banner279

“TARİHTE LGBT MÜCADELESİNİ HZ. LUT (AS) TEMSİL EDER”

İstanbul Taksim’de gerçekleştiren LGBT yürüyüşünde Ramazan ayına hakaret içerikli pankart açılmasına ve müslümanların ahlakına aykırı görüntüler sergilenmesine tepkiler artarak devam ediyor

“TARİHTE LGBT MÜCADELESİNİ HZ. LUT (AS) TEMSİL EDER”


LGBT'liler Ramazan falan dinlemedi sokak ortasında toplum ahlakını hiçe sayan görüntülere imza attı. İstanbul'da düzenlenen LGBT Onur(!) Yürüyüşü'nde uzun süre konuşulacak büyük rezaletler sahne oldu. Tamamen halkı tahrik etmek için meydanlara dökülen LGBT'liler eylemleri esnasında İslam inancına hakaretler içeren dövizler taşımakla yetinmedi. Halka açık alanda +18'lik ahlaksız görüntüler de sergiledi.  
Açtıkları pankartta  "Şaban’la Recep’in aşkına Ramazan engel olamaz" şeklinde Ramazan ayına hakaret eden ve benzeri görüntülerle toplumun ahlakını hiçe sayan LGBT’lilere Van’da faaliyet gösteren Genç Der Başkanı Fırat Toprak sert tepki gösterdi.
LGBT sözleşmesinin altına imza atarak destek veren HDP ve CHP yapılan yürüyüşte ön sırada yer alarak desteklerini artırarak yinelediler. Ayrıca Gülen ve Doğan Medyası LGBT’lileridestekleyerek söz konusu siyasilerle beraber toplumu ifsat çalışmalarına öncülük etti.
LGBT’lilerin toplumu ifsat eden bir hareket olduğunu ve Müslümanların buna karşı harekete geçmeleri gerektiğini söyleyen Fırat Toprak, LGBT’lilerin cesareti, destekçileri HDP veCHP’den aldığını belirtti.
“TARİHTE LGBT MÜCADELESİNİ HZ. LUT (AS) TEMSİL EDER”

