banner259

VAN GÖLÜ'NDE GEMİ İŞLETMECİLİĞİ-1

Van Gölü Türkiye'nin en büyük gölü olup etrafında başta Van olmak üzere, Tatvan, Ahlat, Adilcevaz, Erciş, Ünseli, Muradiye, Edremit, Gevaş yerleşim yerleri bulanmaktadır. Bunların yanında irili ufaklı birçok köy gölün sahillerinde mevcuttur. Dolayısıyla gölün imkanlarından balıkçılık ve ulaşım bakımından faydalanılmadığı ortadadır. İlk çağlardan itibaren gölde ulaşım yapıldığı tarihi kayıtlarda belirtilmiş olup ciddi olarak Osmanlı devletinin klasik devirlerinde gölde ulaşım üzerinde durulmaya başlanmış, daha sonraları da Sultan Abdulhamid devrinde buharlı gemi işletilmesi için bir dizi çalışmalar yapılmıştır.

VAN GÖLÜ'NDE GEMİ İŞLETMECİLİĞİ-1
 

Dr. Hasan Oktay

Kaleden Van Gölüne yol olup buradaki iskeleden Erciş, Ahlat ve Adilcevaza gemiler işlemekteydi. Kanuni’nin II. İran seferinde Lütfü Paşanın yol göstermesiyle Van Gölünde yapılacak gemilerin inşası Mimar Sinan’a havale olunarak üç kadırga yapılmıştır. Yine bu asırda Urmiye gölünde ulaşım sağlanabilmesi için Van’dan Urmiyeye gemi ustası ve reisler gönderilmiştir.

Van Gölünde yapılacak gemilerin masrafları ve gemilerde çalışacak tayfaların maaşları bazen Diyarbakır hazinesinden karşılanmaktaydı. Devlete ait bu gemilerin çoğu odun naklinde kullanılmakta olup 1582’de bu gemilerin sayısı yediye çıkarılmıştır. Bununla beraber gemiler ihtiyaca cevap veremeyince halkında odun taşıyabilmek için gemi yapmasına müsaade edildi. Van gölünde Hakkari Beyi Zeynel beyin de bir gemisi olduğu anlaşılmaktadır. Van Gölü’nde işleyen bu gemilerin zamanla sayıları arttı. Buharın keşfedilerek makine sanayinde meydana gelen büyük değişim kısa zamanda gemileri de değiştirmiştir. Buharlı gemilerin sayısı hızla artmaya başlayınca askeri kullanım alanları dışında sivil maksatlı olarak limanlar arası düzenli yolcu ve mal nakliyatına yönelik gemi seferleri başlamıştır. Bu maksatla Van gölünde de gemi seferleri başlatılması için çalışmalar yapılmıştır.

Van gölü sahillerindeki yolcu yük taşımanın sürat ve kolaylık kazanması temin gayesiyle kasım 1879’da iki Osmanlı vatandaşı Ermeni Sarafyan ve Kavafyan tarafından teşebbüste bulunarak 12 Kasım 1879 tarihli bir mükavelename ve şartname hazırlamışlardır. Buna göre imtiyaz süresi kırk yıl olacaktı. İmtiyaz tarihi itibariyle iki yıl iskelelerin inşası, iki buçuk yıl sonra da vapurların çalıştırılmasına başlanacaktır. Devletin ihtiyaç gördüğü yerlerde de iskele inşası edilecek ve buralara seferler düzenlenecekti.

Van Gölünde işleyecek gemilerde uygulanacak ücret tarifesi

Van gölünde gemilerin işlemeye başlamadan çıkarılan bu tarife konu üzerinde ne kadar ciddiyetle durulduğunun bir göstergesidir. İş bu şartname ile imtiyaz sahipleri yapılması taahhüt olunan inşaat ile yapılacak masrafa mukabil imtiyaz müddetinin sonuna kadar yolcu ve eşyadan aşağıda miktar tayin olunan nakliye ücretinin attırılmasına hükümet yetkili olup ancak iş bu mezuniyet imtiyaz sahiplerinin mukavele hükümlerine tamamıyla uymalarıyla geçerli olacaktır.

