banner279

TÜRKİYE’DE BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİREN OKUL!

BAŞARI HİKAYESİ NASIL BAŞLADI? Bir devlet okulunda sorumluluğunu bilen vefakâr ve toplumu için gelecek endişesi taşıyan, öğretmenlerin büyük başarısı Türkiye’de bir ilk olurken, bu başarılı çalışma şimdiden çok konuşulacağa benziyor. Öğrenci merkezli eğitim öğretimin geliştirilmesini amaçlayan çalışmayı, başarı ile yürüten öğretmenlerin dilinden sizlere aktarıyoruz.

TÜRKİYE’DE BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİREN OKUL!

 Eğitimi Dönüştüren Proje

Mevzuatta olmasına rağmen uygulanamayan Serbest Etkinlik dersi, bu sistemle işlerlik kazandı. 
İsteğimiz : Ülke bazında bu çalışmanın yaygınlaşması

A) MEVCUT DURUM (PROBLEM) : İlkokul, Temel Eğitim olduğu halde okullarda ve bizim okulumuzda eğitimden çok öğretim yapılmaktadır. Ortaöğretimdeki sınav  psikolojisi ilkokulu fazlasıyla etkilemiştir. O kadar ki 2.3. ve 4. Sınıflarda bile deneme sınavları yapılır hale gelmiştir. Derslerle ilgili kazanımlar üzerinde yoğunlaşmaktansa; ödev olarak daha çok yaprak testlere yönelinmiştir.

Bu durum öğrencilerin başarıya göre değerlendirilmesini, her sınıftan 3-5 öğrenci dışında, diğer tüm öğrencilerin başarısız sayıldığı, kendisini değersiz, işe yaramaz hissederek toplumda mutsuz öğrenci topluluğunun oluşmasına neden olmaktadır.

Bahsedilen bu durumlar İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde belirtilen eğitimin temel amaç ve ilkelerine aslında aykırı olmasına rağmen mevcut uygulamalar bu ilkelerin tam aksine genel kabullerin görmesine yol açmıştır.

 

B) PROJE KAPSAMINDA YAPILAN ÇALIŞMALAR : Okul Rehber Öğretmeni tarafından yapılan araştırmalar sonucunda; öğretmenlere mevcut uygulamaların yanlış olduğu, öğrencilerin bu şekilde yarıştırılmasının ve böylece bir hipodrom ortamının oluşmasının sakıncalı olduğu, gelişmiş ülkelerde ilkokullarda “öğretim”den çok “eğitim ve sanat faaliyetlerine” yer verdiği anlatılarak bu ülkelerde yapılan çalışmaların okullarda yapılmasının avantajları, artıları ve uzun vadede ülke bazında yaratacağı olumlu etkileri üzerinde gerekli sunumlar yapıldığı halde olumlu bir sonuç alınamadı. Bunun için bahane hazırdı : “Biz farklıyız, onlarla bir tutamayız kendimizi…vs”

Bu aşamadan sonra okul rehberlik servisi olarak eğitimde başarılı olmuş ülkelerin eğitim sistemleriyle ilgili yaptığımız araştırmalarla ulaştığımız sonuçları, öğretmenlere seminerler yapılarak anlatmaya, bu  sayede eğitime bakışlarını değiştirmeye karar verdik. Ancak yaptığımız araştırmalar sonucu bu konuda bir seminer ile yetinmenin yetersiz olduğu kanısına vararak; bu düşünceyi bir projeye dönüştürmenin daha sağlıklı sonuçlar doğuracağını düşündük.

Eğitimde başarılı ülkelerin çoğu, Temel Eğitim olarak değerlendirilen “İlkokul” çağında öğretimden çok eğitime ve sanatsal, sportif faaliyetlere ağır vermektedir. Biz bu bilgiye PİSA sınavlarının verilerinden yola çıkarak ulaştık.

