banner279

Mısır, Kudüs, Bosna

Sevda Noyan

Mısır, Kudüs, Bosna
 Bu yıl gerçekten leyleği havada gördüm desem yalan olmaz.

Her ülke yeni bir bakış acısı, her yeni bakış acısı taze bir bilgi, her bilgi yeni bir sorumluluk, her sorumluluk bir yük, her yük bir kıvılcım, her kıvılcım bir ateş, her ateş kalpte sıcaklık…

MISIR
Kalbimin ateşini harladığı diyar. Bir sabah namazı vakti vardığımız Kahire, ilk secdemiz Hz. Hüseyin Camii. Canımın sanki güçlü bir el tarafından sıkıldığı duygusu.
İlk bakışta unutulmuşluk, gözden çıkarılmışlık hali. Daha sonra hoyratça sömürülmüşlük.
İslam’ın yarısının es geçildiği, buna karşı sıcak kardeş karşılaması. İlmin merkezi, gençlerin umutlu yüzleri.7000 yıllık miras, hala bu mirasın hayret verici bereketi.
Medeniyetlerin, dinlerin, insanların naif bir karışımı. Nil’in büyüleyici rengi, Agata C…. filmlerinden sahneler.
Develer, piramitler, fakirlik, mezar evler.
Aklımda kalan bu Mısır görüntüsünün üstüne özlediğimiz, izzetli, dik, muhteşem ümmet duruşu.
Her karanlığın bir aydınlığı olduğunu anlama süresi.
Asla, asla umutsuz olmama hali.
Allah’ın elinden tutmak kalkmak için yeterli olduğunu bilme durumu.
Dualarımı kalbimin en ateşli haliyle ediyorum. Allah sabredenlerle birliktedir.

KUDÜS
Kalbimin buz kestiği, kaskatı olduğu, nefes almakta zorlandığım, Allah’ın ikramı bir belde.
Korkunun cesarete karıştığı, zaman dışı, insanlık dışı, anlamakta ve anlatmakta zorlandığım bir acayip yer.
Tek başına ümmet olan Hz. İbrahim’in yalnızlığı, hanımı Sare’nin sevinci, Hz. İsa’nın mucizeleri, Hz. Musa’nın sabrı, Hz.Yunus’un pişmanlığı, Hz.Meryem’in şerefi, Hz. Hacer’in çaresizliği, Hz. Lut’un korkusu…
Anlamakta ve anlatmakta zorlandığım, film platosu görüntüsünde üst üste yığılmış insanlık tarihi, inananların ve inanmayanların tarihi.
Esir bir şehir, esir edilmiş bir şehir, duvarların ardında olmaktan utanan bir şehir.
Dimdik duruşuyla Mescid-Aksa, sıcak selamıyla Mescid-i Aksa, secdeye gidilecek en güzel yerlerden biri Mescid-i Aksa, Allah’a en yakın olduğum yerlerden biri Mescid-i Aksa.
Paranoyanın en üst noktası, korkunun yüzlerdeki yansıması, ümmetin parçalanması.
Dünyanın en büyük hapishanesi ne yazık ki bizler de ziyaretçileri.
Kalbim buz gibi, kalbim kaskatı, sen özgür oluncaya kadar Filistin, ümmete rahat yok, ümmete huzur yok!

BOSNA
Kalbimin çiçek açtığı, başımın tacı, ecdadımın göz bebeği, ruhumun huzur bulduğu Cennet.
Savaşın kabus gibi çöktüğü, kurşun izlerinin hafızalarımızda derin izler bıraktığı, annelerin ağladığı, babaların öldürüldüğü, çocukların melek olarak Cennet’e gönderildiği, kadınlarının namusunun gözyaşı olduğu, onurun onursuzluğa unutulmaz bir ders verdiği, mis kokulu Bosna’m.
Acıların bir fincan kahveyle sarılmaya çalışıldığı, camilerin ıhlamur kokuları ile süslendiği, gülümsemenin en güzel hali, kendi ülkende görmediğin itibarın sana iade edildiği, Osmanlı torunu olmanın zevkini yaşadığım, hep aklımda olan, her kahve içtiğimde gözümün önüne gelen, her gittiğimde kalbimin bir parçasını bıraktığım canım Bosna’m!
Her gelişim bir umut, her umudum bir dua, gülen bir yüz duamın karşılığı.
Allah’a emanet Bosna’m…

Güncelleme Tarihi: 23 Haziran 2015, 13:40
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241