banner279

KAYA VE TAKVA'YA VERDİ VERİŞTİRDİ!

AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk, Van Ekonomi Zirvesi'nde haksız yere Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı eleştiren Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kaya'ya tepki göstererek, "Bekir Kaya haddini bilmelidir" dedi. Ekonomi Zirvesi'ni protesto eden Bekir Kaya'ya destek veren Van TSO Başkanı Necdet Takva'ya da tepki gösteren Kayatürk, "Van TSO, BDP'nin şubesi olmamalıdır" diye konuştu.

KAYA VE TAKVA'YA VERDİ VERİŞTİRDİ!

               
              Ak Parti İl Başkanı Zahir Soğanda ile birlikte basın toplantısı düzenleyen Ak Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. 


         Kayatürk, özellikle 28 Şubat'ta İstanbul'da gerçekleşen Van Ekonomi Zirvesi'nde bir takım sıkıntılar yaşandığını, bu nedenle kendisinin adeta linç edilmek istendiğini ifade etti. Hükümetin son yıllarda ülkeye olduğu gibi, bölgeye ve Van'a büyük yatırımlar yaptığını vurgulayan Kayatürk, geçmiş hükümetlerle Ak Parti Hükümetleri arasında çok önemli farklar olduğunu ifade etti. 

           "ÇALDIRAN DEPREMİ'NDE BABAMI VE KARDEŞİMİ KAYBETTİM"
            Ak Parti İl Binası'nda basın toplantısı düzenleyen Milletvekili Kayatürk, Van'ın deprem kuşağında olduğunu ifade ederek, "Bildiğiniz üzere Van deprem bölgesidir. 1904, 1942, 1976 ve 2011 yıllarında Van'da çok büyük depremler oldu. Büyük yıkımlar ve büyük acılar yaşadık. Çaldıran depremindeki ailevi trajedimiz oldu. Bu depremde ben babamı, kardeşimi ve çok sayıda yakınımı kaybettim. Yakınlarımızı kaybetmek çok büyük bir acıydı o dönemde ancak asıl acı kardeşimin cenazesine biz ancak 3 buçuk ay sonra ulaşabildik. Yani ben o dönemi çok iyi hatırlıyorum. Bizim sabah köyden minibüsler giderdi. O dönemler çocuktuk. Akşam köye gelen her minibüs kardeşim Mehmet Şirin'i getirecek diye beklerdik. Annemin, akrabalarımın ne kadar büyük acılar yaşadığını ben çok iyi hatırlıyorum. Tek katlı bir toprak evde bir çocuğu biz bulamadık ve o dönem o çocuğu çıkaracak bir devlet ortada yoktu. Marmara depreminde de devlet ortada yoktu. Devlet oraya gitmedi. Başbakan günlerce oraya gidemedi. Bakanlar gidemedi. Peki Van'da nasıl oldu? Üç buçuk saat sonra kabinesinin neredeyse tamamıyla Van ve Erciş'te olan bir başbakan vardı. 3 buçuk gün içerisinde enkaz altında neredeyse tek bir insanımız kalmadı. Depremin ikinci günü Erciş'te ben çok iyi hatırlıyorum. 3 bin 950 tane kurtarma ekibi vardı. Eğer başbakan hızlı bir şekilde bölgeye gelirse ve bakanlar o kadar hızlı bir şekilde bölgeye gelirse, herkes görevini kusursuz yapar. Ondan sonra peş peşe başbakanımız 1 yılda 4 sefer Van'a geliyor. Yani 75 bin çadırı, 30 bin konteyneri bir tarafa bıraktığımızda, dördüncü gelişinde başbakanımız mevcut Sayın Cumhurbaşkanımız o dönemde bir yıl içerisinde 17 bin konutu teslim etti. Bu hız ne Amerika'da var, ne Japonya'da var. Allah'a şükür bugün 17 bin değil, 30 bine yakın konutumuzu teslim ettik.  Ancak bunlar devletin yaptığı yatırımlardır. Bizim mutlaka özel sektörü buralara getirmemiz lazım. Çünkü Van çok önemli bir noktadadır. Biz Van'ı her gittiğimiz yerde, her fırsat bulduğumuzda anlatıyoruz. Öncellikle bizim Vanlılar olarak ne kadar önemli bir noktada olduğumuzu anlamak için anlatıyoruz. Sonra yabancıların Türkiye'deki yatırımcıların, yurt dışındaki yatırımcıların buraya yatırım yapması için çaba sarf ediyoruz" diye konuştu.

