banner279

İrade'nin İlk kırılmaları

Fatma PALA

İrade'nin İlk kırılmaları
 

Bir ana, bir oğul yürürler

Yol,çakıl taşlarının arasında boyveren dikenli otları yoldaş kılmış yolcularına

Çocuk ümidle kollarını her açtığında,dikenleri kucaklamaktan bitkin düştüğünde;

öfkeyle durdu anasının önün de:

_atalarım sessizce seyretti, haksızca boyun eğdirilişimi!   dikenlerin arasında büyütürken beni, bilemedinmi çölde gül yetişmediğini!

Ana dedi:

_hatırlarım oğul, iradenin ilk kırıldığı günü...bilmelisin sessizliğimin nedenini, tanımalısın bu günahın ortaklarını...ben bilirim çölde gül yetişmediğini, hatırlarım,doğumunda dikenlerin verdiği acıyı!

******

Temizlikçi kadın, temizlik malzemelerini dolaba yerleştirdikten sonra,eşarbını düzeltti, kurumuş terin oluşturduğu beyaz halkalara aldırmadan pardesüsünü giydi ve mutfak masasının yanında, sandelyenin üzerinde tüm vucudunu toplayıp, başınıda masaya dayayarak uyuyan küçük oğlunuda  sırtladı, salonda yan yana dizili hoş kokulu kadınların yanından geçip, kapıyı açtı, kadınlara bakmadan kısık bir sesle selam verip,sessizce kapıyı kapattı... gitti.

Temizlikçi kadının gitmesi ile birlikte, tesbih taneleri gibi dizilmiş kadınlar, gözlerini aynı yöne çevirdiler. Üstünde kitaplar, kalem ve pekçok kağıt parçasının olduğu masanın ardında oturan kadına bakıyorlardı.Yüzümüzü kadına çevirdiğimizde yanıbaşında bir kitaplık, arkasında bir hat tablosu olan , göbegini ısrarla içe çekerek kendisine stil katmaya çalışan, elinide yüzünün önünde bir küreyi döndürür gibi çevirerek konuşan bir kadını görürdük, belli ki buranın başkanı gibi bir şeydi...

Burası, hayırlı işler için kurulmuş, iyiliği öğretmek, kötülüğü azaltmak isteyenlerin uğradığı bir yerdi.Kadınlar kitap okur, çocuklarda ablalar eşliğinde, önemli insanların hayatını öğrenir, güzel sözleri ezberler ve annelerini bekleyen çocuklar oyunlarla avutulurdu.

İyilik için yazılmış bir kaç kitap, günlerce ortaklaşa okunur, kitabın bitmesiyle tekrar okunmaya başlanırdı.Değirmencinin bineği gibi sürekli aynı yöne dönen kadınlar, zamanla başları döndükçe bunu tefekkür sanar ve bunu bilinç olarak algılamaya başlarlardı.

Böylesi bilinçli insanların, iyilik gayesi ile toplandığı bu gün, tatsız bir olay yaşanmıştı ve temizlikçi kadının çıkmasıyla birlikte,rahatça konuşmaya başladılar.

Sırayla bütün kadınlar, yüzleri masaya dönük konuşmaya başladılar:

kadınlardan 1._  aslında, annesi çok fazla ilgilenemediği için çocuk böyle yaramaz..malum babaları terk etmiş, belli kadında ilgilenemiyor..

kadınlardan2._ kocasıda pek iyi biriymiş, buralarda çok görülmüş, niye terk etmişki ailesini...

kadınlardan3._  başka bir şehirde, yeniden evlenmiş..

kadınlar, şefin işaretiyle ses veren koro gibi hep birlikte; yazık..yazık.....dediler. Ve tekrar konuya döndüler:

kadınlardan4._  bu çocuğun uyum sorunu var.benim endişem diğer çocuklarıda olumsuz etkileme ihtimali, yanlış anlamayın ama bütün çocukları aynı sınıfa almamız yanlış, mahalelinin çocuklarını ayrı bir sınıfa alalım, hepsi aynı seviyede değil birbirlerini olumsuz etkilemesinler.

kadınlardan 5._ hak veriyorum, bu çocuğuda onların arasına koyarız...değil mi hocam?

evet, sıra masanın ardında oturan kadına gelmişti, konuştu:

-annesi burda çalışırken, çocuk onu oyalıyor, gelmesede olur..konuşalım, çalışmaya geldiğinde, çocuğunu birine bıraksın.

