banner279

“SEBEPLER...“

Van'da son aylarda yaşanan intihar vakaları gündemdeki yerini korurken, biran önce gerekli çalışmaların yapılması isteniyor. Son üç ayda yaklaşık 20 kişinin intihar ettiği Van'da, Sivil Toplum Örgütleri'nin (STÖ) sessizliği tepki topluyor. 'Bir yerden başlamak gerekir' diyen Van Baro Başkanı Murat Timur, "Bu çok yönlü bir problem. Dolayısıyla Van Barosu başta olmak üzere bütün STÖ'lerin sorumluluk alması kaçınılmazdır" dedi. Öte yandan Timur, "İntiharlardan hem devlet, hem de toplum sorumludur" ifadelerini kullandı.

“SEBEPLER...“
 Haber: Fazıl ERÜŞ

Van'da Mart ayından Haziran sonuna kadar 20'den fazla kişi intihar etti. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Van Baro Başkanı Murat Timur, "Bunları sadece intihar olarak da değerlendirmemek gerekir" dedi. Van'da son aylarda yaşanan intiharlar gündemdeki yerini korurken, Sivil Toplum Örgütleri'nin gerekli çalışmaları yapmadığı eleştiriliyor. Başkan Timur, "Şunu tüm samimiyetimle söyleyebilirim; Van'da birkaç kurum dışında hiçbir kurum ciddi bir sorumluluk almadı." ifadesini kullandı.

"SORUMLULUK ALTINDAYIZ"
Van'da son aylarda yaşanan intihar artışını değerlendiren Timur, "Van'daki kadın intiharların büyük bir kısmı ya yaşı küçükken evlendirilen çocuklar ya da zorla yapılan evliliklerden kaynaklıdır. Bunların oluşturduğu travmaları da hepimiz biliyoruz. Van'da ayda ortalama en az birkaç intihar gerçekleşiyor. Bu intiharların sorumluluğunda da toplum ve devletin çok ciddi rolü var. Bunda toplum olarak hepimiz sorumluluk altındayız. Devlet olarak sorumluluk altındayız. Bunun vicdani ve ahlaki sorumlulukları çok fazla. Bunları sadece intihar olarak da değerlendirmemek gerekiyor. Bu kadar göz göre göre gelen intiharlar, belki de cinayet dışında başka bir tanımlama gerektirmiyor" dedi.

"BİR YERDEN BAŞLAMAK GEREKİYOR"
"Ortak bir çalışma yürütmekte fayda var" diyen Timur, "Kadın intiharları sadece bir Sivil Toplum Örgütünü, bir kadın derneğini ya da sadece bir Baro'yu ilgilendiren durum değildir. Kadın dernekleri elbette burada önemli rol oynuyor. Ancak Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü başta olmak üzere bütün STÖ'ler ortaklaşa bir çalışma yürütmeli. Amaç sadece intihar eden, öldürülen veya cinayete kurban giden birisi ile ilgili yargılamada destek sağlanması olayı değildir. Ya da bunların ailelerine psikolojik, sosyal destek vermek olayı değildir. Esas olan; bu kentte kadın intiharları neden yaşanıyor? Ya da intiharlar neden yaşanıyor? Bunun ciddi bir şekilde bahsettiğim kurumlarla birlikte bilimsel bir şekilde araştırılması, sebep sonuçlarının ortaya konulması kaçınılmazdır. Kısa süreli bir çalışma değil belki yılları gerektirecek bir çalışma olacak bu. Bir yerden başlamak gerekiyor. Bu konuda kadın merkezli STÖ'ler en büyük sorumluluğu üstelenmiş durumda. Ortak bir çalışma yürütmekte fayda var" ifadelerini kullandı.

"SEBEPLER..."
İntiharların nedenlerine de değinen Timur, şunları söyledi:
"İntiharların birçok nedeni var. Bu bölge ciddi bir çatışmalı süreç yaşadı. Çatışmalı sürecin tüm sonuçlarını aslında oturup ciddi bir şekilde değerlendirmek gerekiyor. Bu çatışmalı sürecin, savaşın getirdikleriyle bağlantılı olarak ekonomik açıdan insanların yaşamış olduğu mağduriyetler, bunların hepsi ciddi bir şekilde kadın intiharlarına etkide bulunuyor. Erkek egemen bir yaşamın içerisindeyiz. Bu erkek egemen yaşam içerisinde kadınların çok ciddi bir şekilde şiddete uğradığını da biliyoruz. Baro'nun adli yardım bürosuna yapılan başvurulardan bunu gözlemleyebiliyoruz. Ayrıca çocuk yaşta evlilikler ilerleyen süreçte intiharlara dönüşebiliyor. Çocuk yaşta evlilikler ve zorla evlilikler bu bölgenin bir gerçeği ve intiharların nedeni olarak görülebilir."

"SORUMLULUK ALMAYA HAZIRIZ"
Baro olarak sorumluluk almaya hazır olduklarını vurgulayan Timur, son olarak şunları kaydetti:
"Şunu tüm samimiyetimle söyleyebilirim. Van'da birkaç kurum dışında hiçbir kurum ciddi bir sorumluluk almadı. Bir yerden başlamak gerekiyor. Van'da da başta Baro olmak üzere bütün STÖ'lerin bir sorumluluk alması gerekiyor. Bu çok yönlü bir problem. Bunun hukuki boyutu var, bu Baro'yu ve Cumhuriyet Başsavcılığı'nı ilgilendiriyor. İşin ekonomik boyutu var, bu Ticaret Odasını ilgilendiriyor. İşin sağlık kısmı var, Tabip Odasını ilgilendiriyor. İşin devlet yönü var, bu da Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünü ilgilendiriyor. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü bu konuya biraz daha bağımsız bakacak bir kurum olmalı. Sonuç olarak el birliğiyle, sivil toplum örgütü olsun, diğer kurum ve kuruluşlar olsun bu hayati konuda zaman kaybetmeden birşeyler yapmalıyız. Şunu, bunu yapıyoruz dememek lazım. İntihar olayları devam ettiği sürece az şey yapıyoruz ya da hiçbir şey yapmıyoruz demek gerekiyor. Bu probleme dur deyinceye kadar ortak bir çalışma yapmak zorundayız."

Kaynak / Editör: Prestij Haber Merkezi - Fazıl Erüş
Güncelleme Tarihi: 15 Haziran 2015, 10:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241