             VAN'A ÜÇ BÜYÜK YATIRIM…
              Kalkınma Bakanlığı'nın üç büyük yatırımına vurgu yapan Kayatürk, "Bakın Kalkınma Bakanlığının çok önemli 3 tane projesi bitti. Muhteşem bir fuar ve kongre merkezi kuruldu. Bu kongre merkezi bölgenin en büyük fuar ve kongre merkezidir. Yine belki on bin yıllık tarihi eserlerimizi en iyi şekilde muhafaza edebileceğimiz, sergileyebileceğimiz ve bütün dünyaya anlatabileceğimiz bir müze yapılıyor. Van Kalesi'nin hemen yanında açılan bu müzenin özellikle dış cephesiyle ilgili yapılan mimari çalışmada hem içerde tarih gösteriliyor. Dışarıda da başka bir tarih var. Van Kalesi'ni olduğu gibi bünyesinde gösteriyor. Ayrıca dışarıda zaten açık bir hava müzesi var. Belki de dünyanın en büyük açık hava müzelerinden bir tanesidir. Diğer önemli proje ise bizim de en çok üzerinde durduğumuz Tekstil Kent'tir. Tekstil Kent için hayal diyen arkadaşlarımız oldu. Bakın şuan Tekstil Kent 26 tane firmaya verildi. Orada 21 bina yapıldı. Bu binaların hepsi iki katlıdır ve üretim için kapalı alan 32 bin metrekaredir. Aynı zamanda 14 bin metrekare kapalı alanda sosyal çalışmalar için ayrıldı. Bununla birlikte Tekstil Kent 300 bin metrekare açık alana kuruluyor. Fakat onun hemen yanında bir 300 bin metrekare alan daha açılıyor. İnşallah toplamda 600 bin metrekareyi geçecek. Van'daki üretimin artması için büyük çaba göstereceğiz. Bakın orada ilk etapta yapılan ilk ihalede 6 bin 950 kişi iş başı yapacak. Daha sonra bir şirket daha işçi alımı yaptı. İnşallah Nisan ayından sonra 7 bin işçi işbaşı yapacak. Tabi 7 bin kişinin istihdam edilebilmesi için kurslara 14-15 bin insan alınacak ve inşallah bunların yarısı Tekstil Kent'te iş başı yapacak. Biz bu Tekstil Kent projesi için kapı kapı dolaştık. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanlarla bir bir görüştük, Allah'ın izniyle Van'a kazandırdık. Bu açıklamalarım hesap verilme olarak da anlaşılabilir. Biz bu 4 yıl içerisinde deprem bütün enerjimizi almasına rağmen biz bu projelerin gerçekleşmesi için elimizden geleni yaptık" dedi.

           "VAN'DA TURİZM MERKEZİ OLUŞTURMALIYIZ"
                Van'da bir turizm merkezi kurma şansının olduğunu anlatan Kayatürk, "Van'da bir turizm merkezi oluşturmak için çalışıyoruz. Bakın daha önce Avusturalya, Kanada firması bizim aracılığımızla Van'a geldi. Buralarda araştırmalar yaptı. Biz de öncülük ettik ve sık sık onlarla görüştük. Daha sonra o dönemde BDP'nin bir özerlik ilan ediyoruz demesi neticesinde birden bire korku ve endişe içine girdiler ve bu projeyi ertelediler" dedi. 

