banner279

Van en faydalı ders niteliğinde toplantısını yaptı.

SIKCA ALKIŞLANAN TOPLANTI

Van en faydalı ders niteliğinde toplantısını yaptı.
Kaçırdıysanız buradan okuyun?
 
Necdet Takva öncülüğünde organize edilen (EDH) Ekonomide değişim Hareketi toplantısında Van bugüne kadar en faydalı toplantılarından birine ev sahipliği yaptı. Öyleki VATSO Başkan adaylığını açıklayan ve yaptığı konuşmada sıkca alkışlanan Necdet TAKVA yaptığı konuşmayla güven verdi. Ve şans verilirse VATSO Van için herkezin kaznacağı bir kurum olacak umuduna kapıldı. Toplantıya katılan yaklaşık 700 kişi toplantı sonrası böylesine önemli ve Van’ın geleceği  için faydalı bir organizasyondan dolayı TAKVA ve ekibine teşekür ettiler. TAKVA’nın konuşmasının ardından söz verilen
            MÜSİAD VAN ŞUBE BAŞKANI Av.İsmail SAY ise gecenin finaline yakışır açıklamalarla herkesin beyenisini topladı. SAY Necdet TAKVA’YA altını çizerek böyle bir organizasyondan dolayı çok teşekür etti ve bu projeye sahip çıkılması gerektiğini söyledi. SAY ayrıca yaptığı birlik ve beraberlik açıklamalarından dolayıda sıkca alkışlandı. Şimdi wwwvansiyaseti olarak toplantının en önemli ve katılanları mest eden önemli açıklamaları sizler için yayınlıyoruz.
 