Şöyle ki; PİSA, yalnızca bilgi düzeyini ölçmek yerine farklı bilgileri bir araya getirebilme, seçenekleri karşılaştırabilme, gerçek yaşam koşullarında bilgiyi kullanarak sonuca ulaşabilme gibi becerileri ölçer. Örneğin, önceleri OECD ülkelerindeki öğrencilere uygulanan,  daha sonra diğer ülkeleri de kapsayan ve 3 yılda bir tekrarlanan, ülkemizin de son sıralarda yer aldığı PİSA sınavlarında defalarca değişik alanlarda 1. Olmuş, genel olarak da ilk 5 ‘te yer alan Finlandiya, okullarda 6. Sınıfa kadar sınav yapmıyor. Finlandiyalı çocuklar ilkokul hayatları boyunca oyun oynar ve zevk alarak öğrenirler. Öğretmenler ve ebeveynler de matematik veya fen derslerindeki soyut kavramları öğrenmenin en iyi yolunun müzik, spor ve sanat uygulamaları olduğunu düşünür. Akademik ve akademik olmayan öğrenme biçimleri arasında kurulan bu denge, çocukların okullarda mutlu ve başarılı olmasını sağlamaktadır.

Aynı şekilde bu sınavda (PİSA), başarılı olmuş ve genel olarak tüm dünya tarafından eğitimdeki başarısı kabul gören Almanya, Hollanda, Kanada gibi ülkelerde ilkokullarda akademik eğitimden çok kişilik gelişimine katkısı olan, öğrenciye başarı duygusunu tattıran bu tür eğlenceli, eğlendirirken öğreten öğretim metotları uygulamaktadırlar.

Araştırmayı biraz daha derinleştirdiğimizde dünyadaki bu tür uygulamaların Milli eğitim Bakanlığı tarafından da fark edildiği, hatta bunun için Serbest Etkinlik ve Oyun ve Fiziki Etkinlikler derslerinin ilkokulda müfredata konulduğunu gördük.

Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 20.07.2010 tarih ve 75 sayılı kararında Serbest Etkinlik dersinin amacı şöyle açıklanmaktadır : ” Öğretici ve eğlendirici uygulamalar yoluyla öğrencilerin okulu daha çok sevmelerini, bir aile ortamı gibi benimsemelerini, okulda kendilerini rahat ifade edebilmelerini, güvende hissetmelerini, daha mutlu olmalarını sağlamak, diğer öğrencilerle etkileşimlerini arttırarak sosyalleşmelerine yardımcı olmak, zihinsel, fiziksel, sosyal ve kültürel gelişimlerine katkı sağlamaktır.”

Aynı tarih ve sayılı kararda “Serbest Etkinlik saatlerinde öğrencilerin eğlenerek öğrenmelerine, yaratıcı zekalarını ve hayal güçlerini geliştirme, yardımlaşma, dayanışma, işbirliği, dürüstlük, empati kurma, özgüven, liderlik.. vb özelliklerini geliştirmelerine, sosyal çevrelerini, yaşadıkları ortamı, milli, manevi ve evrensel değerleri tanımalarına, yaşadıkları sorunlara çözümler üretebilmelerine, topluma uyumlu ve topluma katkısı olan bireyler olarak yetişmelerine imkan sağlayacak nitelikteki uygulamalara yer verilmelidir” ifadesi bu derslerde neler yapılacağına dair genel bir çerçeve çizmektedir.

Biz bu noktada okulumuzdaki bu bahsedilen eksikliklerden kaynaklanan problemlerin çözümü noktasında, yasal mevzuatın imkan sağladığını gördük ve projemizi müfredatla birleştirmeye karar verdik. Öyle ki mevcut ders çizelgelerinde 1. Sınıflarda haftada 11 saat, 2. Ve 3. Sınıflarda haftada 9 saat, 4. Sınıflarda ise haftada 4 saat müzik, görsel sanatlar, serbest etkinlik ve Oyun ve Fiziki Etkinlikler dersi olduğunu, bu derslerin uygun fiziki ortam ve müfredat olmadığı için, Talim ve Terbiye Kurulunun amaçları doğrultusunda işlenemediği, bu konuda yapılan araştırmalarda bu derslerde etkinlik yapılmaktan çok diğer ana derslere yönelik (Matematik, Fen, Türkçe..v.s) takviye dersler yapılmakta, bu  dersleri amacına yönelik uygulayan öğretmenler olsa da buna yönelik mekanlar olmadığı için verimsiz olmaktadır.

