banner279

Türkiye'de yaşayan halklar

2015 cumhurbaşkanı şimdi halktan başta

Türkiye'de yaşayan halklar
 CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN 400 VEKİL İSTİYOR…!

İstemek,"görmek istediğini bildirmek" istenilen şeyin verilmesi, verilenlerin verildikten sonra karşılık bulması bütün bunlar istekte bulunandaki samimiyet ve istenilenlerde oluşan güvene göre karşılık bulmaktadır.

Türkiye'nin alışık olmadığı daha doğrusu muhaliflerin hazzedemediği bir cumhurbaşkanı portresiyle karşı karşıyayız. Oysa cumhurbaşkanı Erdoğan seçilmeden önce nasıl bir cumhurbaşkanı olacağını yaptığı mitinglerde halka anlatarak seçildi. Yani gizlisi saklısı olmadan cumhurbaşkanlığında nasıl bir yol izleyeceğini ısrarla vurgulayarak istekte bulundu ve halk tarafından da seçildi.

AK Parti iktidarlarındaki Türkiye'yi ve özellikle cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef tahtasına koyanlar küresel ve yerel yaygaralar kopararak Türkiye'yi zora sokma pahasına da olsa Erdoğan karşıtlığına dönüştürdükleri siyaset anlayışları halk tarafından kabul görmedi, görmüyor, görmeyecek.

Türkiye'yi her alanda köşeye sıkıştırmak hükümeti başarısız kılmak için tüm imkânlarıyla uğraşı vermelerine rağmen halk Erdoğan'a her istediğini verdi vermeye de devam ediyor. Halk vermesine veriyor son olarak istediği 400 vekil isteğinin de yerine getirilmesinin çokta zor olmadığı görülmektedir.

Bunun sebebi hak ve hürriyetler konusunda atılan adımlar, özellikle Kürt sorunu konusundaki samimiyeti, ekonomik anlamdaki iyileştirmeler, sosyal haklar, sağlık alanındaki olağan üstü hamleler vs. bütün bunlar birtakım çevrelerce ısrarla karartılmasına rağmen halk tarafından görülmekte ve değerlendirilmektedir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın belediyecilik alanında İstanbul gibi metropol bir şehirde yaptığı hizmetlerle, yeniliklerle ve olağan üstü değişikliklerle adından iki dönem söz ettirmesini bildi. Erdoğan ve ekibi belediyecilik ve yerel yönetimlerdeki hizmet anlayışı ve kalitesinde çok büyük mesafeler kat etti. Belediyeciliği klasik ifadesi olan altyapı hizmetlerini ulaşım konusunu sorun olmaktan çıkardığını bütün Türkiye gördü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başarısı Siirt'te okuduğu bir şiirle kesilmek ve siyasi hayatı bitirilmek istendi. O yılmadı düştüğü cezaevinde durmadan çalıştı, gelecek için projeler üretti. Türkiye'yi uzun yıllar yönetecek olan kadrosunu oluşturarak AK Partiyi kurdu.

Erdoğan 2002 de girdikleri ilk seçimde halktan oy istedi 363 milletvekili %34.3 destekle halk darbeci vesayetçi asimilasyoncu anlayışlara hâkim eski Türkiye'nin mimarları olan siyasiler ve partileri büyük ölçüde sandığa gömülerek silindiler. Liderleriyle birlikte sandığa gömülen siyasi partiler Erdoğan'ın yenilikçi politikaları nedeniyle artık iflah olmaz duruma gelerek girdikleri her seçimde tüm mücadelelerine rağmen yenilmekten kurtulamadılar.

Erdoğan ikinci desteği 2004'teki yerel yönetimlerde girerek istedi ve halk kendisine %41.67 gibi bir rakamla destek vererek yerel yönetimlerde de yenilmez olduğunun adımını attı.

2007 genel seçimlerde almış olduğu 341 milletvekili ve %46.58 destekle başarılarının hiçte tesadüf olmadığını yeni Türkiye'yi imar etmek için halkın tam desteğinin arkasında olduğunu bir kez daha ispatladı.

