banner259

O ARMALARA KARŞI TSK’DAN SIRADIŞI HAREKETLER…

HERKESİN ÜNİFORMASINI DİKEN ÜLKE…

O ARMALARA KARŞI TSK’DAN SIRADIŞI HAREKETLER…
 ‘Erciyes-2016 Tabur Görev Kuvveti Müşterek Fiili İndirme Tatbikatı’nda komandolar, zorlu operasyonu başarıyla gerçekleştirdi.”… “Türk Silahlı Kuvvetleri, dünyanın en riskli hücum harekâtı olan ‘amfibi harekat’ konusundaki yeteneğini müttefik kuvvetlerle paylaştı… Nihayet, Suriye sınırına çok sayıda ‘Fırtına Obüsü’nün aktarılması da önemlidir. Bu ‘takviye’ değildir. 16 adet Fırtına Obüsü’nü bir yere gönderirseniz o ‘savunma’ olmaz. Hele daha bir hafta önce 10 tane gönderdiyseniz… Yani; ‘indirme-çıkarma-bindirme’den bahsediyoruz.
Yenişafak/ Nedret ERSANEL
Hizmet edeceğimiz bencilce amaçlarımız yok. Fetih ya da hâkimiyet arzusunda değiliz. Kendimiz için hiçbir tazminat, gönüllü yapacağımız fedakarlıklar için hiçbir maddi çıkar peşinde değiliz. İnsanlık hakları savunucusundan başka bir şey değiliz”…
“Başka hiçbir şeyi savunmayacağız. Bunlar aynı zamanda, her yerde, her ulusta, her toplulukta ileriye bakan kadınların ve erkeklerin temel ilke ve politikalarıdır”…
“Ülkeler, komşu devletlere casuslarını yollamazlar, onlara darbe vurmak ya da fethetmek için entrika yapmazlar. Kurnazca ve perde arkasında tasarlanmış planlar yaparak bunlar için fırsat kollamazlar”…
ABD’nin iç ve dış politikalarını derinine etkilemiş Başkan Woodrow Wilson’un 1917 gibi dünyanın hem de zor günlerinde kurduğu bu cümleleri, Henry Kissinger’ın “World Order-Dünya Düzeni” kitabından aldım.
Yaşlı kurt bu bölüme, “Dünyanın vicdanı olarak Amerika” başlığını koymuş.
Birleşik Devletler’in-dünyanın-vicdanı olmadığını artık biliyoruz.
O halde dünyanın vicdanı kimdir?
HERKESİN ÜNİFORMASINI DİKEN ÜLKE…
Bu satırların yazıldığı günün gazetelerinde hep aynı fotoğraf vardı.. Bir tankın üzerinde iki asker. Biri PYD’li biri ABD’li. İkisinin de üzerinde “aynı” üniforma. Armalar farklı. Birinde Amerikan bayrağı, diğerinde sakızlardan çıkan ‘sticker’ değerinde paçavra. ABD askerlerinin üniformalarında da o arma. ‘Yan yana Rakka’ya…
Türk Dışişleri, Bakan Çavuşoğlu’nun ağzından Ankara’nın kızgınlığını şöyle dillendiriyor; “Terörle mücadelede çok iddialı bir ülkenin, bizim müttefikimizin, ABD’nin askerlerinin bir terör örgütünün armasını kullanması kabul edilemez. Onlara tavsiyemiz, Suriye’nin diğer bölgelerine gittikleri zaman DAEŞ’in, El-Nusra’nın, El-Kaide’nin armasını taksınlar.”
Pentagon ise pişkin; “Askerlerimiz geçmişte de ortaklarının simgelerini taşımıştır”…
Perşembe günü gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulu açıklamasının ilgili bölümünü de eklemek zorundayız; “Bölücü terör örgütünün Suriye kolu olan PYD/YPG’nin, Prag, Stockholm, Berlin ve Paris’te temsilcilik açmasına izin verilmesinin, ülkemizi kana bulayan teröristlere imkan ve cesaret verdiği, bu tutumun dostluk ve müttefiklikle bağdaşmayacağı”…
Amerikan vicdanı denilen aslında Batı vicdanıdır ve Avrupa müstesna değil.
TSK TATBİKATLARI…
