan'daki toplama kampları kayıtsız şartsız bir an evvel kapatılmalı, bölgede uygulanan tüm hak ihlallerine derhal son verilmelidir. BM, Çin'in insan haklarını ayaklar altına alan toplama kampları vahşetini derhâl durduracak sahici adımlar atmalıdır. İslam İşbirliği Teşkilatı ya İslam ülkelerini bu zulme karşı mobilize etmeli ya da kendini lağvetmelidir. Zira İİT'nin mevcut tutumu Çin'i daha da cesaretlendirmektedir. Türkiye bu zulmün bitirilmesi için öncü olmalıdır. Çin bu zulmü sonlandırıncaya kadar tüm dünya halkları Çin mallarını boykot etmelidir" ifadelerini kullandı.
 Eyleme katılan SDİ üyeleri, tekbirler getirdikten sonra, zulme uğrayanlar için dua etti.
 Van Bölge Gazetesi: Hacı Yılmaz

Güncelleme Tarihi: 01 Nisan 2021, 19:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241