Tesbih taneleri, verdikleri ğazla, aldıkları cevabın ardından sustular.Sadece biri, kısık bir sesle araya girdi:

-annesi sohbet arkadaşımız, durumundan dolayı artık katılamıyor, verdiğimiz parada onun yaptığı işi yapanların aldığından daha az..bari çocuğunu bırakacak yerin kaygısına girmesin..

kadının sesi, masanın ardından öne doğru akan gür bir sesle yatıştırıldı:

-burası Allah rızası için kurulmuş bir yer, aslında hiç parada almamalı, biz kendisine üzüldüğümüz için veriyoruz...dedi ve kadınlardan birine dönerek devam etti

_siz daha samimisiniz, uygun bir dille çocuğu mecbur olmadıkça getiremiyeceğini söylersin..dedi

zihinlerde, çarpıtılmış bir hikayeye daha dönüşmeden,son bir kez olay tekrardan canlandı.

*****

Ana, oğul ilk defa bu kapıdan girmiyorlardı.Daha önceleri,anasının elinde kitaplar, çocukta oyun odasında anasını eğlenerek beklerdi.Taki birgün, babası iyilik uğruna, kadınların eteğinden çekiştirmeye başladığında, evlerinin tavanı düştü.Pencereden esen sinsi rüzgarın ürpertisiyle, yuvalarında üşümeye başladılar . Anasının kolları herzaman sıcaktı, lakin ardarda sağanaklardan korunmak için, evin dökülen duvarlarını korumak gerekiyordu.

Ana, yine bir sohpet  günü, arkadaşına usulca yaklaşarak:

_senin çevrende temizlikçi aranırsa bana haber verirmisin..dedi.

Ananın, buğüne kadar tek bildiği, kocasınında ısrarla tavsiye ettiği bu hayır işlerinde ki sohpetlere katılmaktı.Yıllarca katıldığı bu sohpetlerde, huşu ile vaizlerden nasiplenmeye çalışırdı. Ve kocasının bıraktığı enkazın altında, bu arkaşları:

_gel burda çalış, hem para kazanırsın hemde sohpetlerden uzak kalmamış olursun...dediler.

Ana, sevindi. Bilemedi bu değirmende dönmenin cahilliğinden birşey eksiltmediğini, insanla sınanacak, öğrenmeye yeni başlayacaktı.Kul başına gelecekleri bilmez.Kul,düşenin kendisinden bir parça olduğunuda unuttuğunda, birinin kahkahasında,ötekinin beli kırılır.Yazık ki, acı her ikisinin olsada,yalnız biri çığlığını duyabilir.

Çalışmaya başladığından beri, sohpetlerin çay dağıtanı,masayı temizleyenide olmuştu.Konuşmaya başladığın da küçümseyen bakışları da sık görmeye başladı, elinde de arkadaşlarının eski elbiseleri,ayakkabıları birikmeye başlamıştı.

Veren el, sadakasının sevabını ortamdakilerin takdirinde toplarken; alan el, gün geldi, elinde sadece paspas ve süpürge ile dolaşır oldu.

Diğer günlerden farksız olan buğün, ana,tuvaleti temizlerken,gözüde,oyun dışı kalan oğlundaydı.Oyun odasına yeni bir salıncak alınmıştı.Çocuklar sırayla ,salıncağı kullanıyordu, sıra masanın ardında oturan kadının oğluna geldiğinde,oturduvearkadaşlarının binmesine izin vermedi.Sorumlu ablalar,çocuğunanasının hatırına mı ne, çocuğa karşı ısrarcı olamıyor diğer çocukları görmezden geliyorlardı.Temizlikçi kadının oğlu,sıra hiç kendisine gelmediği için ısrarla ablaların yanına gidip,yardım istiyordu.Ablaların tekrarlanan, umursamazlığının ardından, hışımla salıncaktaki çocuğu itti..

bütün kadınlar oyun odasına koştular,en önde, arkaşlarına sıra vermeyen çocuğun anası ve onun önünde de temizlikçinin oğlu...

Ana,temizlediği tuvalete  tekrardan girdi, musluğu açtı, elindeki paspasa dayanarak, kadınların oğlunu azarlayışını sessizce dinledi.

Oğul, önce ablalara baktı,onlar biliyorlardı kimin haklı olduğunu, ablalara defalarca şikayet etmişti,sıranın kendisine verilmediğini biliyorlardı..ablaların

_hocam haklısınız, çok yaramaz..bizde birşey yapamadık...dediklerini duyunca,gözünde ilk kırmızı damar belirdi.Kocaman kadınların arasında, anasını aradığında, paspasa dayanmış elin bir kısmını gördü sadece...seslendi, duyulmadı.

Kadınlar odayı boşalttıklarında,çocuktaoyun odasındanayrıldı.

anasına:

_burdan gidelim, dedi.

Anası,temizliği bitirene kadar mutfaktan ayrılmamasını isteyince, çocuk sandalyeye kıvrılıp, masaya başı dayanmış olarak uyuya kaldı...

Güncelleme Tarihi: 07 Ekim 2012, 17:16
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner241

banner140