 
NECDET TAKVA’NIN AÇIKLAMASI
Saygıdeğer konuklar,
Değerli basın mensubu arkadaşlarım,
Hanımefendiler, Beyefendiler
Hepinizi saygıyla selamlıyor, icabetinizden duyduğum memnuniyeti belirtmek istiyorum.
Yerel ekonomik kalkınmayı sağlamak, katma değeri yüksek yatırımlar ile ortaklık kültürünü destekleyerek istihdamı arttırmak için etkin ve nitelikli bir ekonomi yönetimi oluşturmayı amaçlayan ve Türkiye’de ilk kez geliştirilen bir çalışmayı sizlerle paylaşmak üzere huzurunuzdayım.
Bu çalışma “Ekonomide Değişim Hareketi”dir. Rengi “Van Gölü Mavisi”dir.
Ekonomide değişim Hareketi; “Etkin, nitelikli ve yönetsel becerileri gelişkin bir ekonomi yönetimi, yerel kalkınmaya katkı sağlar” fikrinden doğdu.
Şehrimizin yaşadığı iki yıkıcı deprem bu fikri tetikleyen en önemli unsur oldu. Deprem sonrasında yaşadığımız kargaşa ve temel ihtiyaçların karşılanmasında yaşanan çaresizlik, yeni bir zihinsel iklimin oluşturulmasını gerekli kılmıştı. 644 İnsan yaşamını yitirdi. 30.000 konut ve 3.000’e yakın işyeri kullanılamaz durumdaydı.
Saniyeler süren sarsıntı birçok insanın işini ve işyerini kaybetmesine yol açtı. Hiçbirimizin, hiçbir kurumun böyle bir doğal afet karşısında bir öngörüsü olmadığı ortaya çıktı. Tahribat samimiyetle gönderilen yardımlarla giderilebilecek türden değildi. Olağanüstü koşullarda, olağanüstü tedbirlere ihtiyacımız vardı.
Ancak talepler olağandı ve karşılığı da olağan oldu. Öncelikli alan ekonomik hayatın canlandırılmasıydı. Ancak Talep ÖTELEME’den öteye gitmedi.
Ticaret erbabı ötelenince halkın diğer kesimleri müdahale alanı dışında kaldı.
Mal ve hizmetlerimiz çok olabilir, bunu arz edecek talebi yaratamadığınız zaman kriz yaşarsınız. Piyasa koşulları oluşturmada süreç iyi yönetilemedi. Şehrimiz yerel bir krizle karşı karşıya kalarak belki de dünyada ilk kez lokal bir kriz deneyimi yaşadı. Şimdi Ekonomi yönetiminin önemi bütün çıplaklığı ile ortaya çıkmış durumdadır.
Yaklaşık 1000 kişi ile anket yaptık. Şehrimizin ekonomisinde ciddi bir temsiliyet sorunu olduğu ortaya çıktı. Tüccarımızın, Sanayicimizin, girişimcilerimizin ne istediği, neye ihtiyacı olduğu doğru ifade edilmeliydi. Bir yıl önceki talepler gazete arşivlerinde duruyor. Öncelikli müdahale alanları ve devreye giren ekonomik araçların deprem öncesi yaklaşımla ele alınması, bankaların risklerini sıfırlamalarından dolayı beklenen etkiyi yaratmadı.
En önemlisi Ekonomi Yönetimi bir kurtarıcı marifeti ile ve tekçi bir anlayışın dışında nasıl şekillenebilir, sorusunun yanıtı olarak, Ekonomide Değişim Hareketi bilimsel bir yaklaşımla kurumsal bir organizasyona dönüştürüldü.
Saygıdeğer konuklar,
Ekonomide değişim hareketi bilime ve bilim insanlarının katkısına önem atfetmektedir. Zenginliğin tanımı değişmiştir. Sadece çok paramızın olması zengin olduğumuz anlamına gelmiyor. Bizler şehrimizin tek sorununun para olmadığını düşünüyoruz. Şimdi Finans yönetimi diye bir kavram var.
Örnek vermek gerekirse, hepimizin bildiği bir köye dönüş parası geldi. 500 milyon liradan bahsediliyor. Eski parayla 500 trilyon. Ekonomi yönetimi bu kaynağa yol gösterici olabilirdi. Ama olmadı. Bunun gibi onlarca kaynak ekonomi dışında kaldı.
