banner279

Van Balığı’nın 3 aylık göçü tamamlandı

Van Gölü'nde yaşayan ve yılın belli döneminde üremek için suyun akışının tersine yüzerek tatlı sulara giden Van Balığı’nın 3 aylık muhteşem göçü tamamlandı.

Van Balığı’nın 3 aylık göçü tamamlandı

Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan ve üreme döneminde suyun akışının tersine yüzerek tatlı sulara göç eden Van Balığı’nın engel tanımayan "muhteşem yolculuğu" sona erdi. 

15 Nisan’da Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı suyundan çıkıp tatlı sulara gelen Van Balıkları burada yaklaşık 20 gün bekleyip, fizyolojik uyumu sağladıktan sonra gidebildikleri en uzak noktaya gidiyorlar. Bu yolculukta balıkların en büyük engeli martılarla, kaplumbağalarla, yılanlarla mücadelesinin yanı sıra kaçak avcılarla mücadele edildi.

Alınan tedbirler karşısında kaçakçılığın büyük anlamda önüne geçildi. Zirveye ulaşan Van Balıkları yumurtalarını tatlı sulara bıraktıktan sonra geri dönüş yoluna geçti. Bu yolculuk tamı tamına 3 ay sürüyor. 3 ayın sonunda Van Balıkları yavruları ile birlikte Van Gölü’nün turkuaz rengi sularına kavuşarak bu yılki yolculuklarını tamamladı. 

Türkiye'nin 3 bin 712 kilometrekare yüz ölçümüne sahip en büyük gölünde neslini devam ettiren Van Balığı’nın göç yolculuğu sırasında İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, havadan, karadan ve gölden çalışma yürüttü. Jandarma ekipleri bu yıl ilk kez uygulamaya koyduğu gece görüşlü termal drone ile de kaçak avcıların korkulu rüyası oldu.

Konuyla ilgili açıklama yapan üzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, Van Gölü 600 bin yıllık devasa geçmişe sahip bir göl olduğunu söyledi. 

“BALIKLAR SÜRÜLER HALİNDE VAN GÖLÜ'NE DÖKÜLEN AKARSULARA GÖÇ EDİYOR”

Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü'nün bin 650 metrelik yüzey rakımı ve 3 bin 712 kilometrekarelik yüzölçümü ile Marmara Denizi'nin üçte biri büyüklüğünde adeta bir deniz olduğunu ifade eden Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, “Geçmiş uygarlıklar hep ‘nairi’ yani yukarı deniz demişler ve yukarı denizin kalbinde hep bir sır barındırdığına inanmışlar. Bu sır kim zaman canavar olmuş, kim zaman katır yükle defineler olmuş ama hep bir sır barındırmış. Fakat Prof. Dr. Mustafa Sarı’ya göre Van Gölü'nün kalbindeki en büyük sır gölde yaşayan Van Balıkları, Van Gölü'nde yaşamını sürdürüyor. Fakat her yıl Nisan ve Temmuz ayları geldiğinde gölde yaşayan Van Balıkları üremek için sürüler halinde Van Gölü'ne dökülen akarsulara göç ediyor” dedi.

“VAN GÖLÜ İLK OLUŞTUĞUNDA TATLI SU GÖLÜYDÜ”

Van Gölü ilk oluştuğunda tatlı su gölü olduğunu ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, “Pırıl pırıl tertemiz duru bir suydu. Fakat daha sonra etrafındaki yer alan volkanik dağlardan dolayı zamanla tuzlu ve sodalı bir hale geldi. Van Gölü’nün şu anda pH’sı 9.8 kimi zaman 9.9. Yani çok yüksek bir pH’ya sahip. İlk oluştuğunda tatlı su gölüydü dolayısıyla Van Balığı köken olarak tatlı su balığı. Fakat daha sonradan göl tuzu ve sodalı bir hale geldi ve göl kapalı bir göl yani Van Balığı’nın gölün dışına herhangi bir yere gitme şansı yok. Bu nedenden dolayı üremek için her yıl yaz ayları geldiğinde Nisan ve Temmuz ayları arasında Van Gölü'nde yaşayan Van Balıkları üremek için sürüler halinde göle dökülen akarsulara doğru göç yolculuğuna başlıyor. Van Balığı derya kuzusu balık değil, ama hamsi kadar küçük bir balık da değil. Otalama boyu 23-24 santim civarında. Van Balıkları her yıl üremek için akarsulara giriyor. Fakat gölden akarsuyu geçmek çok çok zor bir iş. Çünkü gölün tuzluluğu binde 21 iken tatlı suların tuzluğu binde 5, binde 7 civarında değişiyor. Dolayısıyla bir anda Van Balıkları gölden akarsulara giremiyorlar. İlk önce akarsuların ağızlarında yani mansap kısımlarında toplanıyorlar. Buralarda ozmoregülasyon fizyolojik uyum için en az bir hafta on gün buralarda bekliyorlar. Fizyolojik uyumu tamamladıktan sonra Van Balıkları üremek için akarsulara giriyor ve çıkabildikleri kadar yukarılara çıkıyorlar. Çünkü akarsuların üst kısımları her zaman daha temiz ve buradan yumurtadan çıkacak olan bireylerin yaşama şansı çok daha yüksek oluyor” diye konuştu.

