banner279

Musul işgali, İngiliz/Suud operasyonudur!

Hikmet Gök

Musul işgali, İngiliz/Suud operasyonudur!

IŞİD’in Musul’u işgal etmesi, adını çok net koyalım Türkiye’ye karşı bir hamledir.

Dün Musul’a giren örgütün, bugün de Kerkük’e doğru ilerlediği haberleri geliyor.

Son dakikada gelen haberlere göre ise Musul’daki konsolosluğumuz işgal edildi ve diplomatlar dâhil görevliler rehin alındı.

Bu saldırı ve gelişmeleri çözüm süreci, Irak Kürdistan yönetiminin ekonomik ve politik olarak Türkiye ile stratejik anlaşmalara varmasından bağımsız değerlendirmek, mümkün değil.

Gezi, 17-25 Aralık, Lice ve bayrak olaylarının devamıdır. Aynı hedefe hizmet eden farklı silahların farklı yerlerde patlatılmasıdır.

Kürt sorununu çözen, bölgesinde etkili olmaya başlayan, bağımsız politikalar geliştiren bir Türkiye cezalandırılmaya çalışılıyor.

Soru şu : IŞİD, neden bu dönemde Musul ve Kerkük’e saldırıyor? Ve IŞİD kim?

Adı, IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) örgütü.

Ne kadar da iddialı bir isim. Bölge halklarının inanç, his ve düşünce dünyasında pozitif çağrışım yapacak bir tanımlama.

Ancak bu örgüt, Saddam’a son döneminde ihanet eden, İngiltere bağlantılı subayların kurduğu bir örgüt.

Suud Krallığı tarafından Ürdün üzerinden finanse edilen ve perde gerisinde İngiltere’nin olduğu bir yapı. Yani Irak Baas’ının artıkları bunlar. Suriye’de halk direnişi başlayınca güya Suriye Baas’ı ile savaşa giriyormuş görüntüsü verdiler ama en çok muhaliflere ve Kürtlere saldırdılar. Suriye'deki petrol bölgesi Rakka'yı kontrülüne alan örgüt şu anda buradaki petrolleri Esad rejimi ile ortak kullanıyor.

Üyelerinin çoğu bölge insanı bile değil. Savaşan gençler İslam uğruna savaştıklarını düşünüyor. Başlarına bir molla konulduğu için bütün argümanları dini kaynaklı.

Saddam'ın devrilmesinden sonra Suriye, Lübnan ve Ürdün'e giden, oralarda örgütlenip Irak içinde özellikle Sünnilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde kanlı eylemler, katliamlar yapan bir örgüt. Aslında örgütler koalisyonu. Suriye içindeki bileşenleri ile Irak içindeki bileşenleri de farklılık arzedebiliyor. İran istihbaratı ile ilşkili olduğu iddia edilen grupların da bu örgütün içinde yer aldığını da hesaba katarsak, bir çok gücün parmağının olduğu bir amorf yapı karşımıza çıkıyor.

Ancak örgütün üst yönetimi açısından bakıldığında durum biraz daha net.

İngilizlerin bölgede Suudilere finanse ettirdiği bir terör çetesi.

Taşeron şirket.

Suriye’deki masum halk direnişini, yaptıkları canice katliamlarla dünya kamuoyuna şeytani görüntü olarak yansıtan bu örgüt, aslında aynı batının bir piyonu.

Kendilerine 'Devlet' demeleri, devlet olduğunu göstermez, bir örgüt bu.

Gücünü halktan almayan bir örgüt, Musul’u ele geçirse bile kaç gün orada durabilir?

Yok olup gidecektir. Bunu onları kullananlar da biliyor.

Ancak, bu son hamle Türkiye’ye darbe vurmayı amaçlayan bir eylem gibi gözüküyor.

İşin Türkiye tarafına gelince.

Yüzyıldır, bölgedeki kukla diktatörlerle tüm İslam dünyasını kontrolleri altında tutan İngilizler artık taşeron, çapulcu terör örgütleriyle iş tutacak, onlardan medet umacak konuma düşmüş durumda.

Bu İngilizlerin Türkiye’ye bir operasyonudur.

Ve İngilizlerin bölgede tükenişinin de başlangıcı olacaktır.

Kuzey Irak petrollerinin Bağdat’tan bağımsız satılmasını kabullenmiyoruz, açıklaması ABD’den geldikten bir gün sonra Musul saldırı başlamıştır.

Ortadoğu petrollerinin tanzim merkezi ise Londra’dır.

İngiltere’nin bu operasyonunu Suudiler finanse ederken Almanlar Aleviler ve güneydoğuda eş zamanlı operasyon yapıyor.

Başka aktörler de var, taşeron konumunda olan. Ancak onlar üçüncü sınıf sayıldığından zikretmeye değmez.

Kısaca, İngilizlerin Suudilerle birlikte Türkiye’ye karşı yürüttüğü bir operasyonu yaşıyoruz.

Suudiler, Vahhabi bilinir ama en ilkel Arap faşistidirler.

Onlara göre Musul ve Kerkük Arap toprağıdır, Türklere ve Kürtlere kaptırılmaması gerekir.

IŞİD’in saldırısı Musul’a yönelince, Barzani’ye karşı bir koz olarak gören Bağdat’taki Maliki yönetimi ve İran da bu saldırıda pay sahibidir.

Türkiye kısa sürede IŞİD’i Musul’dan söküp atmak suretiyle, bu İngiliz oyununa da gereken cevabı vermesi gerekir.

Not: Örgütün ismindeki Şam’dan kasıt Şam şehri değil, Suriye ve Lübnan’ı da içine alan bölgenin tarihsel adıdır. Osmanlı kayıtlarında da Suriye ve Lübnan’ı içine alan bölge Şam veya Şamat olarak geçmektedir.

hikmetgok@gmail.com

Güncelleme Tarihi: 12 Haziran 2014, 11:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner241

banner140