Bilgi çağı tüm kavramların tanımını değiştirmiştir. Bakınız; Devasa uçaklar, hızlı trenler, resmi geçitlerde güce dönüşen araçlar artık bir masa üstü bilgisayarda bir gecede yazılan pencere (Windows) program olmadan hareket edememektedir. Sadece bir yazılımın dünya borsalarını nasıl alt üst ettiğini hayretle izliyoruz. Şimdi hızlı balık, büyük balığı yutuyor.
Sizlere çantalar içerisinde birer kitapçık dağıtıldı. Bu kitapçıkta EDH’nin tüm detayları bulunmaktadır.
Ancak huzurunuzda birkaç konuya dikkat çekmek istiyorum.
Öncelikle şunu belirtmem gerekir. EDH Siyasi ve ideolojik tüm anlayışların dışındadır. EDH’de siyasi ve ideolojik hiçbir soruya cevap yoktur.
Bizler;
Ekonomik refah nasıl sağlanır, uygun rekabet ortamı, markalaşma, yenilikçi yaklaşımlar, kurumsallaşma ne şekilde mümkün olabilir,
Ulusal ve uluslararası pazarlara nasıl ulaşabiliriz, uygun kredi imkanlarına, hibe fonlara ulaşmanın yolları nelerdir.
Ortaklık kültürü nasıl oluşur, girişimci sayısını, üretimi, istihdamı, kadın girişimci sayısını nasıl arttırabiliriz sorularına cevap arayacağız.
Bu yüzden EDH icazetini sadece tüccardan, sanayiciden, girişimciden alacak ve onları yücelten, savunan anlayışa hizmet edecektir.
EDH doğrulukla hareket edecektir. “Tüccar, sözüne, emeğine ve üretimine itibar edilen kişidir” veciz ifadesine bağlı kalacaktır.
Saygıdeğer misafirler;
Yoksulluk kader değildir. Bizler sefaletten zenginliğe geçişin hikayesini yazabiliriz.
Nüfusumuzun yarısı yeşil kartlı olsun istemiyoruz. Kamu kaynakları ile gerçekleşen projelerle gurur duymak yerine, kendi öz kaynaklarımızla hayata geçecek projelerle daha fazla gurur duymak istiyoruz. İçinizde bunu başarmış onlarca girişimci var. Hiçbir politik yaklaşım içerisinde olmadan üretim gücümüzle bütün süreçlere müdahil olabiliriz. Kayıt dışında kalmak istemiyoruz.
Şehrimiz parlayan bir yıldızdır. Şehrimizin öncelikleri bellidir. Ekonomi kimliğimizin üst hanesinde hayvancılık, turizm, lojistik yazar. Şehir merkezinin ekonomik dinamizmi ayrı bir önem arz etmektedir. Şehrimizin kırsal geri kalmışlığı rekabet endeksimizi sürekli aşağı çekmektedir. Şehir ekonomisini bu manada bütüncül olarak ele almak gerekir. Bunun için fotoğrafı doğru okumaya ihtiyaç var. Yerimiz 76. Sıra değildir. Bir üretip, yedi tüketen olmak istemiyoruz.
Yeryüzü zenginliği İnsanlar içindir. Hepimizin iyi bir konuta, iyi bir araca, iyi bir işe, iyi bir gelire ve zengin olmaya hakkı vardır. Bunları kıskançlık vesilesi değil, gurur vesilesi yapacak akla ve algıya ihtiyaç var. EDH buna hizmet edecektir.
Edh ayrıştıran değil, bütünleştiren bir hareket olacaktır. Bu yüzden “Birlikte başarabiliriz.” Diyoruz.
Van artık sadece Van değildir. Van artık büyükşehirdir. Önce şehir olma yolunda hızlı adımlar atmalıyız. Büyükşehir kurgusunu hep beraber doğru yapmalıyız. Hepimiz bu şehirde doğduk, çocuklarımız bu kadim şehrin sokaklarında büyüdüler, büyük ihtimalle hayatımızı bu şehirde sonlandıracağız. Bu sürece kayıtsız kalmak istemiyoruz. Bizler bu şehrin sakini olmak istemiyoruz. Şehrin sahibi olmak istiyoruz.