Sonuç olarak biz, okulumuzda Drama Atölyesi, Zeka Oyunları Atölyesi, Tasarım Atölyesi, Görsel Sanatlar Atölyesi ve Spor alanları oluşturmaya karar verdik.  Fiziki ortamların oluşturulması için Van İl Milli Eğitim Müdürlüğünden masa, sandalye  ve dolap aldık. Diğer malzeme ve araç gereçleri kendi imkanlarımızla ve sponsor yardımlarıyla temin ettik. Oluşturduğumuz atölyeleri etkinliğe uygun olarak boyadık ve düzenledik. Okulumuzda zaten var olan Görsel Sanatlar sınıfını da bu alanda yeniden dizayn ettik. Bu etkinlik sınıflarının her sınıfın haftada en az 1 saat kullanabilmesi için uygun ders planları yaptık.

Zeka Oyunları atölyesinde, değişik zeka ve strateji oyun setleri satın aldık ve bunları öğrencilerimize öğrettik. Hatta okulda bazı zeka oyunlarında öğretmen ve öğrenciler arasında çeşitli turnuvalar düzenledik (Mangala Turnuvası…gibi). Öğrencilerin haftada 1 saat bu sınıfları kullanarak oyunlar oynamalarını sağladık.

Drama Atölyesinde; her sınıf seviyesinde oyunlar ve skeçler oynayarak hem rahatlamalarına hem de yeteneklerini sergilemelerine imkan sağladık. Özellikle bu atölyede öğrencilerin tüm öğrenme alanlarıyla öğrenme ortamlarına katıldığını ve çeşitli sosyal  davranış sorunları olan öğrencilerde ciddi manada düzelmeler olduğunu gözlemledik.

Teknoloji ve Tasarım Atölyesinde; çocukların el becerilerini geliştirmelerine yönelik çalışmalar yapmalarını sağladık.

Görsel Sanatlar Atölyesinde ; öğrencilerin çizim ve resim çalışmaları yapmaları için atölyeyi onların hizmetine sunduk.

 

C) SONUÇ     :  Bu projenin öğrencilerimiz üzerindeki etkilerini değerlendirebilmek için “Öğrenci Durum Anketi” adlı bir ölçek geliştirdik. Bu ankette öğretmenler, öğrencilerin değişik konulardaki (başarı, özgüven, okulda mutlu olma,moral, derse katılım, sorumluluk …vb) mevcut durumunu değerlendirdik ve bu verileri sakladık. 4 ay sonra yani Haziran 2016’da öğretmenlerimiz aynı anketi her öğrenci için tekrar uyguladı. Öğrencilerdeki değişimleri anket sonuçlarına göre karşılaştırdık ve çarpıcı sonuçlara ulaştık. Örneğin, “Öğrenci grup çalışmalarında aktif rol alır”  maddesinde %47,3, “Öğrenci meraklı ve sorgulayıcıdır” maddesinde %45,7, “Öğrenci başarılıdır” maddesinde %31 artış sağlanmıştır. 20 maddelik anket sonuçları da yazımız ekindedir.

Öğrenciler üzerindeki genel sonuçların yanında bireysel olarak da öğrenciler üzerinde olumlu sonuçlar gözlenmiştir. Örneğin matematikte bölme konusunu öğrenemeyen bir öğrencinin Drama Atölyesinde tiyatro yeteneğini keşfeden sınıf öğretmeni, öğrencisinden kendisini canlandırmasını istedikten sonra, öğrencinin öğretmeni taklit yoluyla canlandırırken, bölme işlemini anlatabildiği ve dolayısıyla bölme işlemi konusunu öğrendiği anlaşılmıştır.

