banner279

Kıran: Trajediler son bulmalıdır!

Dün, '1 Eylül Dünya Barış Günü' dolayısıyla gazetemize açıklamalarda bulunan Hak ve Özgürlükler Partisi (Hak-Par) Genel Başkan Yardımcısı ve Van Barosu avukatlarından Abdulmenaf Kıran, 1 Eylül'ün barış günü ilan edilmesinin, ikinci dünya savaşının tahribatlarından kaynaklandığına dikkat çekerek, "İkinci dünya savaşında, tarihin gördüğü en büyük katliam ve tahribat gerçekleşmişti. Dünyanın bir daha böylesi büyük bir trajediyi ve yıkımı yaşamaması için 1 Eylül Dünya Barış Günü olarak ilan edildi. Tarihten dersler çıkarılarak artık trajediler son bulmalıdır!"

Kıran: Trajediler son bulmalıdır!
 Haber: Adil HARMANCI

Dün 1 Eylül Dünya Barış Günü'ydü. Nazi ordusunun Polonya'yı işgal ettiği gün de olan 1 Eylül günü tüm dünyada etkinlikler ve açıklamalarla kutlandı. Dünyaya barış mesajları verildi.

Daha önce İHD Mersin Şube Başkanlığı da yapan Hak-Par Genel Başkan Yardımcısı Av. Abdulmenaf Kıran da, gün dolayısıyla gazetemize açıklamalarda bulurdu.

HİTLER FAŞİZMİ

Dünyayı barışa zorlayan ve böyle bir gün ilan etmeye iten nedenlerin başında Nazi Almanya'sının tutumu olduğunu belirten Kıran, şunları söyledi:

"1 Eylül 1939'da Nazi ordusunun Polonya'ya girmesiyle dünyayı neyin beklediğini kimse kestiremiyordu. 1. Dünya savaşından sonra Almanya ağır savaş tazminatı altına girmişti. Toprak kaybetmişti. Alman halkı çalışıp ürettiğini savaş tazminatına ödediği için, refahı yakalayamıyordu. Hitler, Alman halkının üstün bir ırkı temsil ettiğini ve daha aşağı halklar olan İngiliz, Fransız ve İtalyanların savaş tazminatı adı altında Alman halkını sömürdüğünü, bu haksızlığı durduracağını söyleyerek 1936 yılında Nasyonal Sosyalist Partiyi seçimlerle iktidara taşıdı."

SAVAŞIN SİYASİ SONUÇLARI

Savaşın ortaya çıkardığı siyasi dejenerasyona dikkat çeken Kıran, şöyle devam etti:
"Alman ordu ve polis teşkilatının yanında partiye bağlı gençlerden oluşan SA ( Nazi Hücum Kıtaları ) adı altında silahlı bir birlik oluşturdu. Bir yandan da Almanya'nın kaymağını Yahudilerin yediğini, üstün Alman ırkına mensup yurttaşların Yahudilerce sömürüldüğünü, köle gibi çalıştırıldığı yaygarasını kopardı. Yahudiler ötekileştirildi. Önce SA mensubu silahlı milislerce hedef seçildiler. Sonra Alman devleti Yahudileri hedef almaya başladı. Derken Yahudi katliamı adım adım dünyanın gözü önünde gerçekleştirilmeye başlandı. Sonra komünist avı başladı. Giderek Nasyonal Sosyalist Partisinin icraatını beğenmeyen herkes hedef oldu. Artık Alman devletini ele geçiren Nasyonal Sosyalist Parti komşu devletlere saldırmaya başladı."

SAVAŞIN YIKIMLARI

İkinci dünya savaşının en büyün yıkım yaşanan savaş olduğunu ve bunun insanlığı daha çok "barış" fikrini desteklemeye ve sahip çıkmaya yönelttiğini belirten Kıran, şunları kaydetti:

"1 Eylül 1939'da Almanya Polonya'ya saldırarak 2. Dünya savaşını başlattı. Kısa sürede neredeyse Kıta Avrupa'sının 2/3'ünü işgal etti. İşgal ettiği her yerde Yahudileri toplayıp ölüm kamplarına gönderdi. Avrupa'da elde ettiği başarıya güvenerek SSCB'ye saldırmaya başladı. Nazi orduları çok hızlı işgal ediyorlardı. Amerika'nın sonradan Alman Karşıtı koalisyona katılması ile Almanya yenilgiye uğratıldı. 2. dünya savaşında 20 milyon Sovyet vatandaşı olmak üzere yaklaşık 42 milyon insan öldü. 100 milyonun üzerinde insan sakat kaldı. İlk defa atom bombası Nagazaki ve Hiroşima'da kullanıldı. Her bir atom bombası yüz binlerce insanın ölümüne ve her iki şehrin yerle bir olmasına sebep oldu. Neredeyse Dünyanın yarısından fazlası yıkıldı. Milyonlarca insan göç etti. Savaş nedeniyle, açlık, yoksulluk ve salgın hastalıklardan ölenlerin sayısı hakkında kesin bilgi yoktur. Dünya tarihinin gördüğü en büyük katliam ve tahribat gerçekleşmişti. Dünyanın bir daha böylesi büyük bir trajediyi ve yıkımı yaşamaması için 1 Eylül Dünya Barış Günü olarak ilan edildi."

"BARIŞ HERKESİN HAKKIDIR"

Türkiye'de de yaşanan çatışmaların "barış" ile sonuçlanması gerektiğine inandıklarını belirten Kıran, "Öncesini örnek bile vermek istemiyoruz, sadece geçen 37 günlük süre içinde yüzlerce insanımız öldü. Bunların önemli bir kısmı çocuklar ve sivillerdir. Üstelik bu sefer çatışmalar daha çok kent merkezlerinde cereyan ediyor. Daha şimdiden güvenlik ve istikrar ortadan kalktı. Bu işin sonunun nereye varacağını kimse kestiremiyor. Aynı ortak vatan için, kardeş halkların çocukları neden birbirini öldürüyor. Bunun kime ne yararı olacaktır? Kaldı ki hem hükümet, hem de muhalefet de ortak vatan diyor, demokratik devlet diyor. O zaman bu çatışma neyin nesi? Dünya Barış Günü nedeniyle çeşitli etkinlikler yapıldı. Bu çatışmayı sonlandırmak insani bir görevdir. Barış ve huzura herkesin hakkı vardır. Yaşam hakkı manasız çatışmalarla bertaraf edilmemelidir."

Kaynak / Editör: Prestij Haber Merkezi - Adil Harmancı
Güncelleme Tarihi: 02 Eylül 2015, 11:55
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241