Ekonomi yönetimi etkin, donanımlı ve liyakatli olmalıdır. Temsilde zafiyet deprem sonrası yeniden yapılanmada rolünü iyi oynamalıdır. Ekonomi yönetimi seyirci değil, oyuncu olmalıdır.
Üretiyorsak, yatırım yapıyorsak, istihdam yaratıyorsak, risk alıyorsak söz hakkımız da vardır. 385 Km sınırda sadece bekleyen olmamalıyız. Yakın pazarlarda ticaret yapma imkanımız olmalıdır.
Ekonomik güçlenme, toplumsal barışa ve huzura hizmet eder. Güçlü bir ekonomik alt yapının belirleyici olduğunu savunuyor ve bunun bütün toplumsal üst yapıyı olumlu etkileyeceğine inanıyoruz. Siyaset, eğitim, sağlık, kültür ekonomi olmadan doğru şekillenmez.
Bu anlayışla; Ekonomide değişim hareketi öncelikle ilimizin ekonomi yönetiminde etkin, nitelikli, yönetsel becerileri gelişkin tüccar, sanayici, girişimci ve profesyonel yöneticilerin etkin rol üstlenmesini stratejik bir yaklaşım ve hedef olarak belirlemiştir.
Bizler bu hedefin gerçekleştirilmesi için;
Şubat-Mart 2013 tarihlerinde yapılacak Van Ticaret ve Sanayi Odası Organ seçimlerinde tüm meslek guruplarında aday olma temayülüne karar vermiş bulunmaktayız.
Şimdi huzurunuzdayız. Alnımız açık, vicdanımız rahattır. Teveccühünüze mazhar olmak istiyoruz. Ben ve arkadaşlarım sizleri, EDH kurumsal anlayışı içerisinde şeffaf, katılımcı, yönetişim ilkelerine bağlı kalarak, ilimizin en önemli çatı örgütü olan Van Ticaret ve Sanayi Odasında temsil etmek istiyoruz.
Bu şansı kendimiz için, sizler için istiyoruz.
Kendimizde bu gücün ve enerjinin olduğuna inanıyoruz. Hedeflerimiz ve projelerimiz var. Proje ve hedeflerimizi bu konuşmaya konu etmeyeceğim. Büyük bölümü kitapçığımızda mevcuttur. Önümüzdeki günlerde tamamını bilginize ve takdirlerinize sunacağız.
Son olarak şunları söylemek istiyorum;
“İhtiyaçlar, icatların anasıdır” derler. Bizim Çok şeye ihtiyacımız var, o halde bizden çok icat çıkar.
Tüm konuşmacılarımıza yapacakları değerli sunumları için müteşekkiriz.
Çok arzumuz olmasına rağmen buraya gerek teknik, gerekse kısıtlı imkanlar nedeniyle davet edemediğimiz çok fazla tüccarımız, sanayicimiz, girişimcimiz ve paydaşımız olduğunu biliyoruz. Onlarla başka tanıtımlarda bir araya geleceğiz. Mahcubiyetimizi kısa zamanda gidereceğiz.
Burada bulunan konuklarımızdan, bulunmayanlara bu mesajımızı iletmelerini istiyoruz. Bu paylaşımınız ve desteğiniz çalışmalarımızı kolaylaştıracak, iletişim kanallarımızı açık kılacaktır.
Değerli konuklar; (çok konuşan, çok hata yapar. Daha fazla hataya sürüklenmeden bu işi benden sonrakilere bırakmak istiyorum)
Aramızda çok değerli akademisyenlerimiz var. Onların sunumları ile fotoğrafımızı daha net görebileceğiz.
Aramızda İl dışından değerli işadamı hemşerilerimiz var. Bizleri yalnız bırakmadıkları için ve siz değerli işadamlarımıza, değerli basın mensubu arkadaşlarımıza, EDH gönüllülerine;
Katılım ve desteğiniz için sonsuz teşekkürü borç biliyor, hepinize saygılarımızı sunuyorum.
 