LGBT haklarının savunulmasının artık hak ve batıl mücadelesi olduğunu ifade eden Toprak, “Olaya önce hak batıl perspektifinden bakabiliriz. Kur’an’dan öğrendiğimiz tevhid tarihinde Peygamberler hakkı, karşısındaki kutupta batılı temsil eder. Bu mücadele sürüp gelir. Bu mücadelenin bir halkasını Hz.Lut (as) temsil eder. Onun kavmine karşı yürüttüğü bir mücadele vardır. Bu mücadele tevhid merkezli bir ahlak mücadelesidir. Bu ahlak mücadelesinde insanların fitri olana tabii olana yöneltme vardır. Ancak karşısındaki gürüh insanlıktan çıkmış ahlaksızlığı zirve yapmış bir gürühtur. LGBTİ dediğimiz sapkınlığın kurucu ataları bunlardır. Bugün olan aslında hiçbir şey bugün olmuyordur. Tarihte mutlaka bunun bir karşılığı vardır. Ancak bu karşılık Hz.Lut döneminden sonra günümüze kadar hep bireysel ve  lokal olarak  gelmişken özellikle  20’nci asır cahiliyesinden sebep daha organize daha ciddi sistemli bir ifsat hareketine dönüşmüştür.”şeklinde konuştu.
“MÜSLÜMANLAR BUNU BİR GÜNDEM MADDESİ YAPMALIDIR”
LGBT hastalığını sürekli gündemde tutup insanlara Lut (as)’un kavminden kalmış sapıklığı hatırlatılması gerektiğini vurgulayan Toprak, “Yeryüzünde bir bozgunculuk vardır. Kur’an-ı Kerimde belirtildiği gibi onlarda iktidara geldiğinde onlar ekini ve nesli ifsat ederler. Ekinin ifsadı iktisadın ifsadıdır. Ekonominin bozulmasıdır. Nesli ifsadıda zina, fuhuş her türlü ahlaksızlığı içerirki bu bahsettiğimiz LGBTİ   Lut (as) kavminin sapkınlığı da bunun bir parçasıdır. Yani tarihde Hz. Lut kavminden sonra hiçbir dönemde bu kadar yaygın ve kurumsal bir mahiyet taşımamıştır. Doğal olarak bugün bu meselenin daha ciddi gündeme alınması zorunluluğu vardır. Müslümanlar bunu bir gündem maddesi yapmalıdır. Bir ifsat unsuru bir şer odağı olarak buna karşı bir mücadele vermek zorundadırlar.” şeklinde ifade etti.
LGBT HASTALIĞININ TEDAVİSİ MÜMKÜNDÜR
Bireysel hastalıklar için ‘cinsel terapi tedavisi’ yöntemiyle tedavi edilebileceğini söyleyen Toprak, “Bu onların İslami kimliklerinin kendileri için gerektirdiği bir durumdur. Bu sorun ikiye ayrılırsa biri bireysel biri toplumsaldır. Bir gencin ergenlik çağında yanlış yönlendirmeler ve eğitimle bir yanlış cinsel tercihi kullanması olayı bireysel bir hastalıktır. Buna karşı merhametle tedaviye dönük bir tavır geliştirme gerekir. Çünkü burada bu genç çeşitli saiklerle bir yanlışa düşmüştür. Buna karşı cinsel terapisi diye bir tedavi yöntemi vardır. Yani bu bireysel hastalıkların tedavisi mümkündür. Ancak bu işi LGBT diye bir davaya dönüştürüp bunun aktivisti olup bunun için dernekler kurup ve etkinlikler düzenleyip bunun mücadelesini veren güruha karşıda Müslümanların duruşu bireysel duruş gibi olmamalıdır. Ona karşı yine aynı şekilde aktiv kötülüge karşı aktiv iyiliğin tarafı olarak müslümanların mücadele etmesi gerekmektedir.” ifade etti.
LGBT’Yİ YAYGINLAŞTIRAN VE HİMAYE EDEN BİR ANLAYIŞ VARDIR
Burada HDP ve CHP’nin LGBT’yi tanıyıp koruduğuna vurgu yapan Toprak, “Bu manada günümüzde şuana kadar hiç görmediğimiz organize örgütlü bir ifsat ve ahlaksızlık cereyanı vardır. Bu türleri yaygınlaştıran koruyan himaye eden bir anlayış vardır. Bizlere efendim bunlarda insan bunlarında hayat hakkı vardır. Kimsenin  buna karşı çıktığı yok. Bu insanlar rehabilite edilmelidir. Zaten biz olaya bir hastalık olarak bakıyoruz. Bu hastalığın tedavi edilmesi gerektiğini belirtiyoruz. Ancak siz bunu yaygın bir ahlaksızlık olarak gündeminize taşıdığınız zaman durum değişir. Müslümanlar buna karşı aktiv bir islah mücadelesi vermek zorundadır. Çünkü hak batıl mücadelesi aynı bir islah mücadelesidir. Kötülüğü izale etmek iyiliği ikame etmekten önceliklidir. Biz bunun için bunları öncelikli olarak gündemimize alıp bu mefsedetle bu kötülükle mücadele etmek zorundayız.” şeklinde çağrıda bulundu.
“ONURSUZLUĞA ONUR YÜRÜŞÜ DİYORLAR”
LGBT’lilerin son olarak taksimde İslam’a yönelik dövizler açtığına dikkat çeken Toprak, “Her kitlesel yürüyüş yaparak ahlaksızlıklarını dayatmaya çalışıyorlar. Bu topluluk, toplumun ahlakını tahrip etmektir. İslam’i mücadelede bir ahlak mücadelesi olduğu için buna karşı durmak durumundadır. Ramazan hakaret eden pankartları açmaları bu olayın bireysel bir günah olmaktan çıkıp İslam’a karşı bir ahlaksızlık saldırısı olarak hücum ettiğinin en açık bir göstergesidir. Bu olaylar bizlere bir sorumluluk yüklüyor. Müslümanların bunlar karşı mücadele etmesi gerekir. Herkes kendi çocuklarını uyarması gerekir. Çünkü internet gibi iletişimin çok yoğun ve kuralsız olduğu bir dönem yaşıyoruz. Batılı telaki istediği kötülüğü işler ve bunu özgürlük kılıfına sokmaya çalışır. Karşımızdaki yoğun bir ifsat hareketidir. Onların özgürlükle tarif ettiği ile bizlerin özgürlükle tarif ettiğimiz bir değildir. İslam düşüncesinde özgürlük Allah’a kul olmak ve teslim olmaktır.” şeklinde ifade etti.
