banner279

Oysa ki, sorunlar zor olmasa sorun olmazlardı.

Bir ülkede yönetilenler ne kadar hantal ukala olurlarsa yönetenlerin işi o denli kolaylaşır.

Oysa ki, sorunlar zor olmasa sorun olmazlardı.
 SORGULAMAK VE SORGULANMAKTAN KORKULMAMALIDIR!.

İnsan cansız bir aynanın karşısına geçip baktığında kendisini görür. Hemen, hemen her insan sabah kalktığında lavabodaki aynanın karşısına geçerek saçına ve elbiselerine bir çeki düzen verir öyle çıkar toplumun içerisine.  İyi ve temiz görünmek, çevresindeki insanlardan uyarı almamak, komik duruma düşmemek için yapar bu eylemini.

Toplumlar da siyasetçilerin aynası konumundadırlar. Her ne kadarda yöneticiler toplumun aynasıdır dense bile biz bunu birde tersinden okuyalım. Toplum kendisini yönetmesi için seçtiği, görevlendirdiği kişileri karşısına alıp hatalarını yanlışlarını yüzlerine söylemez, onları ikaz etmezse tıpkı lavabodaki cansız ayna gibi, onlar kendilerini hap doğru olarak kabul eder ve görürler.

Cansız aynanın karşısında tepki almamak için kendisine çeki düzen verme ihtiyacı hisseden insan, canlı bir ayna olan toplum karşısında kendisini hayda, hayda düzeltme ihtiyacı hisseder, yeter ki canlı ayna eleştiri yapıp ikazını yapabilsin.

Bir toplumda yönetici olsun bürokrat olsun, sade vatandaş olsun insan olmanın gereklerini yerine getirmek zorundadır, toplumun inançlarını kullanarak yönetimi ele geçirinceye kadar kendisini toplumdan biri gibi gösterip toplumdan ayrıldığında ise kendi bildiğini okumaya başladığında ona ayna konumunda olması gereken toplum kendisini sorgulamalıdır.

Milletin halkın beklentilerini dile getirip öte taraftan da toplumla alay edercesine toplumun sorunlarını görmezden gelip sorunları çözmüyorsa burada yine canlı ayna konumunda olan toplumun tüm bireyleri kendilerini sorgulamalı ve hatanın kendisinde olduğunu kabul etmelidir.

Bir ülkede yönetilenler ne kadar hantal ukala olurlarsa yönetenlerin işi o denli kolaylaşır. Yönetilenler olarak mutlaka sorgulama yapmalıyız, biz yönetilenler sorgulamaz hak ve menfaatlerimizin neler olduğunu bilmez ve istemezsek yönetenler her şeyin güllük gülistanlık olduğu zehabına kapılır ve toplumdan habersiz olurlar.

Hiçbir yönetici, insanlık hasletinden olmayan yalan, emanete hıyanet ve verdiği sözü tutmama gibi eylemleri yapamaz. Eğer bunu canlı ayna olan toplumun gözleri içine baka, baka yapıyor ve işliyorsa, kendisine verilen emaneti kötüye kullanıp yaptıklarına devam ediyorsa burada gene ayna kendisini sorgulamalıdır.

Çünkü kendisini idare edecek olan kişi veya kişilere gerekli uyarıyı yapmamıştır. İdareciler için ayna konumda olan toplum mutlaka değişimi sağlamalıdır kendisine zoraki olarak kabul ettirilmek istenen demokrasi, çağdaşlık ve laiklik gibi kavramları sorgulamalı onları içi boş bir kavram halinden çıkarıp anlam ve içeriklerine ivme kazandırmalıdır.

Nasıl ki, yol yapan mühendisin, önündeki arazi parçasının engebelerinden şikâyet etmesinin anlamı olmadığı gibi. O mühendis için yolun araziye uygun biçimde planlamasından başka hiçbir seçenek yoktur bu onun görevidir.

Bir siyasetçi içinde ülkenin sorunlarından veya atanmışlardan şikâyetçi olmaya hakkı yoktur o zaten bunları düzeltmek halkına refah bir hayat sağlaması için seçilmiştir. Demokratik bir yönetimde halkın hür iradesinin tam anlamıyla yönetime yansıdığı söylenemez. Böyle bir yönetimde çoğunluğun en doğru kararları vereceğine inanılır, oysa bu çoğunluk sistem içerisinde devamlı güçten yana tavır almaktadır ve bu güne kadar da böyle olagelmiştir.

Belirli dönemlerde işlerine geldiğinden dolayı halk baş tacı edilir, oyunun bir tarafında halk varken diğer tarafında ise kimlerin seçilebilecekleri belli olanlar vardır. Bu olgu ve kurallar halka istediği yemeği yeme hakkından ziyade önüne konulanlardan yeme özgürlüğü vermektedir. Buda kaçınılmaz olarak seçilenlerin halka karşı bir sorumluluklarının olmadığı anlayışını yerleştirmektedir.

Halkın sorunlarını çözme anlayışı ile yola çıkılmasına rağmen başarısızlıklarını daha işin başında örtbas etmek için işi yokuşa sürer sorunların zorluğundan bahsetmeye başlarlar. Oysa ki, sorunlar zor olmasa sorun olmazlardı.

Halk denetim mekanizmasını kendi elinde bulundurma zorundadır eğer bu denetim mekanizmasını da kendisi adına başkalarına tevdi ederse tevdi ettiği kişiler mevcut statükoya yaranmak için halkın kendisinden uzaklaşabilir, halkı kendi çıkarları uğuruna harcayabilirler.

O nedenle halk denetim mekanizmasını elinde bulandırmak seçilenleri her platformda sorgulamak zorundadır. "Sorgulamaktan ve sorgulanmaktan korkulmamalıdır" ki, hem ayna(toplum) hem de aynanın karşısına çıkan siyasetçi cesur olup iş yapabilmelidir. Ayna(toplum) lavabodaki ayna gibi şeffaf olmalı kendisini görmek isteyene net bir şekilde göstermelidir. Aksi halde hem toplum, hem siyasetçi, hem de ülke zarar görür.

Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.

Güncelleme Tarihi: 14 Temmuz 2015, 16:21
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner241

banner140

banner306