banner279

“SESSİZ KALMAYACAĞIZ“

Türkiye'nin gündeminden düşmeyen HES projelerinin yarattığı tahribatlara yönelik eleştiriler sürerken, Van Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Başkanı Murat Demir, gazetemize önemli açıklamalarda bulundu. Muradiye'de bulunan Şeytan deresinin üst kısmına, Çatak'ta Kani Spi civarına, Erciş'in Zilan deresine ve Gürpınar'a yapılması planlanan ve yapılan HES'leri değerlendiren Demir, HES'lere karşı sonuna kadar mücadele edeceklerini, çünkü bu projelerin telafisi ve geri dönüşümü mümkün olmayan tahribatlar yaratacağını belirtti.

“SESSİZ KALMAYACAĞIZ“
 Haber: Fazıl ERÜŞ

Türkiye'nin birçok yerinde olduğu gibi Van'da da yapılması planlanan Hidro Elektrik Santralleri (HES) gündemdeki yerini koruyor. Türkiye'nin gündeminden düşmeyen HES projelerinin yarattığı tahribatlara yönelik eleştiriler sürerken, Van ZMO Başkanı Murat Demir, Muradiye'de bulunan Şeytan deresinin üst kısmına, Çatak'ta Kani Spi civarına, Erciş'in Zilan deresine ve Gürpınar'da yapılması planlanan HES'lerin yaratacağı olumsuzluğu değerlendirdi.

"CANLILARIN SUYA ULAŞIMI ENGELLENECEK"
Türkiye'de ve özellikle bölgede uygulanacak HES'lerin büyük bir tehdit olduğunu belirten Demir, "Sanayileşme ile ortaya çıkan enerji ihtiyacının karşılanması için kaynak arayışı, geçmişten günümüze politik, sosyal ve ekonomik sorunlara neden olmaktadır. Günümüzde ekonominin şah damarı olarak kabul edilebilecek olan enerji kaynaklarına ulaşma amacı beraberinde emperyalizmi ve sömürgeciliği getirmektedir. Emperyalizmin, kapitalizmin sermaye birikimi arayışı içerisinde uyguladığı bir işgal, talan veya yağma şeklinde belirdiği ve süreç içinde değişerek devam ettiği söylenmelidir. Emperyalizm giderek, ekonomik düzen, üretim ilişkileri ve genel siyasal sürece ek olarak kültür, çevre ve yaşam alanlarına da etki eden bir rol oynamaktadır. Emperyalist güçler için kömür, petrol gibi fosil kaynaklara sahip olma isteği; günümüzde su kaynaklarına sahip olma ve su kaynaklarını politik, ekonomik bir güç olarak kullanma şeklinde dönüşmüştür. Günümüzde içme suyu kaynaklarının tükenişi, suya adaletsiz erişim ve suların şirketlerin kontrolüne geçmesi nedeniyle su kaynaklı üç temel tehdit gelişmektedir. Özellikle HES projeleri ve barajlar ile suyun kalitesi bozulmakta, su kullanım hakkı şirketlere verilmekte ve insanlar ile canlıların suya ulaşımı engellenmektedir" dedi.

"GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYACAK"
Doğada akan nehirlerin artık kapitalizmin kontrolüne girdiğini vurgulayan Demir şunları söyledi:
"HES projeleri ve barajlar ile elektrik enerjisi üretilmekte, bu enerji sanayi kuruluşlarına ve büyük alış veriş merkezlerine iletilmekte, nehir suları yapay göllerde bekletilmekte veya kontrollü bir biçimde içme suyu olarak satılmaktadır. Barajlar ile çevrilmiş bir nehir, doğası gereği kapitalizm ile doğa arasındaki uzlaşmaz gerilimleri ve yoğun çelişkileri yansıtır. Bu durum büyük barajlar ile nehirlerin kontrol edilmesini, hidrolik kaynakların belirli güçlere aktarımını, endüstriyel tarıma yoğunlaşmayı, çevre maliyetlerini topluma ödetmeyi ve yerel su yönetim yapılarını ele geçirme gibi kapitalizme uygun süreçler içermektedir. Barajlar ve HES'ler konum ve boyutlarına göre akarsuların doğal akışı ve yapısını değiştirir. Bu durum su kalitesinin bozulması, canlıların yaşam alanlarının tehlike altına girmesi, fiziki, biyolojik, sosyo-ekonomik, ekonomik verimsizlik gibi doğal özelikleri tahrip edip, pek çok canlı türünün yok olması gibi ciddi sorunları gündeme getirmektedir. 'Doğa Derneği ve Atlas Dergileri', Türkiye de az bulunan ve tehlike altındaki canlı türlerinin yaşadığı 266 önemli doğa alanını belirlemiştir. Planlanan bütün baraj ve HES'lerin uygulanması halinde, bu alanlarda yaşayan nadir canlıların önemli bir kısmının nesli, geri dönüşü olmayacak biçimde tükenecektir."

"SESSİZ KALMAYACAĞIZ"
Doğa katliamlarına karşı asla sessiz kalmayacaklarını belirten Demir, son olarak şunları kaydetti:
"Bu nedenlerle; İlimizde yapılan ve yapılması planlanan HES'lere yönelik TMMOB Van bileşenlerince oluşturulan teknik heyet ile Erciş ilçesi Zilan havzasında yapılan çalışma ile yaratılacak doğa ve tarih katliamına yönelik tespitlerimiz raporlaştırılmış ve kamuoyuna da sunulmuştur. Ancak teknik raporumuza rağmen programları aksatılmadan devam etmektedir. Kaldı ki Muradiye ilçesinde yapılan HES sonrasında, yasa gereği suyun akış yönünde serbest kalması gereken can suyunun dahi bırakılmadığı, ilimizin önemli turizm alanlarından olan Şelale bölgesinin katledildiği yine değişik zamanlı keşiflerimiz sırasında tespit edilmiş ve ilgili kurumlara yazı ile bildirilmiştir. Alınacak tedbirlerin ve yasada karşılığı olan cezaların uygulanması yönünde tereddüt edilmemeli. Bu katliamın kamuoyuna ifşa edilmesi elzemdir. Denetim eksikliği ve yetersizliğinin aşikâr olduğu ilimizde yapılacak olan tüm HES'lerin aslında sadece ilgili bölgeyi değil, kirlenmiş olan suların, Van gölünde yarattığı tehdidi görmek gerekmektedir. İlimiz ekonomisi ve tanıtımında katkısı tartışılmaz inci kefaline, akarsularımıza HES yaparak sahip çıkılamayacağını, HES'lere geçit veren ilgili kurumların iyi bilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede; ZMO Van Şubesi olarak doğa katliamlarına karşı asla sessiz kalmayacağımızı ve ilimizde keşiflerimize devam ederek doğaya karşı işlenen tüm suçları kamuoyuna sunacağımızı ilan ediyoruz."

Kaynak / Editör: Prestij Haber Merkezi - Fazıl Erüş

Güncelleme Tarihi: 24 Mart 2015, 10:03
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner241

banner140