banner279

“TERÖRİZM” SADECE MÜSLÜMANLARIN SUÇLARI İÇİN MİDİR?

ABD’nin bir hesaba göre 1980’den bu yana en az 14 Müslüman ülkeyi “istila ettiği, işgal ettiği ya da bombaladığı” ve bu sebeple yüz binlerce kişinin ölmesine, milyonlarca kişinin de mülteci olmasına yol açtığını bir kenara koyalım. Ve yine, sayısız Filistinlinin (Müslüman ya da gayrimüslim) ABD tarafından desteklenen ve silahlandırılan İsrail tarafından katledildiği ya da evsiz bırakıldığını da şimdilik görmezden gelelim.

“TERÖRİZM” SADECE MÜSLÜMANLARIN SUÇLARI İÇİN MİDİR?
Dünya Bülteni/ Hamid Dabashi

Brit Bennett, New York Times’taki yazısında “Medya kurumları, her ne kadar ülkemizin terörizm tarihini korkutucu bir şekilde yansıtsa da Charleston saldırısını terörizm olarak sınıflandırmakta gönülsüz davrandı. İlk kez siyasi güç unsuru elde etmeye başlayan yeni kurtulmuş siyah Amerikalıların özgürlük ve hareketini sınırlandırmak için ABD kökenli terörizm ortaya çıktı” diye yazdı.

Bennett, Charleston’daki tarihi kilisede dokuz Afrikalı Amerikalının katledilmesinin “terörist” bir eylem olarak nitelendirilmesi gerektiğini savunan sayısız eleştirel düşünürden biridir.

New York Times’taki bir başka yazıda da Charles M Blow, cinayetin itiraf edildiğine işaret ederek, “[Dylann] Roof, ırkçı bir savaş başlatmak istediği söylenen, etrafa ateş açarak dokuz masum insanı öldüren, radikalleşerek ırkçı nefrete kapılmış bir gençti. Eğer bu terör değilse bizim terör kelimesini yeniden tarif etmemiz gerekir” diye diretti.

Jelani Cobb da “Amerikan terörle mücadele kanununun kökeni 1871’deki Ku Klux Klan kanununa dayanır. Bu kanun, siyahların hakları hakkındaki federal kanunları ihlal eden Klan üyelerinin yargılanması için Başkan Ulysses S Grant’a geniş çaplı yetki vermişti” ifadesinde bulundu.

Kuvvetli delil

Geçenlerde yayımlanan bir rapora göre, daha çarpıcı olan, “11 Eylül 2001den bu yana, beyazların üstünlüğüne inananlar, hükümet karşıtı fanatikler ve diğer gayrimüslim fanatikler tarafından öldürülen insan sayısının radikal Müslümanlar tarafından öldürülenlerin iki katı olduğu” gerçeğidir.

ABD’nin bir hesaba göre 1980’den bu yana en az 14 Müslüman ülkeyi “istila ettiği, işgal ettiği ya da bombaladığı” ve bu sebeple yüz binlerce kişinin ölmesine, milyonlarca kişinin de mülteci olmasına yol açtığını bir kenara koyalım. Ve yine, sayısız Filistinlinin (Müslüman ya da gayrimüslim) ABD tarafından desteklenen ve silahlandırılan İsrail tarafından katledildiği ya da evsiz bırakıldığını da şimdilik görmezden gelelim.

Böylesine kuvvetli deliller varken niçin Amerikalı siyasi liderler, emniyet yetkilileri ve önde gelen gazeteciler bu korkunç suçu terör eylemi olarak kabul etmeyi reddederler?

Bunlar, benzer bir eylem bir Müslüman tarafından işlendiğinde en ufak bir delille bunu “terörist” bir eylem olarak nitelendirmekte tereddüt etmezler. Keza bir Afrikalı Amerikalı tarafından yapılan şiddet eylemi de hemen “çeteyle alakalı” olarak tasvir edilir.