                Tabi Van'da yerel yöneticilerin de elini taşın altına koyması gerektiğini söyleyen Kayatürk, "Biz burada bu tür projelerin gerçekleşmesi için canla başla çalışırken, birileri de buraları yaktı, yıktı, kırdı. Maalesef 6-7 Ekim olayları bize çok büyük enerji kaybettirdi. Bu bölgenin geleceği bizim ve halkımızın elindedir. Önümüzdeki seçimlerde adaylarımız kim olursa olsun, biz Ak Parti'yi burada ne kadar yükseltirsek, buraya gelecek yatırım da o kadar yüksek olur. Biz Van'a çok büyük yatırımlar getirmek istiyoruz" şeklinde konuştu. 

              Kayatürk, 2015 genel seçimlerinin de önemine değinerek, "Bu seçimlerde iyi bir oy alabilmek için çabalayacağız. Onun için biz elimizden gelen gayreti sarf edeceğiz. 2015 genel seçimleri eski düzen ile yeni düzenin mücadelesidir. Yeni Türkiye'yi isteyenlerle, koalisyonları, darbeleri, ekonomi dar boğazları isteyenlerin mücadelesi olacak. Van'ın gerçek bir başkent, önemli bir mega kent olmasını isteyenlerle, molotof kokteyleri ile yakılsın, yıkılsın, dökülsün diye istekte bulunanların mücadelesi olacaktır. Hiç kimsenin endişesi olmasın Allah'ın izniyle güçlü milletvekili adaylarıyla milletin karşısına çıkacağız" dedi. 

          "BANA KARŞI LİNÇ KAMPANYASI DÜZENLEDİLER"
             28 Şubat'ta İstanbul'da düzenlenen Van Ekonomi Zirvesi'nde sıkıntılar yaşandığını, kendisinin adeta linç edilmek istendiğini anlatan Kayatürk, "Özellikle bana karşı bir linç kampanyasının yapıldığını biliyorum. Ben bu linç kampanyasını başlatan bir kısım insan bekliyordum. Ama bir kısmından da bunu beklemediğimi ifade etmek istiyorum. O yüzden, hayal kırıklığına uğradığımı belirtmek istiyorum. Allah aşkına bu memleket için birileri güzel bir şeyler yapmak istiyorsa, ila ki engellenmesi mi lazım? Ben kendimi savunmaktan nefret ederim. Ama öyle bir duruma sokuluyoruz ki dönüp kendimizi savunmak zorunda kalıyoruz. Van'ın ekonomisini, Van'ın güzelliklerini, Van için neler yapılması gerektiğini anlatmak yerine ya aslında ben bunu yapmadım, ben şunu yapmadım demek zorunda kalıyoruz. O iftiraları atanlar, o suçlamaları yapanlar, hatta o linç kampanyasını başlatanlar çok iyi biliyor ki ben o listede ne kimseyi çıkardım, ne de kimseyi soktum. Ben her şeye rağmen o iki genç arkadaşıma, Orhan Olgun ve Zeki Yiğit'e teşekkür etmek istiyorum. Çünkü Van için bir şey yapmak istediler. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu zirveye katılması için çok büyük emek sarf ettik. Zaten Cumhurbaşkanının olduğu yerde en fazla iki kişi konuşur. Ben Orhan arkadaşın bana verdiği listeyle oraya gittim. Üstelik arkadaşlar hiçbir şekilde ne kimseyi listeden çıkardım. Ne de listeye ekledim. Ben daha sonra İstanbul'a gittiğimde bana dediler ki, Van TSO Başkanı ile Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kaya demiş ki 'Burhan bey konuşursa biz toplantıyı terk edeceğiz, protesto edeceğiz'. Bunun üzerine ben milletvekili arkadaşlarımı toplayıp Zeki ve Orhan'ı çağırdım. 'Benim konuşmamı geri çekmem, problemi çözer mi?' dedim. 'Çözer' dediler. Ben de konuşmamı geri çektim. Cumhurbaşkanının geleceği bir toplantıda, bütün dünyanın baktığı bir ekonomi zirvesinde, ben konuşmuşum, konuşmamışım ne önemi var. Ben konuşmamı çektikten sonra problem çözüldüğü için hatta Orhan bana dedi ki 'Cumhurbaşkanın huzurunda size teşekkür edeceğim. Van'a gittiğim zamanda köşe yazısı yazacağım'. Ben de dedim ki 'Orhan Bey bunların hiçbirine ihtiyaç yoktur. Yeter ki program güzel geçsin'. Sabah Orhan beni aradı ve Bekir Kaya eğer konuşmazsa katılmayacağını söyledi ve Van TSO Başkanının da katılmayacağını söyledi. Ben bunu Cumhurbaşkanının kalemine bildirdim ve sorunu çözdüm. Yani Bekir bey toplantıda konuşacaktı. Fakat Orhan bana Bekir beyin geri gelmeyeceğini, dolayısıyla Necdet beyin de katılmayacağını söyledi. Ben kimsenin konuşmasını çıkarmadım. Ondan sonra çıktılar Cumhurbaşkanımıza saldırmaya başladılar" dedi. 

