banner259

OBAMA-PUTİN GÖRÜŞMESİ, ÇİN FÜZELERİ, DAEŞ’İ DESTEKLEYENLER LİSTESİ…

Nedret ERSANEL

OBAMA-PUTİN GÖRÜŞMESİ, ÇİN FÜZELERİ, DAEŞ’İ DESTEKLEYENLER LİSTESİ…
 Hollande; “Üzülerek söylüyorum ki, Fransızları Fransızlar vurdu.” Değil.. Paris’te terör eylemlerinin seçildiği bölgeye dahi bakılsa mesele anlaşılır; “Parisian”leri gettolar/varoşlar vurdu.. Terör örgütlerinin Suriye’de “bir-hedef” olarak toplanmasını teşvik eden akılla tokalaşmayı istiyor musunuz, istemiyor musunuz?..
Son dönem tarihinin en büyük askeri koalisyonu derleniyor ve tam burnumuzun dibine-bizim de katılımımızla-yığılıyor…
IŞİD/DAEŞ burada, Rusya’nın istemedikleri/ödü koptukları Kafkaslardan “cihada” hem de koşarak burada, PKK/PYD burada, bölge ülkelerinin kimi “uzantıları”, hepsinin sayısız üst yüklenicisi ile taşeronu da burada.. Toplanıyor!
Paris?..
Suriye mültecilerini almak veya almamak için mazeret miydi yoksa Avrupa’daki tüm Müslümanları, “alttakileri” göndermek için miydi?
Hollande; “Üzülerek söylüyorum ki, Fransızları Fransızlar vurdu.”
Değil.. Paris’te terör eylemlerinin seçildiği bölgeye dahi bakılsa mesele anlaşılır; “Parisian”leri gettolar/varoşlar vurdu..
Terör örgütlerinin Suriye’de “bir-hedef” olarak toplanmasını teşvik eden akılla tokalaşmayı istiyor musunuz, istemiyor musunuz?..
VİYANA-PARİS-ANTALYA: HÂLÂ MİNİ HARİTA
Dört olay.. Viyana toplantısı.. Paris saldırısı.. G-20 zirvesi ve.. Türkiye’nin Çin’le yürüttüğü ama toptan iptal ettiği, ulusal güvenliğin tepe noktası, “Uzun Menzilli Füze Savunma Sistemi” ihalesi.
Siz ilk üç olayı şu an dünyanın en önemli/stratejik gelişmeleri sayıp, medyanın çektiği fotoğrafa bakıyorsunuz.. İki boyutlu bile değil o. Rölyef dahi sayılmaz. Füze ihalesinin iptalini-ki Çin’in iptali sayılmaz!-ve Ankara’nın “milli” imkanlarına dönüşünü ilk üç olayla bağladığınızda bile ancak bir pafta eklenir haritaya…
Şu “herşey dahil turu” izah edin, fark edin tamamdır…
Viyana görüşmelerinin ikinci turu (30 Ekim) biteli daha saatler geçmişken, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry Orta Asya’ya hareket etti.
Bakar mısınız; Kerry, ABD’nin diplomatik tarihinde, Kırgızistan, Tacikistan, Kazakistan, Özbekistan, Afganistan, Pakistan ve Türkmenistan’a ziyaret düzenleyen, bunu yalnızca 48 saat içinde gerçekleştiren ilk dışişleri bakanıdır..
Ve bu, evet; Rusya’nın stratejik varlığına saldırıdır.
Şimdi söyler misiniz; Viyana ve Türkiye’deki G-20 zirvesinde Rusya’ya yakın duran hangi Washington’dur, Moskova ile Pekin’in arka bahçelerini tarumar eden hangi Washington?
Putin Antalya’da, “DAEŞ 40 ülke tarafından destekleniyor. Finanse edenleri de biliyoruz. İçlerinde bu masada (G-20) oturanlar da var” mealindeki sözlerini kime söyledi?
Üstüne alınan kimse odur ve “o” bu laflardan sonra gidip, DAEŞ’in petrol tankerlerini bombaladı. Sağlaması budur.