Av.İsmail SAY’IN AÇIKLAMASI
 
Kıymetli misafirler hepinize iyi akşamlar diliyorum.
EDH’ nin düzenlediği ve MÜSİAD’ ada söz hakkı vererek nezaket gösterdiği proğrama hoş geldiniz. MÜSİAD adına hepinizi saygıyla selamlıyorum. Değerli dostlar ben bu akşam birkaç hususta dikkatinizi çekemek istiyorum.Müsadenizle.,Az once değerli konuşmacı Necdet TAKVA EDH yi tanıtırken Türkiye’de bir ilk olduğunu vurguladı. Bu husus iddalı ama küçümsenmeyecek bir gelişmedir. Şöyle ki Hepimiz biz öz eleştiri yapalım bu akşam buraya gelirken kapıdan içeri girerken kaç tane ön yargı ile girdik.Klasik yaklaşımımızda kaçımız daha dinlemeden not verdik etiketledik ötekileştirdik. İşte bizim bana gore en büyük sorunumuz bu; kendimiz kendimizlebarışık değiliz maalesef.Kendisiyle barışık olmayan yargısız infaz yapan bir toplum haline geldik.Üretmeyten düşünmeyen dinlemeyen öğrenmeyen ve en önemlisi yapılanları küçümseyen bir toplumdan kurtulmadıkça iflah olamayız.Bu manada EDH’ yı bu çabayı çok çok önemsiyorum ve önemsemeliyiz. Kıymetli dostlar kendimizi ciddiye almalıyız.Toplumsal kalkınma toplumsal birlkiktelik ve çaba ile mümkündür,ancak Tek adam devri bitmiştir.Benim olsun küçük olsun diyen aslında bitmiştir.Değerli dostlar şimdi farklı iki Van düşünelim. Birincisi güzel olan Van, İkincisi çirkin olan Van.Ben eminimki birinci tariftedeki Van’ da yaşamak isteyeceksiniz.Bir dostum hep şöyle derdi.Türkiye’ de İstanbuldan sonra Van en güzel ikinci şehirdir.Ben yine çok eminim ki şuandaki hazirunun büyük bir kısmı Van’ dan çıkmayı düşünmektedir.Demekki biz ikinci Van’ dayız.Bu çok acı bir durum.Peki kim suçlu gelin şimdi suçluyu bulalım.
Van’ mı suçlu biz mi.Van için ne yaptık?
Van için ne düşündük?
Hz.İbrahim ateşe atıldığında ona su taşıyan karınca misali “biz hesap zamanı elimizden geleni yaptık diyebilecekmiyiz.?”
Şimdi gelin Van için neler yapabilriz neler hayal edebiliriz onu düşünelim.
İlk başta kopyala yapıştır toplumu olmaktan çıkmalıyız.E-Ticaretin giderek büyüdüğü bir ortamda kara düzen hayatımıza dur demeliyiz.Artık e-esnafa dönüşmeliyiz.
Bu manada Van’ ın tüm STK ve buna benzer aktörlerini bir masanın etrafında toplamalıyız.Van için kavga eden değil Van için barışanlar olmalıyız.Bizim MÜSİAD olarak dile getirdiğimiz “VAN GÜÇ BİRLİĞİ” veya ismi ne olursa olsun bir birliktelik olmazsa olmazdır.Van için!
Bu manada EDH’ yı tebrik ediyoruz.Müsiad olarak Van için yapılacak her güzel olumlu hareketin bir paydaşı olacağımızı vurgulamak isterim.
Umarım bu hareket 1.Van’ ın ilk adımı olarak tarihteki yerini alacaktır.
Kıymetli Dostlar!!!
Van’ ın jeopolitik konumuyla aslında çok önemli bir yerdedir.Bu durum enerjiye, ekonomiye dönüştürülmelidir.Bu manada Van Gölü havzası iyi değerlendirilmelidir.Cazibe merkezi yapılmalıdır.Van için acil eylem planı hazırlanmalı 5 yıllık 15 yıllık stratejik planlar yapılmalıdır.Van Gölü koruma konusunda kentin bileşenleri bir araya gelmeli ve bu kent için bir fidan dikmeliyiz.Bu anlamda EDH’ nin önemli olduğunu ve yönetsel manada kendisine fırsat tanınması gerektiği kanaatindeyiz.
Üniversitesi, Ticaret ve Sanayi Odası, Belediyesi,Kosgebi, İşkuru, Kalkınma Ajansı,STK’ ları,Sosyal Örgütleri ile birlikte bu kente vefa borcunu ödemeliyiz.
Bankacı Tüccar ilşkisini para alan para veren değil, projesiyle ekonımiye ve istihdama katkı sağlayan proje ortaklarına dönüştürmeliyiz.Ticaretin Kapitializmin etkisinde kalmadığı Sosyal ve Kültürel hayata katkı sağlayan büyük balığın küçük balığı koruduğu bir ortam inanın ki mümkündür.
