banner279

Âkil kime denir?

HİLAL KAPLAN

Âkil kime denir?

Listede ismim açıklandığından beri, âkil kelimesi altında ezildiğimi hissediyorum. İsmi geçen kimsenin de 'En âkil benim' gibi bir iddia taşımadığından eminim. O yüzden, ideolojik veya şahsî hırsları sebebiyle heyetteki isimleri kötülemekte yarışanlar derin bir nefes alıp, arkalarına yaslanabilirler.

Bu akşam Başbakan Erdoğan ve beraberindeki heyetle yapılacak toplantıda genel çerçeve istişare edilerek belirlenecek. Ancak, anladığım kadarıyla, bu girişimin esas amacı, şimdiye kadar makro aktörler üzerinden yürütülen çözüm sürecine toplumu katmaya çalışmaktır. Çünkü süreç, toplumu doğrudan ilgilendirmektedir. İstişare mekanizmasını işleterek, bu sesin duyurulmasına vesile olmak hayatî önemi haizdir.

Ayrıca bu, şimdiye kadar hükümete 'Elinizi taşın altına koyun' diye seslenen isimlerin, sürece bu sefer dolaysız olarak dahil olup, taşın altına kendi ellerini de koymalarıdır.

Aslında isimler açıklandığından beri, sürecin toplumsallaşmasının hız kazandığını görmek de mümkündür. Heyetle ilgili gündemin, İmralı'ya dördüncü ziyareti gerçekleştiren BDP'li heyet haberinin bile önüne geçmesi bunu göstermektedir.

Bu süreç boyunca, listelerdeki isimlerin, daha hiçbir iş yapmaya başlamadan bile, hedef alınacağı, halka 'yabancılaştırılmaya' ve itibarsızlaştırılmaya çalışılacağı açıktır. Önemli olan bu seslere kulakları tıkamak ve halkla hasbihal etmek, oradan yükselen sese tercüme olmaya çalışmaktır. Esas âkil olanın, orada yattığına ilişkin şüphem yok.

CHP, nereye koşuyor?

Süreç başladığından bu yana, CHP ciddi savrulmalar yaşadı, yaşıyor. İş, yenilikçi-ulusalcı ikiliğini aşmış görünüyor. Daha doğrusu ulusalcılar, yenilikçi olduğunu iddia eden ama en kritik zamanlarda susarak bu iddiayı büyük ölçüde yutan isimleri bastırmış görünüyor.

Dün, Âkil İnsanlar Komisyonu'nun açıklanmasıyla sürecin toplumsallaşma yoluna girdiğini söylemiştik. Yine dün, Ak Parti'nin sunduğu önergeyle kurulması beklenen Çözüm Sürecini Değerlendirme Komisyonu'yla beraber de Meclis'in sürece ilişkin destek ve kaygılarını dile getirme zemini inşa edilmeye çalışıldı. MHP, başından beri fikrî değil, ideolojik zeminde mücadele ettiği için kendinden bekleneni yaptı ve reddetti. Ancak, şimdiye kadar süreçte Meclis'in muhatap alınmadığından yakınan CHP de komisyona katılmayı reddetti. Böylelikle CHP'nin esasında neden yakındığını da öğrenmiş olduk…

Üstelik, hükümet yetkililerinin, PKK'nın sınır dışına çekilmesinde muhatabın Meclis olmayacağını defaatle söylemesine rağmen, bu söylemi ortaya atıp ayak sürüyorlar. Hâlbuki CHP'nin Meclis içerisinde kurulmasını önerdiği 'Hakikatleri Araştırma Komisyonu' tam da bu amaca matuftu. İsmini bile aynen Öcalan'ın tavsiyelerinden alan bu komisyonun kurulmasını öneren CHP, şimdi kendi önerilerinden oldukça farklı olduğu belli olan bir yapıya dahil olmak istemiyor.

Öcalan'ın, dünkü ziyarette BDP'lilere ilettiği mesajla beraber, sınır dışına çekilmeler başladığında, CHP ne kadar yanlış bir yolda olduğunu bir kez daha görecek ama kendileri için çok geç olmuş olacak.

Güncelleme Tarihi: 05 Nisan 2013, 12:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner241

banner140