banner279

Seçim analizi

Abdullah Şanlıdağ

Seçim analizi
 Acısıyla tatlısıyla bir 24 Haziran seçimlerini daha geride bıraktık. Bu yazı kaleme alınırken oy verme işlemi devam ediyordu. Siz bu makaleyi okurken de muhtemelen sonuçlar belli olacak. Milletin tercihine saygı duymak gerekir. Herkes seçim takvimi boyunca konuştu, icraatlarını anlattı; Millet İttifakı’nın liderleri yakıp yıkmaktan dem vurdu. Ak Parti ise bugüne kadar yaptıklarını ve yeni sistemle neler yapacağını deklare etti. En önemlisi de; “yaparsa yine Ak Parti yapar” dedi.

AK parti normal seçimlere bir yıldan fazla zaman varken erken seçim kararına evet dedi. Yani bir nevi feragat etti. Şartların ve özellikle Ortadoğu sorunu ile terörle mücadelenin erken seçimi zorunlu kıldığını söyleyen Ak Parti belki de haklıydı. Cumhur İttifakı ile yola çıkıldı. Baraj kaldırılmadı lakin ittifaklar baraj sorununu ortadan kaldırdı. Meclis, bir öncekine göre çok renkli olacak. Erdoğan ve Binali Yıldırım, seviyeli bir seçim çalışması yürüttüler. “Bay Muharrem ve bay Muharrem” ifadeleri her ne kadar kimilerince itibarsızlaştırma olarak değerlendirilse de siyasette bu tür söylemlerin normal olduğunu söyleyebiliriz. “Gel bakalım Muharrem!” denilerek sahaya sürülen İnce, belki de ömrü boyunca hiç kullanmadığı dini kavramlarla tanıştı, tabanının hoşnutsuzluğuna rağmen zaman zaman dindarları da memnun edecek söylemlere sarıldı. Herkes kendi kabuğunu yararak değişime ayak uydurdu. Başörtü ve İmam-Hatip düşmanı CHP, başörtüsüne özgürlüğü kendilerinin getirdiğini, İmam-Hatiplerin birçoğunun kendileri tarafından açıldığını söyledi. Ak Parti milliyetçi söylem ve ırkçılığa yaslanmadan MHP ile birlikte hareket etti. MHP, milletin ve devletin bekası uğruna Erdoğan’a destek verdi. Fetö’nün projesi Akşener CHP’den 15 vekil aşırmakla kalmadı, devletten de seçim payı aldı. Başlangıçta İnce’yi yenebileceğini ön görüyordu ama hayal kırıklığına uğradı. PKK’nın siyasal ayağı HDP, seçimlere ittifaksız girdi ancak diğer partilerle anlaşarak, lideri cezaevindeki lideriyle bir çalışma yürüttü. Saadet Partisi ise CHP’nin açtığı, liberalleri, solcuları, Fetö’cüleri memnun eden bir siyaset yürüttü.

İlk defa 24 Haziran 2018’de, cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği için iki ayrı oy kullandık. Bu seçim dönemi aynı zamanda 16 Nisan 2017 referandumuyla kabul edilen ve bugüne kadar kısmen uygulamaya koyulan yeni anayasanın tamamen yürürlüğe girmesine vesile olacak.

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği için iki ayrı oy pusulası ve sandık kuruldu. Milletvekilliği seçimi oy pusulalarında, parti ittifakları özel olarak belirtildi. Mesela “Cumhur İttifakı” ibaresinin altında AK Parti ve MHP’nin logoları ayrı ayrı yer aldı. Seçmen tercih ettiği partinin kısmına mühür bastı, ancak oyların sayımı esnasında iki partinin aldığı oy toplanarak ittifakın hanesine yazıldı. Sonuçlar hayırlı olsun. Dedik ya, milletin tercihine saygı duymak gerekir.

Şimdi TBMM’deki milletvekili 600 oldu. Artık Başbakanlık makamı yok Cumhurbaşkanı yürütme erkinin başına geçecek. Yetkileri büyük ölçüde artacak olan Cumhurbaşkanı bakanları atayabilecek ve yürütme yetkisine ilişkin konularda kararname çıkarma yetkisine sahip olacak. TBMM’nin ise Bakanlar Kurulu’nu denetleme yetkisi elinden alınacak. Parlamentonun yapısı önemini koruyor. Bir sonraki yazımızda 24 Haziranın sonuçlarını ele alırız. 

Güncelleme Tarihi: 25 Haziran 2018, 10:14
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241