banner279

Kadınlar seslerini yükseltti: 'Silahlar sussun, barış konuşsun'!

Van Kadın Derneği (VAKAD), Yaka-Koop, Ahtamar LGBTİ, Kadın Sanatçılar Derneği ve Kamer Vakfı tarafından yapılan ortak basın açıklamasında, son günlerde tırmanan olaylara dikkat çekilerek, silahların bir an önce susturulması ve "çözüm süreci"nin yeniden işletilmesi istendi.

Kadınlar seslerini yükseltti: 'Silahlar sussun, barış konuşsun'!
 Haber: Adil HARMANCI

Ortak basın açıklaması Akdamar Otel'de yapıldı. Kadın kurumları adına açıklamayı VAKAD aktivisti Selen Özünver yaptı.

SURUÇ KATLİAMINA DİKKAT ÇEKİLDİ

Urfa'nın Suruç ilçesinde meydana gelen ve 32 kişinin yaşamını yitirdiği IŞİD saldırısına dikkat çeken Özünver, "Bu katliamın katillerini de, bu ortamı hazırlayanları da aslında herkes çok iyi biliyor" dedi.

Hükümetin IŞİD'e yönelik operasyon yapması gerekirken, Kürtlere yöneldiğini ifade eden Özünver, şöyle devam etti:

"Suruç'taki IŞİD'li canlı bombacının tespit edilmesine karşın IŞİD'e karşı mücadele etmeyen bu devlet, operasyonların yönünü yine Kürtlere çevirerek IŞİD ile işbirliğini sürdürmektedir. Cinayet ve tecavüz örgütü olan IŞİD'in Türkiye'de örgütlenmesine göz yuman bu zihniyet Suriye'de Kürtleri ve Türkmenlerin katledilmesine, yerlerinden yurtlarından edilmesine de destek vermiş oluyor."

HÜKÜMETE SORULAR

Bölgede süren operasyonlara ilişkin hükümete sorular da yönelten Özünver, sözlerini şöyle sürdürdü:

"7 Haziran seçimleri sonrası TBMM'de değişmesi gereken ve ülkenin çoğunluğunu temsil etmeyen geçici AKP hükümeti bu operasyonları ne hakla yönetmektetir? Son yıllarda AKP, devlet ve PKKarasında süren müzakere süreci ne oldu da devam etmemektedir? Ne oldu da birden 1000'den fazla insan tutuklandı? Suruç katliamından sonra IŞİD'e yönelik operasyonlar olmadı da neden Kürtlere karşı operasyonlar başladı? Bu savaş ortamı sivil insanlara neden yöneldi? Tüm bu soruların cevabının bize derhal verilmesi gerekmektedir."

ARINÇ'A ELEŞTİRİ

Hükümet sözcüsü Bülent Arınç'ın, "kadınsın sus!" sözünü hatırlatan Özünver, şunları söyledi:

"Bizler, emeğine, bedenine, kimliğine el konulan; işsiz bırakılan veya ucuz emek gücü olarak, güvencesiz koşullarda çalıştırılan, babaya- kocaya bağımlı bırakıldığımız yetmezmiş gibi, fabrikalarda, sokaklarda, yollarda basit önlemler alınmadığı için canından olan ve artık yeter diyen kadınlarız. Bizler, erkekler tarafından susturulmaya, yok sayılmaya çalışılan ama asla susmayacak olan, geceleri de sokakları terk etmediğimiz gibi sesimizin kısılmaya çalışıldığı hiç bir mekânı bırakmamak için direnen kadınlarız. Bir kez daha, kadınların kahkahalarından korkan Bülent Arınç'a 'IŞİD'e karşı neden söz söylemiyorsunuz?' diye soran bir kadını, sırf kadın olduğu için, sırf 'barış' dediği için onu susturmaya çalıştığı için bir kez erkek egemenliğine itaat etmeyeceğimizi söylüyor ve hatırlatıyoruz; 'Bir kadın olarak susmayacağız. Barış için ses çıkarıyoruz!"

SİLAHLAR SUSSUN BARIŞ KONUŞSUN

Kadınlar olarak artık bir daha 90'lı yıllara dönmek istemediklerini ifade eden Özünver, şunları kaydetti:

"Yıllardır oyalamalarıyla, kalıcı, eşitlik ve özgürlüğe dayalı, şeffaf ve biz kadınların katılımına açık bir barış için gereken adımları atmaktan kaçınanların bugün fütursuzca 'çığırından çıkmıştı' diye niteledikleri 'çözüm sürecinin' bir çırpıda bitirilmesinin ne demek olacağını da çok iyi bilen kadınlarız. Çünkü biz, 1990'ların kirli savaş ortamında her türlü şiddet ve baskıya, tacize, tecavüze, cinsel istismara maruz kalan, sevdiklerini yitiren, savaştan ruhu, bedeni yaralanmış olarak dönenlere yoksulluk ve yokluk içinde ömür boyu bakım emeği verme görevini üstlenen ve asla o günlerin karanlık ortamına yeniden dönmek istemeyen ve barış diyen kadınlarız. Bugün de dün olduğu gibi barışa ihtiyacımız var, çünkü bugün evde, işte, sokakta maruz kaldığımız erkek şiddeti biliyoruz ki savaş ikliminde kat be kat artacak. Biz kadınlar hayatımıza barış dili egemen olsun diyoruz; çünkü milliyetçiliğin pervasızca yükseltildiği savaş dili kadın erkek eşitsizliğini derinleştirir. Biz kadınlar barışta ısrar ediyoruz; çünkü bizler savaşın getireceği işsizlik, yoksulluk, yoksunluk ve belirsizlikle en başta yüz yüze gelmek zorunda olanlarız. Sonuç olarak; susmuyoruz susmayacağız, bu topraklarda adil, eşit ve hakiki bir barış kurulana; sözümüz, sesimiz duyulana kadar; dayanışma içinde, yan yana barış için ısrar edeceğiz. Hemen şimdi! Silahlar sussun, barış konuşsun."

Kaynak / Editör: Prestij Haber Merkezi - Adil Harmancı
Güncelleme Tarihi: 05 Ağustos 2015, 09:58
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241