banner279

KIRK HADİS ŞERHİ-18: İslam'ın Toplumsal Ahlakı

Cundullah Avcı

 KIRK HADİS ŞERHİ-18: İslam'ın Toplumsal Ahlakı

عَنْ أَبي هُريرةَ رَضِي اللهُ عَنْهُ قالَ قالَ رسولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: {لاَ تَحَاسَدُوا، وَلاَ تَنَاجَشُوا، وَلاَ تَبَاغَضُوا، وَلاَ تَدَابَرُوا وَلاَ يَبِعْ بَعْضُكُم عَلَى بَيْعِ بَعْضٍ، وَكُونُوا عِبَادَ اللهِ إِخْوَانًا، المُسْلِمُ أَخُو المُسْلِمِ لاَ يَظْلِمُهُ، وَلاَ يَخْذُلُهُ، وَلاَ يَحْقِرُهُ. التَّقوَى هَهُنَا وَيُشِيرُ إِلَى صَدْرِه ثَلاَثَ مَرَّاتٍ بِحَسْبِ امْرِئٍ مِنَ الشَّرِّ أنْ يَحْقِرَ أَخَاهُ المُسْلِمَ، كُلُّ المُسْلِمِ عَلَى المُسْلِمِ حَرَامٌ دَمُهُ وَمَالُهُ وعِرْضُهُ}. رَوَاهُ مُسْلِمٌمٌ.

Ebu Hureyre (r.a.)’den şöyle dediği rivayet edildi: Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki: “Birbirinize haset etmeyiniz, neceş yapmayınız (Malın fiyatını artırıp malı satın almamak) birbirinize buğzetmeyiniz, arka dönmeyiniz, bir kısmınız bir kısmınızın satışı üzerine satış yapmasın, Allah’ın kulları kardeşler olun, müslüman müslümanın kardeşidir, ona zulmetmez, onu alçaltmaz, ona yalan söylemez, onu hor görmez, takva işte şurdadır, üç kere söyledi ve göğsüne işaret etti, kişiye şer olarak müslüman kardeşini hor görmesi yeter, her müslümanın her müslümana kanı, malı ve ırzı haramdır.”Bunu Müslim rivayet etti.

Resülün örnekliği sadece ibadi ve muamelat kısımlar ile sınırlı olmadığını bu tarz rivayetler ile görebilmekteyiz. Resül aynı zamanda bir toplum inşaa eden biri olarak toplumun ahlakına ilişkin söylem ve tavırlarda bulunmuştur. Bir toplumu ayakta tutan toplumun ahlakıdır. Resülün tebliğcisi olduğu kitap da Mekki dönemde yani ilk nazil olduğu dönemde toplumun ahlakını düzeltmeye yönelik emirler ile inmiştir. Ahlaki olmayan bir toplumun dini mensubiyeti de o oranda zayıftır.

İlk inen ayetlere göz atıldığında tamamen ahlaka yönelik ve evrensel olarak kabul edilebilecek ilkeler vazetmiştir. Ayetlere doğrultusunda ve Kur'an'ın ahlakı ile ahlaklanan Resül her ne kadar Kur'an'da söz edilmemiş ise de bazı konular hakkında emirlerde bulunmuş ve bu emirlerin inananlar için bağlayıcı olduğu konusunda bir ihtilaf mevcut değildir.

Din salt ibadet eden bireylerden ziyade ahlaklı ve ibadet eden bir nesil yetiştirme amacı güder. Resülün ifade ettiği “haya imandandır[1] sözü zımnen şunu söyler; ahlaki tavırlar imandan kaynaklanır.  “Her dinin bir ahlakı vardır; İslam’ın ahlakı da hayâdır.”[2] hadisi de her bir dinin ahlakının olduğunu bildirmektedir.

Dikkat edilirse ahlaki olarak düşük olanların imani noktada sıkıntı çektikleri görülecektir. Çünkü iman ve ahlak girift bir yapı olup birbirinden bağımsız değildir.

Allah'ın kulları kardeşler olun. Bu kardeşliğide en müstahak olan dindaşındır. İlk başta aynı dine iman edenler kardeş olması gerekir. Birlik olması gerekir. Müslüman Müslüman'ın kardeşidir ve ona zulmetmez, onu alçatmaz.... Müslüman her nere de olursa olsun kardeşine zulmetmez... en büyük zulüm,  kardeşi zulüm altında iken  kendisinin kardeşini yalnız bırakmasıdır. Batıl davalar uğruna tek vücut olabilenlere karşı müslümanların hal-i pür melali ortadadır. Ülkemiz özelinde dahi Müslümanlar maalesef birlik olamamaktadırlar. Yapıp ettikleri ile kendilerine ve kardeşlerine zulmediyor, onları alçaltıyorlar. Güç sahibi olan müslüman grupların yapıp ettikleri veya yapmaya söz verdikleri halde yapmadıkları diğer müslüman kardeşlerini zor duruma sokmakta onları alçatmaklada kalmamakta saldırılar Din'in kendisine yönelebilmektedir.

Kişiye şer olarak müslüman kardeşini hor görmesi yeter.  Hor görülmesini sağlaması yeter. Müslümana şer olarak kardeşinin kanını, malını ve ırzını helal görmesi yeter. Kendi kardeşi hakkında çok rahat kanı, malı ve ırzı hakkında ileri geri konuşabilmesi ona şer olarak yeter ve artar bile. “müslümanlar ancak kardeştir” ayeti ve benzeri ayetler maalesef sadece sloganik ifadeler olarak kalmaktadır.   Toplumsal düzeyde bir iz düşümü maalesef bulunmayan bir çok ayete iman edip etmediğimizi sorgulamamız gerekmektedir? Toplumsal ve bireysel ahlakımızı oluşturan ayetlere iman ediyor muyuz? İman ediyorsak neden bu emirlere uyulmuyor ve bu emirlere uyulmadığı takdirde bunun cezası olacak mı olmayacak mı sorusunu da alimlerimize sormamız gerekecektir.

Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi saptırma! Bize tarafından bir rahmet bağışla. Hiç kuşku yok, lütfu bol olan yalnız Sensin[3]

 

[1]    Buhari, İman, 16

[2]    İbn Mace, Zühd, 17, Muvatta, Hüsnü'1-Hulk 9, (2, 905)

[3]    Al-i İmran 8


Güncelleme Tarihi: 19 Kasım 2015, 10:46
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241