2009 mahalli idareler seçimlerinde de istediği %38.39desteği alarak Belediyeciliği sosyal ve kültürel hizmet arenasına dönüştürdü. Belediyecilik anlayışında kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler kısacası kentte yaşayan yerel yönetim anlayışından bir haliyle faydalandı.

2010 anayasa referandumu AK Partinin dışında tüm partilerin ısrarlı karşı çıkmalarına ve sandığı boykot kararı almalarına rağmen darbe anayasasının birçok maddesinin halk tarafından değiştirilmesi %57.98 gibi bir rekorla kabul edilmesi hak ve özgürlükler açısından büyük önem taşıdı. Bu önem hemen 13 Eylül günü karşı çıkanların nerdeyse tamamına yakının haklarını aramak için 12 Eylül darbecilerinin yargılanmaları için adliye saraylarına koşmaları bir kez daha Erdoğan'ın isteğinde ne kadar haklı olduğunu bir kez daha teyit etti.

2011 genel seçimleri Erdoğan istedikçe halk veriyor bu seferki genel seçimlerde de tüm kesimlerin siyaset yerine Erdoğan karşıtlığı inatları Erdoğan'ın yeni Türkiye'yi oluşturmadaki halk desteğini kesemedi. Halk yine kendisine istediği desteği %49.83 ve 327 milletvekilliği vererek yeniden yürü dedi.

2104 mahalli idareler, bu seçim parti lideri olarak girdiği son seçim oldu. Bu seçimde de halktan istediği desteği %43.40 artırarak alabildi. Erdoğan durmak yok yola devam diyerek yerel seçimler sonrası cumhurbaşkanlığı seçim çalışmalarına başladı.

2014 cumhurbaşkanlığı Türkiye tarihinde ilk defa halk doğrudan kendi cumhurbaşkanını seçerek yeni Türkiye'nin oluşmasında başkanlık sisteminin önünü açarak bir kez daha Erdoğan'ın isteğini yerine getirdi. Üç adayın yarıştığı seçimde neredeyse tüm kesimlerin sağcısıyla solcusuyla ulusalcısıyla bir araya gelerek çıkardıkları Ekmeleddin İhsanoğlu ve Selahattin Demirtaş'a rağmen %51.79 halk desteğiyle cumhurbaşkanı oldu.

Seçim çalışmaları sürecinde Erdoğan yaptığı tüm mitinglerde nasıl bir cumhurbaşkanı olacağını ısrarla vurgulamasına rağmen halk onun isteğini yerine getirip desteğini verdi. Oturan bir cumhurbaşkanı olmayacağım, anayasadan kaynaklanan tüm yetiklerimi sonuna kadar kullanacağım, başkanlık sisteminin gelemsi için çalışma yapacağım vs. gibi önemli başlıklara rağmen halk kendisine desteği vererek cumhurbaşkanı yaptı.

2015 cumhurbaşkanı şimdi halktan başta başkanlık sistemi olmak üzere yeni bir anayasa için 400 milletvekili istiyor. Muhalefet cumhurbaşkanı tarafsızlığını yitirdi tartışmalarına odaklanarak yasal olup olmadığını tartışırken o istediği desteği halktan almanın peşinde. Erdoğan'ın istediği verilir verilmez onu zaman gösterecek. Ancak unutmayalım ki, belediye başkanlığı dönemleri hariç girdiği 8 seçimden de ne istediyse verdiği desteği artırarak halk yerine getirdi.

Türkiye'deki halklar darbeci vesayetçi dönemleri unutmadı. Belirli bir yaşın üzerinde olanların hafızalarında kendilerine ceberut devlet anlayışının yaşattıkları kolay, kolay unutulmayacak. 8 defa gelip 9 defa şapkasını alarak giden lider anlayışından girdiği 8 seçimden zaferle çıkan 9 seçimden de büyük ihtimalle istediğini almış olarak çıkacaktır. Türkiye'de yaşayan halklar 8 Haziranda nasıl bir Türkiye istediklerinin de kararını vereceklerdir.

Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.

Güncelleme Tarihi: 12 Nisan 2015, 21:59
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241