banner279

Tandoğan, şehir içindeki ahırların yıkımını yorumladı

Van'da bir süredir, şehir içinde kalan ahırların yıkımı konusunda adımlar atılıyor. Vali Mehmet Emin Bilmez başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, şehir içinde kalan ahırların yıktırılması kararı alınmıştı. Bu karar sonrası merkez ilçe belediyeleri harekete geçmiş ve ahır sahiplerine 'ahırlarını boşaltmaları' yönünde tebligat göndermişti. Ahır sahipleri için tanınan sürenin sona ermesinin ardından ahır yıkımları da peyder pey yapılıyor. Büyükşehir içinde, turizm kentinin merkezinde ahır olamayacağını dile getiren birçok kesim alınan bu karara destek sunuyor. Ancak destekleyenlerin yanı sıra, karara temkinli yaklaşan ve doğru bulmadığını söyleyenler de oluyor. Objektif yaklaşmanın gereği olarak bu görüşleri de olduğu gibi aktarıyoruz.

Tandoğan, şehir içindeki ahırların yıkımını yorumladı

Şehir içindeki ahırların yıkımını yanlış bulduğunu söyleyen Van Arıcılar Birliği Başkanı Halil Tandoğan, kenar mahallelerde hayvancılık yapılmasının bir sakıncası olmadığını dile getirdi.

Tandoğan, konuya ilişkkin olarak şu ifadeleri kullandı; "Biz Van olarak büyükşehir olduk ama maalesef evrak üzerinde olmuk. Yani kentin çevre yolu, stadı, imar planı, çevre düzeni vb. bizim kafa yapımız büyükşehire uygun değil. Büyükşehir olduktan sonra da hayatımızda hiçbir şey değişmedi, sadece elektrik, su ve doğalgaz faturalarımız yükseldi. Dediğim gibi büyükşehir evrak üzerinde değil de kafa yapısıyla olmalı. Ahırlarla ilgili mesele de yıllardır tartışılan bir konu. Şimdi siz şehir merkezinde bulunan Cumhuriyet, Bahçıvan ve Halilağa Mahallelerinde isteseniz de istemesenizde hayvancılık yapamazsınız ama kenar mahalle dediğimiz Eminpaşa, Selimbey, Süphan, Bostaniçi ve Karpuzalan gibi yerleri de merkez mahalle sayarsanız yanlış yaparsınız. Emin Paşa dediğimiz mahallede halen gidilmemiş arazileri var, denize doğru çok mesafesi var. Burada oturan vatandaş 2 veya 3 hayvan besliyorsa, öğrencisini okutuyorsa, evini geçindiriyorsa bundan kimseye zarar yoktur. Çünkü orada yerleşim alanı yok, kamu binaları yok, nüfus yoğunluğunun olmadığı bir yer. Büyükşehir olmakla bu adamın buralarda hayvancılık yapmasıyla ne alakası var? İstanbul’un kenar mahallelerinde de hayvancılık yapılıyor. Bu nedenle ben buna karşıyım, sanki tüm sorunlarımızı hal ettik, çevre yolumuzu bitirdik, imarı bitirdik, diğer sorunlarımızı bitirdik, tek sorunumuz bu mahallelerdeki ahırları yıkmak kaldı? Var olan işsizliğe yeni işsizler ekleniyor, bu nedenle ben buna karşıyım. Biz Halilağa Mahallesi Eski Emniyet aşağısında oturuyoruz. 90’lı yılların başında metrelerce uzunluğunda ahırlarımız vardı, biz Suudi Arabistan’a koyun ihracatı yapardık, şimdi zaten kendi kendine yok oldu gitti. Bizim sofra değerimiz besin değerimiz zaten düşmüş, biz şuan memlekette süt bulamıyoruz. Kenar mahallede arazisi olan varsa bırakın hayvancılık yapsın. Diyelim ki siz adamın elinden hayvanını aldınız, sattırdınız veya bıçak altına gönderdiniz, sonra bu adama istihdam için ne imkan tanınacak? Ya da, büyükbaş hayvanın yerine adama al sana bu kadar koyun, git köyünde hayvancılık yap denilecek mi? Hayır. Onun için üreticinin hakları korunmalı, üretici kendisine çalışmıyor sonuçta, kamuoyuna çalışıyor, bu da önemli. Benim bu konudaki fikrim de bu şekilde." 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241