Vapurların seyir ve hareketinin saati ve zamanı belli olup hükümetçe tasdik olunan cetvellerden tayin olunan kilometre miktarının toplamı esas ittihaz olunarak ve başlanılan her bir kilometre tamamlanmış ola­rak hesap edilerek ücretleri ona göre alınır. Ağır yükler ise beheri bin ki­logram hesabıyla tonilato üzerine he­sap edilecek ve küsuratı on kg dan az olduğu halde on kg add ve itibar olu nanik hesap edilecektir.

Tasdik olunan tarifelerde ismi geçmeyen hayvanat ve yiyecekler ve mal ve diğer eşyalardan alınacak nakliye ücreti için bunlar herhangi sınıf mala en ziyade benzerliği var ise o sınıftan add ve itibar olunarak ona göre ücret alınacaktır. Bu mislüemtia ve eşya ve hayvanatın tayin sı­nıfında ihtilaf zuhur ettiği takdirde münazaanın katıyyen faslı nafıa ne­zaret celilesine aittir.

Bin kg. dan fazla ziyade ağırlığı olup taksimi kabil olmayan eşgal ile hacmi bir metre mükap olunduğu halde ağırlığı iki yüz kg. dan aşağı bulunan ve çok tutan eşya için tarife­de bildirilmiş olan ücretleri iki misli alınabilecektir.

Tarifelerde bildirilmiş olan nakliye ücretleri sim mecidi hesabıyla alına­caktır. Ancak imtiyaz sahipleri Os­manlı devletinde tedavül bilcümle parayı vapurlar işleyen mahallerin başlıcasındaki piyasada cari olan fi­yata göre alınır ve kabule mecbur olacaktır.

Tarifeler hükümetten tasdik buyrulmadıkça geçerli ve muteber olma­yacaktır. Tarifeler tasdik olunduktan sonra icraata konulmazdan evvel bir ay kadar iskelelerde ilan olunacaktır.

Ancak geçerli olan tarifelerdeki ücretler indirilmesi veyahut tenzil­den sonra belirli bir miktar dahilinde yine zam lazım geldiği halde hükü­mete müracaat edilecek ve tarifenin kabulü ve uygulanması yalnız sekiz güne kadar teallık olunması kafi ola­caktır. Ve yortular vesaire özel gün­lerde suret-i fevkaladede vapurlar çı­karıldığı halde bu müddet yirmi dört saate kadar tenezzil olunabilecektir.

Mahalli şartlardan dolayı bu teşeb­büse kalkışan Ermeni vatandaşlara gemi işletme yetkisi verilmediği an kısılmakta olup yaptıkları masraflar ve tazminatları ödenerek İdare-i Mahsusa tarafından gemi işletmecili­ği yapılmasına karar verilmiştir. Bu çalışmanın Van'a kazandırdığı iskele daha sonraları Van gölünde yapılan taşımacılığın bel kemiğini oluştur­muştur.

Ahmet Şakir Paşanın Çalışmaları

Sultan Abdiilhamit devrinde Ana­dolu’ya yatırım hamleleri başlatılmış olup birçok yetkili /Anadolu’ya ince­lemeler yapmak üzere dağılmıştır.