Bir süredir Türk Silahlı Kuvvetleri ilginç tatbikatlar yapıyor. Bunların bir kısmı “planlanmış tatbikatların” içinde…
“Kayseri’de konuşlu Komando Tugay Komutanlığınca gerçekleştirilen, ‘Erciyes-2016 Tabur Görev Kuvveti Müşterek Fiili İndirme Tatbikatı‘nda komandolar, zorlu operasyonu başarıyla gerçekleştirdi.” (‘Komandolardan nefes kesen tatbikat‘, 25/05, AA.) “Kayseri Tugayı”nı bilen bilir!
İki.. “Türk Silahlı Kuvvetleri, dünyanın en riskli hücum harekâtı olan ‘amfibi harekat’ konusundaki yeteneğini müttefik kuvvetlerle paylaştı. (‘Mini Normandiya‘, 27/05, Yeni Şafak.)
Bu tatbikatla ilgili bir-iki kritik nokta var. İlki, kullanılan çıkarma gemileridir. Dünyada eşi yoktur! Türkiye’nin çıkarma gemileri ile tarihi ilişkisini de yine bilen bilir.
Bir başkası ‘müttefiklerdir’. O müttefiklerin kısa listesi zaten, değil bölgemiz, dünyanın durumunu anlatmakta; ABD, Suudi Arabistan ve Polonya. Herhalde Yeni Şafak’ın attığı başlık yerini bulmuş, değil mi?
Nihayet, Suriye sınırına çok sayıda ‘Fırtına Obüsü’nün aktarılması da önemlidir. Bu ‘takviye’ değildir. 16 adet Fırtına Obüsü’nü bir yere gönderirseniz o ‘savunma’ olmaz. Hele daha bir hafta önce 10 tane gönderdiyseniz…
Yani; ‘indirme-çıkarma-bindirme’den bahsediyoruz.
‘TOPLU TESLİM’ NE DEMEK?..
‘Toplu teslim’ olma görüntüleri Türkiye’nin terörle mücadele tarihinde enderdir.. Genellikle 3-5 kişilik gruplar halinde gerçekleşen olaylardı.
Oysa bu teslim olma sahneleri açık ve güçlü biçimde terör örgütünün çözülüşünü işaret ediyor.
Örgüt kaçanları hemen “hainlikle” damgalar, kalanlar üzerinde fazla etkisi olmazdı. Oysa şimdi bütün Kandil ve bileşenleri kare kare o sahneleri izliyorlar.
20’li, 30’lu, 40’lı gruplar halinde, aç ve bitmiş halde kendini kurtaran “çocuklar”ın anne-babalarından özür dileme görüntüleri herkesin önünde. Belli ki arkası gelecek.
Aynı günün devamında yapılan hava operasyonlarında 80 PKK’lı öldürüldü. Devlet görüntülere bakıp, yavaşlamıyor. İlmeği daha sıkıyor.
Gelenler kurtuluyor. Kalanlar ölecek.
AMERİKAN VİCDANI-TÜRK VİCDANI
“Dünyanın vicdanını şimdi kim taşıyor” demiştik.
Dünyanın vicdanı biziz! Türkiye’dir.
PKK çözülürken ABD’nin PYD arması takmasını, Avrupa’nın kapılarını bu örgütün uzantılarına açmasını anlamak zorundayız.
Dışişleri Bakanı’nın bölgemizdeki diğer terör örgütlerini örnek vermesi boşuna mı? Onları yaratan da Batı’ydı. PKK da odur, DAEŞ de odur. Üniformaları ve silahları da onlardandır.
İstanbul’da yapılan ‘Dünya İnsani Zirvesi’nde bizi yere-göğe koyamayıp, milyonlarca mülteci için kıllarını bile kıpırdatmamaları odur.
Peki ne yapacağız?..
Basit.. Bu kadar vicdanlı olmayacağız. Daha da vicdanlı olacağız.
Vicdan bu kadar büyüdüğünde yüze tükürük etkisi yapar.

Güncelleme Tarihi: 28 Mayıs 2016, 10:28
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner241

banner247

banner140

banner255

banner141

izmir escort escort izmir porno izle anne porno porno youtube magazin
escort bayan bayan escort izmir escort porno indir türk porno anal porno