Projenin okulda öğrenciler tarafından heyecanla karşılandığı görülmüş, öğrencilerin bu atölyelere gitmek için sabırsızlandığı görülmüştür. Bu durumun öğrencinin kendisini birey olarak gördüğü, değerli hissettiği, okula aidiyet duygusunun pekiştiği, sorumluluk duygusunun geliştiği ve tüm bu etmenlerin doğal olarak akademik başarısına da katkı sağladığı görülmüştür ki, anket sonuçları da bu sonucu doğrulamaktadır.

Projenin, 4 ay gibi kısa bir sürede uygulandığı da göz önünde bulundurulduğunda, projenin uzun vadede ve daha etkin çalışmalarla çok daha olumlu ve verimli sonuçlar doğuracağı aşikardır.

 

D) BEKLENTİLER         : Tüm bu olumlu sonuç  ve kazanımların elde edilmesini sağlayan bu çalışmalarımız, ülkenin eğitim politikalarına da uygun düşmektedir. Bu çalışmaların uygulanabilirliğinin kolay olması ve maliyetinin düşük olması ( 2 adet akıllı tahta ücreti kadar maliyete sahiptir.) gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda ülke genelinde, ülkenin çocukları ve geleceği yararına bu çalışmaların yaygınlaştırılmasının sağlanması tüm öğrenciler için yararlı olacaktır. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığının desteği ve teşvikiyle ülkedeki tüm öğrenciler bu veya buna benzer etkinliklerden faydalanarak ülkeye, ailesine, kendisine yararlı birer birey olarak yetişebilecek, her şeyden önce değerli olduğunun, sosyal bir varlık olduğunun bilinciyle hareket ederek kendisini geliştirebilecek ve en nihayetinde toplum, kalitesi yüksek insanlar topluluğunu oluşturabilecektir.

Bu bağlamda bu çalışmamızın hem yerel ve hem de ulusal basında yer almasının sağlanarak gerek  yerel gerek ulusal bazda diğer tüm okullarımızın da –mevzuatın da elvermesi nedeniyle- bu çalışmalara girişip bakanlığın da desteği ve gerekli fiziki ortamların sağlanmasıyla tüm eğitim camiasının bu faydalı etkinliklerden yararlanmasının sağlanmasını arz ederiz.

 

 

Ek:

1)      Öğrenci Durum Anketi Sonuçları

2)      Etkinlik Sınıfları ile İlgili Açılış Gününe ait Fotoğraflar

 

  Okul                               : Hasan Ali Yücel İlkokulu

Proje                              : Serbest Etkinlik/Oyun ve Fiziki Etkinlikler Derslerinin Etkin Kullanımı Projesi

Projenin Amacı         : Okulumuzda mevcut olan “Başarı Merkezli” eğitim-öğretim anlayışının

                                           değişmesi ile     “Öğrenci Merkezli” eğitim-öğretim anlayışının geliştirilmesi

 

Projeyi Yürüten: Okul Rehberlik Servisi Danışman Öğretmeni Yasin BİRİNCİ

Güncelleme Tarihi: 25 Ekim 2016, 14:52
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet keskin
Mehmet keskin - 4 yıl Önce

Çok güzel bir çalışma başarılarınızın devamını dilerim isterim ki her öğretmen bu çalışmaları yapabilirsin bakanlığımız bu konuda sınıflarda bahçada çeşitli oyunların oynanabilmesi için çalışmalar yapıyorsun yapıyor fakat öğretmenlerimiz bahsettiğiniz gibi bu serbest zaman etkinliklerilarını farklı amaçlarla kullanıyorlar çok güzel konulara temas etmişsin teşekkür ederim başarılar diliyorum

SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241