Kıymetli Dostlar;
Ekonomik gelişme sosyal ve siyasi istikrardan geçmektedir.Siyasi istikrarın olmadığı güvensiz bir ortamda ekonomik gelişme sağlanamaz.Bu anlamda aslında ekonomik aktörler siyasetle iç içe olamalı.Ancak, siyasetin bir organı olmamalıdır.Siyasetin yön verdiği değil siyasete katkı sağlayan unsurlar olmalıdır.Bunca sorunun olduğu bölgemizde sorunlara duyarsız kalarak ekonomiyi geliştiremeyiz.Sorunları çözmenin en doğru ve en kestirme yolu bölgesel sorunlara doğru teşhis koymak ve doğru adımlar atmaktan geçer.Ekonomik aktörlerin toplumsal görevlerinden biri de budur.Beyin ve sermaye göçünü durdurmak istiyorsak sorunu yerinde çözmeliyiz.Necdet Beyin konuşmasında Van’ ın 76.sırada olduğunu duydum.Van 67 vilayetten biri idi.Şimdi düşünelim ne halde olduğumuzu.İlçe olup sonradan il olan 9 ilçe dahi bizi geçmiş durumda.Bu tablo sizce sorgulanmamalımı.
Kıymetli Dostlar;
En değerli sermaye artık bilgidir.Bakın bir kaç kavram sayıyorum.Kosgeb, Daka, Bilişim,İnovasyon,Akredite,ISO   9000 vs.İş hayatımız ne kadar renklenmiş durumda.Büyük hazinenin şifreleri gibi değil mi?
Peki bizler ne kadar biliyoruz.El cevap kulaktan duyduğumuz kadar.Umarım EDH bilgi köprüsü olamnın ilk adımı olacaktır.Kıymetli Dostlar;
Sizlere bir soru daha.Sadece 2012 yılında iş dünyasıyla ilgili 30’ u aşkın önemli yasa değişti.TTK, Borçlar Kanunu vs.çok önemli yasalar komple değişti.70 yıllık yasalar yok artık.Ticaretin kanunun değiştiği bir ortamda biz ne yaptık.Değişmeyi bırakın okuduk mu.01.01.2013 te kurallar değiştiğinde ne yapacağız.Veya tacirler olarak bağlı olduğumuz örgüt veya odalar bu durum karşısında ne yaptılar.Üyeleri olan bizler için ne düşündüler.Ve bizler hala bu yapıları ve yöneticileri belirlerken vasıf ve liyakat aramayacakmıyız.Sizce birşeyleri sorgulamanın zamanı gelmedemi.Şuna inanın ki dostlar artıuk markalaştığınız teknolojiye ayak uydurduğunuz AR-GE yaptığınız ve bilgiye önem verdiğiniz kadar var olacaksınız.En önemlisi sorguladığınız kadar var olacaksınız.Vatandaşlık numaranızın olmadığını bir düşünün, kaos.Şimdi oysa çok kısa bir sure once hayatımıza girdi.Ben bu akşam burada karamsar bir tablo çizerek içinizi karartmak niyetinde değilim.Sadece kısa bir öz eleştiri yapmak istedim.Aslında kendimizden işimizden başlayarak; dinleyerek, öğrenerek, bilgi verene değer ve fırsat vererek, danışarak danışman alarak ve en öenmlisi şikayet etmeyerek mutlu ve zengin bir toplum olabiliriz.Başta dedim ya once kendimize değer vermeliyiz, küçümsememeliyiz ki içinde yaşadığımız Van’ da değerli olsun.1.olsun, birinci anlattığım Van olsun.İnanın dostlar, bu çok zor değil.Hayal edebiliyorsak yapabiliriz.Kirmadan, dökmeden, iyiniyetle attığımız her adım bize huzur, refah olarak dönecektir.
Bu farkındalığın fitilini ateşleyen Ekonomide Değişim Hareketine (EDH) bir kez daha teşekkür ediyor ve başarılar diliyorum.
Beni dinleme nezaketinde bulunduğunuz için teşekkür ediyorum.mutlu ve esen kalın dostlar.
 
Av.İsmail SAY
            MÜSİAD VAN ŞUBE BAŞKANI
 
 
 

Güncelleme Tarihi: 06 Aralık 2012, 14:32
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet
Ahmet - 9 yıl Önce

vaybe kominizmin ve marksizmin kapitalizme ve sermaye sınıfına empati nasilda yakişmiş yillarini anti propoğandaya adamiş zevatlar nasilda mutevazi müsiatvazi müslümanvazi olu verdiler vallahi paraya kimse dayanamaz büyük lokma ye ama büyük konuşma demişler ya aynisi tipkisi bira

SIRADAKİ HABER

banner141

banner241

banner140