Anadolu’yu teftişe çıkmak birçok ıslahatın yapılmasına öncülük eden Ahmet Şakir Paşa 15 Eylül 1896 da Van’a yaptığı teftiş seyahatinde Van gölünde gemi işletilmesi hususu ile ilgilendi. Bu konu için vapurlar te­min edilerek bunların gölde işletilmesi için ticaret erbabının teşvik ve gerekirse mecbur tutulması fikrin­deydi. Van gölünde vapur Van ve Bitlis vilayetlerinde ziraat ve ticare­tin ilerlemesine yol açacağı gibi Bargiri (Muradiye) de çıkan petrolün de bu yolla sevkiyatı mümkün olacaktır. Bununla birlikte Van. Bitlis. Muş Er­zurum vilayetlerinde asayişin sağlan­ması ve devamıyla yine bu yerlere Erciş, Adilcevaz, Ahlat, Tatvan’ın ti­caretinin gelişmesini, ayrıca İran-Trabzon kervan yoIunun 36 saat daha kısalmasını ve bu kervanların Bakü yolundansa Erzu­rum yolundan gidip gelmesinin sağlan­masını Van gölünde vapur işletmeciliği­ne bağlı gören Ah­met Şakir Paşa, bu maksatla hazırladığı layihayı İstanbul’a gönderdi. Şakir Paşanın bu layihası Bahriye nezare­tinde incelendi ve yapılan bu incele­me sonucunda Van gölünde küçük çapta gemi işletilmesine karar veril­di. Bu gemiler Tersane-i Amire’de yapılacak ve Trabzon'dan Van’a naklolunacaktı. Padişahın iradesi gereği Van gölünde İdare-i Mahsusa'ya bağlı bir de vapur idaresi kurmak üzere Binbaşı Reşit Bey Van’a gel­mesi için görevlendirildi.

Vital Cuinet’in Gözlemleri

Vital Cuinet Van ve civarında yap­tığı seyahatte Van gölünde ilkel usul­lerle ulaşım gerçekleştiğini görmüş­tür. Bu gemiler yelkenli ve ancak 4 mürettebat bulunduruyordu. Ortala­ma kapasiteleri 12 ton civarında olan bu gemilerden Van gölünde 87 tane işlemektey­di.

Bu tabloya gö­re Van gölünde 87 yelkenli gemi bulunmakta olup toplam taşıma kapasiteleri 1044 tondur. Cuinet’in verdiği üç kalem malın toplam ağır­lığı 5244 ton yapmaktadır. Diğer yüklerden bahsetmediği için Van gö­lünde önemli bir ticari hareketlilik olduğu görülmektedir.

Bu gemilerin yanında gölde Bitlis tütün idaresinin I, Katolik misyoner­lerinin I ve küçük çaplı kürekle çekilen kayıklar vardır.

Van Gölünde Gemi İşletmek İçin Verilen Dilekçe

Bütün bu çalışmalara rağmen ciddi manada bir netice alınamayıca İstan­bul’a bir dilekçe gönderilir:

“Van gölü üzerinde şimdiye kadar işlemekte olan alelade yelkenli ka­yıklar memlekete ticari, askeri, idari hiçbir hizmet ve fayda temin etme­mekle beraber büyük tehlike ve bü­yük kayıplara sebep olmaktadır. Tüc­car gemilerine bile kanaat etmemek­te olduğu bu asırda bizim rüzgarın emrine tabi olan ve sebep olduğu tehlikeler itibariyle acil teknesi bile bulunmayan kayıklara teslim-i nefs ve muamele etmemiz ve doğrusu meyl-i şarki ile gayr-ı münasip ve bala tebdilen bir halde her ne kadar bu hakikat ve lüzum Van vilayetince nazar-ı itibara alınarak küçük bir istinbot celb edilmiş ve tanzim ile göle indirilmek işine başlanmış ise de mil­iminde birçok şehir ve kasabaları bu­lunan Van gölünün ulaşım ve nakli­yatı yalnız bir istimbotla temin ve tes­hil edilemez. Varid-i hatır-ı acizanemiz olduğuna göre bahriye nezareti tarafından İstanbul'a boğaz içinde işletilen şirket-i hayriye vapurlarına benzer iki adet vapur imal ile Bahri­ye nezareti hesabına işletilecek olur­sa aşağıdaki menfaatler istihsal ve te­min ettirilmiş olur.

1-  Rusya ve İran hudutlarına yakın olan mıntıkada sevkiyat ve askeri nakliyat kolay ve hızlanmış olacak.

2- Van postası Bitlis'e dört saat mesafede olan Tatvan iskelesine çı­karılarak oradan Bitlis'e Hizan arasında işletilen tatarlar vasıtasıyla al­dırılıyor bu sebeple lüzumsuz kalan Van ile Hizan arasındaki tatar menzilhaneler lağvedilerek senelik yüz elli bin kuruş raddesinde bir tasarruf edilmiş olur.