“İSLAM DÜNYASINDA İŞİD ÜZERİNDEN MÜSLÜMANLARA BİR DÜŞMANLIK ÜRETİLİYOR”
Doğan ve Gülen medyası Türkiye’nin İslamlaşıp şeriata kayacak endişesi olduğu için LGBT’yi desteklediğini söyleyen Toprak, “Türkiye de İslami kesimin son 12 yıldır  rahat ettiğini görüyoruz. Baskılardan uzak kendi tebliğini insanlara ulaştırma noktasında alan açıldığını biliyoruz. Bazı medya grupları bu durumu kendilerince Türkiye’nin İslamlaşması şeriata kayması olarak algılıyorlar. İslam karşıtlığını Ak Parti üzerinden tescilliyorlar. İslam dünyasında İŞİD üzerinden Müslümanlara bir düşmanlık üretiliyor. Aslında bu durum bir sakat güruhun yapmış olduğu uygulamara duyulan bir tepki olmaktan çıkıyor. Artık İslam düşüncesine yönelik bir tepkiye dönüşüyor. Bu medyacılar olayı sadece bir siyası parti ile mücadele etmek olarak görmüyorlar. İslam düşüncesi ile mücadele olarak görüyorlar.” dedi.
“KİMSE İSLAMİ DEĞERLERE HAKARET EDEMEZ!”
Doğan ve Gülen medyasını LGBT’ye verdiği desteklerin önüne geçilmesini ve bu konuda yetkilileri göreve çağıran Toprak, “Kimin kiminle hesabı varsa görsün ancak kimse islami değerlere hakaret edemez. Ramazan ayında LGBT sapkınlığını yaygınlaştırmaya çalışmak Müslüman’ın sinir uçlarına dokunmaktır. Müslümanları mutlaka böylesi bir duruma tepki göstermesi gerekir. Bunların bu kadar cesur hareket etmesinin sebebi medyanın onlara arka çıkmasındandır. İfsadın organize bir şekilde olması kabul edilemez. Kürdistan LGBT adı altında ahlaksızlığı yaygınlaştırmak için bir üst çatı oluşturulmaya çalışılıyor. Dernek kuruluyor, çatı kuruluyor ve medya destek veriyor. Toplumsal yapı içinde gençlerimizin çoğu da din ve ahlaktan yoksun yetişdiği için bu tür söylemlerden etkileniyorlar. Bunun için medyanın kontrol edilmesi gerekir. Yönetimin böyle bir sorumluluğu vardır. Günümüzde o kadar çok kötülük odakları var ki geleceğimiz adına endişe taşıyoruz. Dolayısıyla nesil ehemmiyetinin sağlanması gerekir.”şeklinde ifade etti.
LGBT’NİN ARKASINDA HDP VE CHP VAR
HDP ile CHP’nin LGBT sözleşmesini imzalayarak onlara destek verdiğini ve çocuk edinme haklarını talep ettiğinin altını çizen Toprak, “Bu ahlaksızlığını yaygınlaştırılmasında medya ayağı olduğu gibi birde siyasi ayağı vardır. LGBT sözleşmesi var. Bu da bu bireylerin haklarını koruma sözleşmesidir. Bu sözleşme sadece bir hayat hakkını içerimiyor. Aynı zamanda evlilik hakkını içeriyor. Bu sapıklıkların çocuk edinme hakkını içeriyor. Bu siyasilerde bunu sağlayacağına dair söz veriyor. Özellikle HDP ve CHP’li milletvekillerinin buna imza atmasını doğrusu yadırgıyoruz. Bir anlamda bu malum partilerin gelenekleri odur. Sol-Sosyalist gelenek bunu insan hakları mücadelesi olarak görüyor. Hak batıl mücadelesi burada kendini gösteriyor. Bu manada siyasetin bunların arkasında durması bunları öne çıkarıyor.” şeklinde konuştu.
KÜRT HALKINA UYARI!
İslam’i hasasiyeti olan Kürtlerin bu LGBT hastalığını görüp “insan hakkı” şeklindeki savunmalardan vazgeçilmesi gerektiğini vurgulayan Toprak, “Kürtler uyuşturucu mücadelesine verdikleri önemi LGBT içinde göstermelidirler. LGBT meselesine toplumda yaygınlaştırma amaçlı olarak bunu kendine dava olarak kabul etmiş kişilere karşı İslam’i kalkışla mücadele edilmesi gerekir. Kürt halkı bunları iyice değerlendirmesi gerekir. Kürt halkı maalesef bunları yeterince bilmiyor. Her ne kadar politik seviyesi yüksek olsada tek taraftan beslendikleri için olayları tahlil edemiyor. Bu manada bizlerin eleştirilerini de insan haklarıdır deyip savuşturarak onları savunmaya yöneliyorlar. Bunları savunanlar yarın kendi çocukları da LGBT’li olma tercihinde bulundukları zaman acaba ne diyeceklerdir? Halkımızın Kürt milliyetçiliğinin arkasına sığınarak gelen bu fesat şebekesine karşı uyanık olması gerekiyor.” diyerek, bu konuda Kürt halkına uyarıda bulundu.




Haber Kaynağı: VAN OLAY GAZETESİ Özel Haber / Van Olay
Güncelleme Tarihi: 01 Temmuz 2015, 12:38
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241