“VAN BALIKLARI 600 BİN YILDIR ATALARININ DEVAM ETTİRMİŞ OLDUĞU YOLCULUĞU DEVAM ETTİRMEKTE”

Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, “Van Balıkları akarsuya girdikten sonra akıllarında tek bir tane düşünce var o da 600 bin yıldır atalarının devam ettirmiş olduğu bu kutsal yolculuğu devam ettirmek ve Van Gölü'ndeki nesillerini sürdürmektedir. Bu sebepten dolayı sadece ve sadece göçü odaklanıyor. Yaklaşık 2 hafta akarsuda kaldığı süre boyunca hiçbir şekilde yem almıyor enerji ihtiyacını karşılamak için hep kas dokudan artık tüketmeye başlıyor. Her bir dişi balık yumurtasını bırakıyor, erkek balık da sütünü bırakarak suda döllenme oluyor. Yumurtasını bırakan balıklar tekrardan Van Gölü'ne dönüyor. Burada döllenen yumurta su sıcaklığına bağlı olarak ortalama 10-14 gün içerisinde yumurtadan çıkıyor ve tıpkı annesinin izlediği yol gibi Van Gölü'ne doğru yolculuğuna başlıyor. Van Gölü’ne dönen yavrular yaklaşık 2 yıl 3 yıl gölde dolaşıyorlar. Hiçbir akarsuya girmiyorlar ta ki 2 yaşlarının sonunda yani cinsel olgunluğa üreme dönemine geldikleri zaman, tekrardan annelerinin izlemiş olduğu bu yolu izleyerek Van Gölü'ne dökülen akarsulara doğru göç ediyorlar. Bu bahsettiğimiz, kısacık anlattığımız hikaye Van Gölü ve çevresinde 600 bin yıldır devam eden bir hikaye. Hikayenin son bulmaması için hepimizin üreme dönemi kaçak avcılığın önüne geçmemiz lazım ve Van Balıkları ne sahip çıkmamız lazım. Buradaki sahip çıkma sadece bir canlının neslini devam etmesi değil. Elbette ki her hepimiz bir canlının yok olmasını istemeyiz. Fakat bölgede 15 bin, 20 bine yakın insan balıkçılıktan geçimini sağlıyor. Kış aylarında Van Gölü'ne çıktığımız zaman adeta her yerin balıkçı tekneleriyle dolduğunu görüyorsunuz. İşte bu bölgedeki 20 bine yakın insanın geçim kaynağı olan Van Balıklarının neslini devam ettirebilmesi, ülkemiz için ekonomik açıdan çok büyük bir öneme haiz. Van Balığı’nın stokunu sürdürebilmemizin ana şartı yaz aylarında akarsulara gerçekleşen üreme göçünün devam etmesine bağlı. Van Balığı’na hepimizin elbirliği ile sahip çıkmamız gelecek nesillere aktarmamız gerekiyor” dedi.

“VAN BALIKLARI GÖÇ SIRASINDA AKINTILARLA KENDİ BOYUNUN 10 KATI YÜKSEKLİĞİNDEKİ KAYALARLA MÜCADELE EDİYOR”

Dere ağızlarında toplanan Van Balıkları fizyolojik uyumu tamamladıktan sonra akarsulara giriş yaptığını ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, “Fakat göç çok zor bir hadise. Çünkü Van Balığı akıntılarla kendi boyunun 10 katı yüksekliğindeki kayalarla, martılarla, kaplumbağalarla, yılanlarla mücadele etmek zorunda. Bunların hepsini yeniyor, hepsine galip geliyor. Fakat Van Balığı’nın yenemediği tek bir tane düşman var, o da insanoğlu. İşte insanoğlundan Van Balığı’nı korumak için her yıl üreme dönemi yani Nisan ayı geldiği zaman Jandarma teşkilatına ait askerler dere boylarında 24 saat esasına göre nöbet tuttular. Van Balığı’nın akarsularındaki kat ettiği mesafe akarsuların uzunluğuna göre değişiyor. Van Balığı, Van Gölü havzasındaki en büyük göç yolculuğu Bendimahi çayında yani 23 kilometre uzunluğunda. Bendimahi çayında Van Balıkları akarsulara girdikten sonra 23 kilometre kat edip akarsudan yukarıya doğru akıntı ile mücadele ederek 23 kilometrelik bir yol kat ediyor. Tabi bu mesafe akarsulara göre değişiyor. Çolpan suyunda 1,5 kilometre iken Zilan Çayı'nda bu rakam 10 kilometre, Deliçay da yine hakeza 5-6 kilometreye kadar rahatlıkla çıkabiliyor“ şeklinde konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner241

banner140