banner279

Muna

7-8 yaşlarında Gazzeli bir kızın adı.

Muna
 

Muna; 7-8 yaşlarında Gazzeli bir kızın adı. 
Hikayesi tek başına Gazze’de yaşananları anlatabilecek boyutta. 
2009 yılında İsrail’in Gazze’ye uyguladığı, ‘Dökme Kurşun’ ismiyle bilinen saldırıda bütün ailesini kaybetmiş. 
Muna ise bir oyun gereği hayatta kalmış. 
Şöyle ki; Gazzeli aileler İsrail katliamından çocuklarını kurtarmak için bir oyun geliştirmişler. 
Daha doğrusu çocuklara hayatta kalabilme şansını, çocuk muhayyilesinin kavrayacağı biçimde öğretmişler. 
Normal zamanda saklambaç oynuyorlar evin içinde; 
Bu sayede çocukların evin içinde gerçekten saklanabilecekleri yerleri keşfetmeleri sağlanıyor. 
Sonra, bir İsrail baskını olduğunda, “Hadi saklambaç oynayalım” diyerek çocukları askerlerin bulamayacağı gizli yerlere saklamış oluyorlar. 
Bir gün geliyor ki oyun amacını icra ediyor. 
İsrail askerleri Gazzeli bir evi basıyor ve Muna’nın anne-babasını öldürüp gidiyor. 
Muna saklandığı yerden olup bitenleri gördüğü gibi; 
Askerler çıkıp gittikten sonra 3-4 gün, evde, anne-babasının cansız cesetleriyle kalıyor. 
Sonra yine bir gün askerler geliyor, Muna yine saklanıyor. 
Yeni gelen askerler, onlar Gazzeli ama Muna’nın çocuk aklı bunu ayırt edecek durumda değil. 
Askerler cesetleri alarak çıkıp gidiyor. 
Daha önce, ölmüş olsalar da anne-babasının evin içinde olması Muna’yı evde tutuyordu, 
Onların gitmesinden sonra, Muna da zaten harabeye dönmüş evi terk edip sokaklara çıkıyor. 
Sokaklarda gezen Muna başkalarının dikkatini çekiyor ama hiç kimse Muna ile irtibat kuramıyor, çünkü Muna yaşadığı travma  nedeniyle konuşma yeteneğini kaybetmiştir. 

Muna’nın yaşadıkları bir filme konu oluyor. 
Film, ana hikayeMuna’nın ki olmak üzere başka hikayelerin karışması ve kesişmesiyle gelişen bir yaşanmışlıktan oluşuyor. 
Ancak hikayeler belli bir zaman dizinine uygun olarak ve konu ayrımına gidilerek anlatılmıyor. 
Farklı hikayeler birbirine karıştığı gibi, ileri-geri gidişler, rüya ile gerçeğin üst üste binmesiyle oluşan bir film, 
İzleyiciden yoğun dikkat ve çözümleme bekliyor. 
Hiçbir hikayenin, hiçbir unsuru, kimsenin gözüne sokulmuyor. 
Derin ve naif bir anlatımla seyirci hikayelerin içine davet ediliyor. 

Neredeyse son on yıl içinde bir sinema salonuna girmemiş birisi olarak karşınıza, sinema eleştirmeni olarak çıkacak değilim. 
Kuşkusuz Muna’nınhikayesi tek başına dikkati ve üzerinde konuşulmayı hak eden bir hikayedir. 
Ama, itiraf etmeliyim ki benim özel ilgimin nedeni baba-oğul ilişkisi ve ilgisidir. 
‘Muna’ filminin yapımcıları benim oğlum Önder Furkan Besli ile, İbrahim Açıksöz’ün oğlu Bekir Yusuf Açıksöz’dür. 
‘Muna’ ilk kez 16 Nisan akşamı, İKSV Festivali ‘Yeni Sinema’ bölümünde seyircinin karşısına çıktı. 
Sonbahar da vizyona girmeyi bekleyen ‘Muna’ya başarı dileklerimi iletirken 
Furkan ve Bekir’i ilk filmlerinden dolayı tebrik ediyor, 
Yollarının ve bahtlarının açık olmasını diliyorum. 

Güncelleme Tarihi: 19 Nisan 2015, 11:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241