                 KAYATÜRK'TEN, BAŞKAN KAYA'YA SERT TEPKİ…
              Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı eleştiren Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kaya'nın haddini bilmesi gerektiğini söyleyen Milletvekili Kayatürk, "Bakın arkadaşlar Bekir Kaya'nın da, orada Cumhurbaşkanınıza saldıran herkesin de öncellikle haddini bilmesi lazım. Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sadece Türkiye'nin değil, dünyanın sevgisini kazanan bir liderdir. Ben bu zirvenin başarılı geçmesinden başka ne yaptım. 4 yıldır ben burada aynı çabayı ortaya koyuyorum. Ben bir twit attım ve dedim ki, 'Cumhurbaşkanının Bekir Kaya'yı ve Necdet Takva'yı konuşturmadığı haberleri gerçek dışıdır'. Burada kimseye bir saldırı var mı, yok. Sonra Bekir Bey bana cevap vererek, 'Sayın vekil biraz dürüst ol diyecektim, ama dürüstlük size uzak bir kavram' diye yanıt vermiş. Bu memlekette benim ne kadar dürüst olduğumu, ne kadar temiz olduğumu burada Bekir Kaya'dan geri olmadığımı, çok ileri olduğumu, bütün herkes çok iyi biliyor. Bekir Kaya'nın böyle bir iddiası olmaması lazım. Yoksa bu iddianın altında kalır. Ya Allah aşkına Bekir Kaya Van ekonomisine hangi katkıyı sunmuş ki orada Van ekonomisiyle alakalı konuşacak? Yani orada bu molotof kokteylleriyle bankalar, bankamatikler teker teker yakılırken, oraya itfaiye aracı bile gönderemeyen bir belediye başkanı gelip ekonomi zirvesinde Van ile ilgili ne konuşacak? Ama ben Van TSO'ya çok üzüldüm. Ben Ticaret Odası Başkanını hiçbir zaman Bekir Kaya'nın astarı olarak görmek istemiyorum. Ben Van Ticaret Odası'nı bir BDP'nin şubesi olarak görmek istemiyorum. Bu mantıkla devam ettiği sürece, ben Van Ticaret ve Sanayi Odası'na ayak atmam" diye konuştu. 
Kayatürk, her türlü olumsuzluklara rağmen Van'ın gerçekten önemli bir yatırım merkezi olacağına inandığını sözlerine ekledi.
 Bölge: Bişar Ulutaş-Burhan Ergin

Güncelleme Tarihi: 16 Mart 2015, 09:41
YORUM EKLE
YORUMLAR
ali sert
ali sert - 7 yıl Önce

burhan beyi kutluyorum tso ve hdplilere yalanlarını yüzlerine vurarak ders vermiş. kutlarım

SIRADAKİ HABER

banner141

banner241

banner140