3-  Bilumum yolcular ticaret malla­rının naklinde sürat ve kolaylık kazanılarak memleket o yüzden nakliye icraatı olarak aşağı yukarı yüz bin kuruş kadar istifade eder.

4- Yelkenli tekneleri üzerinde çe­kilmekte olan müşkilat ve her sene nüfus ve eşyada meydana gelen ka­yıplara mahal kalmayacaktır.

Bu sebep ve mülahazanın ilgili makama arz ile acilen iki tüccar ge­misinin Van gölüne celbi ve İstan­bul’da donanımının tamamlanmasının çalışması kararlaştırıldı.

Van halkı adına bu dilekçeyi İstanbul’a gönderen yöneticiler artık Van Gölünde ciddi manada bir ulaşım ve nakliyat ağının kurulmasının şart ol­duğunu görüyorlardı. Zira göl etra­fında kara taşımacılığı nakil araçları­nın yetersizliği, yolların bozuk olma­sı, ağır geçen kış şartları yüzünden birçok yolun kapalı olması göl etra­fındaki yerleşim yerleri arasında sağlıklı irtibatın ve nakliyatın ancak bu­harlı ve kapasitesi yüksek gemilerle olabileceğini anlamışlardır.

Bu arada lüzumu miktarda vapur ve şilep imal edebilecek ufak bir ter­sane inşasına başlanmış olup artık Van'da işleyecek gemilerin gövdele­ri yapılmaya başlandı. Osmanlı dev­letinin denizlerinde hızla buhar teknolojisine geçip deniz ticaretini arttırma çabalarıyla baş başa giden Van gölünde yeni teknolojiyle ulaşımın önünde tek engel Van gölüne gemi nakliydi. Bu engele rağmen göle ge­mi getirtmek için faaliyetlere hızla devam ediliyordu.

Van gölünde işletilmek üzere si­pariş edilecek motorbotun şartna­mesi

Mahmut Şevket Paşa kabinesi Van gölünde işletilmek üzere iki gemi satın alınmasına karar verir. Bu konu üzerinde titizlikle duran Mahmut Şevket Paşa 25 Nisan 1913 de Harbiye nezaretimle Van Valisi Tahsin Pa­şaya Van gölünde vapur işletmek ve Van Diyarbakır-Harput yolunu iyi bir şekilde inşaa etmek islediklerini ve bu meselede gereken mesaiyi ke­sinlikle harcayacaklarını bildirdi. I Mayıs 1913 Perşembe günü Van Gölünde 15000 altın tutarında iki vapur satın alınmaya karar verilmiştir. 8 Mayıs Cuma günü ise Mahmut Şev­ket Paşa Binbaşı Saadettin beyi ma­kamına çağırarak Van gölünde işle­tilecek vapur me­selesinin ne halde olduğunu sordu. Satın alınacak vapurların teknik özellikleri belirle­nerek bir şartna­me hazırlandı.

Bunun yanında bir de plan-kroki çı­karılarak Paşaya sunuldu. Bu şartna­me şu şekilde tanzim edilmiş olup, gemi ınotunı imal eden Havel-Werft. Bohners Maschinen Baugesellecshft ve Chantier Naval Megevet firmalarının bu konu ile ilgilendiği görülür.

Bunun yanında I Temmuz 1913 yı­lında Van gölünde vapur işletmek üzere bir anonim şirket kuruldu. Bu şirkete gemi işletmeciliğini gerçek­leştirebilmesi için on beş hin lira kre­di verildi. Sipariş edilecek gemilerin motorluları için ise Anadolu demiryol­ları şirketinden de borç alındı. Sıra gemilerin siparişine gelmişti.

VANSESİ - HACI YILMAZ

Güncelleme Tarihi: 25 Mayıs 2016, 22:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner241

banner247

banner140

banner255

banner141

escort bayan bayan escort izmir escort porno indir türk porno anal porno