Philip Bump, Washington Post’ta Roof’un niçin terörist olarak adlandırılmayacağının sebebini açıkladı: Çünkü o bir beyazdır.

O, “Çoğu Amerikalı beyazdır. Biz beyazları kendimiz gibi görürüz. Ben Dylann Roof’a baktığım zaman o yaştaki bir beyaz erkeğin ne olduğunu anlar, gençlik yıllarımı hatırlarım… Biz kendimizi onunla çok kolay özdeşleştirebiliriz. [Senator Lindsey] Graham, Roof’a baktığında onu tuhaf bir ismi ve dış bağlantıları olan bir terörist olarak görmüyor. O, onu tam olarak yeğeninin İngilizce sınıfındaki bir çocuk olarak görüyor” diye yazdı.

Sadece Müslümanlar için

Bump haklıdır. Makalesinin de işaret ettiği gibi, “terörizm” ibaresi Müslümanlarla (sadece suç işleyenlerle değil her Müslüman’la) o kadar özdeşleştirildi ki bunu beyaz bir insan için kullanmak ABD (ve İsrail) siyaset kültüründeki tüm sözlükçülüğü ortadan kaldırıyor.

Bir Yahudi terörist El Halil ya da Filistin’in başka bir yerinde saldırı gerçekleştirdiğinde ya da Amerikalı bir KKK özentisi Charleston ya da ABD’nin başka bir yerinde gözü kapalı katliam yaptığında siyasi sözlük yapımı temelinden sarsılır.

Beyaz Amerikalılar için Roof’un eylemini terörizm olarak nitelendirmek, tarihi olarak Afrikalı Amerikalılar, Asyalılar, Latinler ya da son zamanlarda Müslümanlar tarafından işlenen terör olaylarının farklı bir arka planının olduğu gerçeğini kabul etmek anlamına gelir.

Bu durum bazı Amerikalılarda yabancı düşmanlığının kökeninin Yerli Amerikalı topraklarına ilk beyaz yerleşimcilerin gelmeye başlamasına dayandığını gösteriyor. Bunların kafasında -kölelikten günümüze kadar- kendileri dışındaki herkes ucuz iş gücü, bir köle, bir yabancı ya da bir teröristtir.

Sünger gibi bir kelime

Afrikalı Amerikalılar, Tunus, Fransa ve Kuveyt’te son olaylarla ilgili olarak terörizm kelimesi kullanıldığında Charleston katliamının acısını yeniden hissediyorlar.

Bu durum, “terörizm” ibaresinin özellikle ve sadece Müslümanlar için kullanıldığının bir başka delilidir.

Ben daha önce İslam ve Müslümanların nasıl terörizm ve barbarlıkla özdeşleştirildiğini göstermiştim. Bugün, en “ilerici” Batılılar bile, kendi terörizm örneklerinden bahsederken sanki İngilizcede ya da diğer Avrupa dillerinde başka kelime yokmuş gibi, kendi (Hristiyan ya da Yahudi) “fanatiklerine” işaret etmek isterken “cihad”, “cihatçı” ya da “fetva” gibi kelimeleri kullanıyorlar.

Ama “terörizm” ibaresiyle ilgili en rahatsız edici mesele, bunun sünger gibi kullanılan bir kelime olmasıdır. Bu, pek çok sebebi olan sosyal sıkıntıları ifade eder ve bunları sadece İslami ve Müslümanlarla ilgili eylemler altında toplar.

Kuveyt, Fransa ve Tunus’taki üç olayın her birinin birbirinden farklı sayısız sebebi ve içerideki durumla ilgili olarak arkasında özel etkenleri var. Ama sünger kelime “terörizm” bunları Müslümanlar sadece Müslümanlara ait bir özellik olarak sunarak bu saldırıların asıl sebebinin anlaşılması ve saldırıların etkisiz hale getirilmesini önlüyor.

Kaynak: Al Jazeera
Dünya Bülteni için çeviren: Mehmet Şeyhoğlu

Güncelleme Tarihi: 19 Eylül 2015, 10:16
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241