Anlıyoruz ki, ABD durmuyor.. Belki 2016’daki Başkanlık seçimleri nedeniyle riskli adımlar atmıyor ama.. Avrupa’dan (Kiev-Paris), Ortadoğu’ya (Suriye-İran) yayılmış kaosun ortasında, ‘Orta Asya’yı da bu ateş kuşağına ekliyor.
Böylece Türkiye’nin etrafındaki çember tamamlanıyor.
ERDOĞAN VE SHİNZO ABE KUCAKLAŞTIĞINDA
Sırrı öğrenmek istiyor musunuz?
Herhalde görüntüleri YouTube’da, G-20 zirvesinin resmi yayınlarına kadar bir çok yerde vardır.. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Japonya Başbakanı’nın buluşma, daha doğrusu “kavuşma” anına bir bakın! Ankara-Tokyo ilişkileri hep özeldir ama “farkı” göreceksiniz.
Anlamı şu: ABD Dışişleri Bakanı’nın bu hızlandırılmış turundan hemen önce bölge bir başka misafiri, Japonya Başbakanı Shinzo Abe’yi ağırladı!
Japonya’dan sonra ABD’nin bölge turunu Çin füzelerine bağlamazsanız, bağlayamazsanız.. O “üst akıl” denilen hepimizi füzeye bağlayıp gönderir.
Eğer bağlarsak, Çin’in Orta Asya’daki yükselişinin ABD, Japonya, Türkiye, bölge ülkeleri ve zaman içinde belki Rusya’nın da katılabileceği bir “stratejik denge” noktasına tutunabiliriz.
ABD’nin -tekrar yazalım; Avrupa-Rusya sınırı ve Ortadoğu’nun ardından-Rusya’nın ve Çin’in “arka bahçelerine” sıçramasının nedenleri şunlardır…
Washington, Şanghay İşbirliği Örgütü, Avrasya Ekonomik Birliği ve “İpek Yolu”nun masum olduğuna asla inanmıyor. (NATO’nun Afganistan’da kalışını uzatması odur.) Kibarca, “Moskova ve Pekin yerine, ‘onlar da olsun biz de” diyerek, Batı’ya yönelmelerini istiyor.
Yine ABD, Kremlin’in adı geçen ülkeleri DAEŞ ile korkuttuğunu düşünüyor! Yani buradan oluşan ittifak ilişkisi, ABD’nin öncelikle bu örgüte yönelmesini izah ederken-kim bilir-Paris’i de açıklığa kavuşturuyor!!!
Kerry’nin ziyaretini, evvelinde Shinzo Abe’nin bölgeye gelişini belirttik ama.. Hepsinden-iki hafta-evvel Rusya oradaydı.
Bağımsız Devletler Topluluğu’nda bizzat Putin şu cümleleri kurdu; “Farklı türlerden teröristler giderek etki kazanıyor ve gelecekteki büyüme planlarını saklamıyorlar. Hedeflerinden biri de Orta Asya bölgesine sızmak. Bu senaryoya karşılık verebilmek adına birlik içinde hazır olmak bizim için çok önemli.” (‘Russia and ex-Soviet partners plan joint border defense’, 16/10, AP, AFP, Reuters.)
Obama’nın ta 2008 yılında verdiği, “Başkan seçildiğimde” sözlerinden biri, ABD ve NATO’nun Afganistan’dan çekileceği idi.. Sözünü tutmadı. 2016’dan sonra da Afganistan’daki askeri varlığını koruyacağını açıkladı.
İşte, Putin’in yukarıdaki sözleri bu açıklamadan sadece 24 saat sonradır!
Fark ettiğiniz gibi; ne Viyana’dan ne Paris’ten ne G-20’den hatta ne de Çin füzelerinden bahsettik..
Peki neden bahsettik?
Efendim, beraberce “Pandora’nın Kutusu”nu açmış bulunuyoruz.. Hepsi içinde. Devam edeceğiz.. Türk dış politikasının üst aklına ve zihinsel manevra yeteneğine şaşıracaksınız…
Yenişafak/ Nedret ERSANEL

Güncelleme Tarihi: 18 Kasım 2015, 10:25
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner241

banner140

banner141