bayan escort bursa escort escort gaziantep istanbul escort escort izmir escort izmir izmir escort istanbul escort denizli escort escort bayan

banner259

'İnci Kefali' diye bir balık yok!

Van Toplum Kültür ve Sanat Derneği Başkanı M.Murat Oto, ilginç bir çıkış yaparak, dünyada sadece Van Gölü'nde yaşayan balığının adının 'İnci Kefali' değil, 'Van Balığı' olduğunu söyledi. İnci Kefali isminin Ercişlilerin tepkisinden dolayı kullanıldığını belirten Oto, "Birileri Van adından rahatsız oluyor diye kimse bu temelsiz, tutarsız yaklaşımın ortağı olmamalıdır" dedi. Van'da tüm kurumları etkin bir tavır sergilemeye ve 'Van Balığı' ismi dışında isim kullanılmamasına özen gösterilmesine davet eden Oto, "İnci Kefali diye bir balık yoktur, olmamıştır, bilimsel değildir, kültürel özelliği yoktur. Kasdedilen balığın asıl adı 'Van Balığı'dır." dedi.

'İnci Kefali' diye bir balık yok!
Van Toplum Kültür ve Sanat Derneği Başkanı M.Murat Oto, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada; "Son yıllarda ´Van Balığı7 ya da yanlış kullanımıyla ´İnci Kefali´ gerek ülkemizde gerekse dünyada çok daha sık gündeme gelmektedir. Bu durum elbette tüm Vanlıları mutlu etmektedir. Bu balığın yöresel bir değer olarak ünlenmesi elbette ki her Vanlıyı gururlandırmaktadır. Ancak bu balığın popüler bir duruma gelmesi beraberinde bir yanlışı da popüler bir hale getirmektedir. ´İnci Kefali´ ifadesi de son yıllarda git gide popülerleşmekte, ´Van Balığı´ ifadesinin önüne geçmektedir. Peki ama neden ´İnci Kefali´ ifadesi yanlıştır? İnci kefalı (Chalcalburnus tarichi), sazangiller (Cyprinidae) familyasından Van Gölü´nün tuzlu ve yüksek derecede sodalı (tuzluluk %0.19, pH 9.8)sularında yaşayabilen endemik bir balık türü. Adı kefal olmasına rağmen, aslında o sazangillerin bir üyesidir. ´İnci Kefali´ ifadesinin yanlışlığı biline biline neden ısrarla kullanılmaktadır? İşte asıl soru ve sorun burada başlamaktadır. Van Balığı ifadesinden rahatsız olan Ercişli hemşerilerimizin tepkileri özellikle tarafsız insanların ´İnci Kefali´ ifadesini kullanmaya itmektedir. Ancak bu kimliksiz ifade bazı çevreleri bir tuhaflığa götürmektedir. Bir afişte şu yazılmıştır; ´Erciş İnci Kefali´… Bu mantıkla ´Ahlat İnci Kefali´, ´Adilcevaz İnci Kefali´, ´Tatvan İnci Kefali´, ´Gevaş İnci Kefali´, ´Edremit İnci Kefali´ gibi yeni ifadeler de literatüre eklenmeliydi. Hatta Ünseli, Çiçekli gibi beldelerin bile bu zincire eklenmesi yanlış olmayacaktır. Bazı Ercişli arkadaşlarımız ya da dostlarımızla bu konuyu tartıştığımızda aslında Van Gölünün eski adının Erciş Gölü olduğunu bu nedenle zaten ´Van Balığı´ ifadesinin de doğru olmağı yönünde iddialarını duydum. Sadece Bizans hakimiyeti döneminde ARSİSA diye isimlendirilmiş olsa da öncesi ve sonrasında Erciş gölü ifadesi olmamıştır. Böyle bir ifadenin sadece Ercişli Emrah şiirlerinde olmasını, şairin Erciş kıyılarını anlatmak istediği ifadeleri bir isimlendirme varmış gibi sunmalarını hiç doğru bulmadığımı kendilerine her ortamda ilettim, bu yazı ile de bir kez daha söylüyorum; tarihte ´Erciş Gölü´ diye bir isimlendirme yoktur. Bu ifade;
Kalkın turnam kalkın Van´dan sökülün,
Erciş´in gölüne konun turnalar…
Satırlarında geçmekte olup, Erciş kıyılarını kasdetmekte olduğu açıktır" ifadelerini kullandı.

´TARTIŞMALAR ZARAR VERİCİ BOYUTA GELDİ´
Oto açıkamasının devamında şunları söyledi; "Bilindiği gibi Erciş ile Van arasında bir çok ilde olduğu gibi tatlı bir çekişme olduğu herkesin malumudur. Ama bu İnci Kefali tartışmalarının artık zarar verici boyuta geldiği, gerek Erciş´e gerek Van´a olumsuz sonuçlar yarattığı ortadadır. Nedir bu olumsuz sonuçlar; Bilindiği gibi günümüzde yöresel marka savaşları yaşanmaktadır. Söz gelimi baklavanın Türklere mi Yunanlılara mı ait olduğu mahkemelere taşınmaktadır. Rakı, yaprak sarma, bazı müzikler vb. Ülkemizde de bazı iller arasında bu vardır; Büryan kebabın Bitlis´e mi Siirt´e mi ait olduğu mahkemelere taşınmıştır. Bu örnekler çoğaltılabilir. Buradaki temel özellik yöresel değerlerin markalaştırılıp gerek ticari gerekse turistik getirilerinin arttırılması çabalarıdır. Bunun yanında; Çorum Leblebisi, Akcaabat Köftesi, Trabzon Ekmeği, İnegöl Köfte, Bursa İskender, Karacasu Pide, Mersin Tantuni, Adana Kebap, Urfa Lahmacun-Çiğ Köfte, Antep Lahmacun-Baklava, Diyarbakır Kadayıf-Ciğer, Malatya Kayısı, Erzurum Cağ Kebabı, Hatay Sini-Kağıt Kebabı, Erzincan Tulum, Kars Kaşar, Bitlis Büryan, Konya Peynir Şekeri gibi yöresel markalar ilk akla gelenlerdendir. Bu çerçeveden bakıldığında ´İnci Kefali´ gibi kimliksiz, ruhsuz, bilimsel olmayan, kültürel mesaj taşımayan bir ifadenin kime ne karı olacaktır? Van Balığının yumurta bıraktığı akarsuların Erciş sınırları içinde olması bu balıkların Van Balığı isimlendirmesine engel değildir. Ayrıca Van Balığı; Erciş balık bendi dışında yaklaşık 12 akarsu yatağına yumurta bırakmaktadır. Erciş balık bendinin farkı; sadece bunların en büyüğü olmasıdır.
Diğer yandan tartışma Van Balığı´nın morfolojik, anatomik, fizyolojik, biyolojik ya da üreme biyolojisi tartışması değildir. Tartışma; Gıda Mühendisliğini ilgilendiren ´Yöresel Gıdalar - Yiyecekler´ tartışması olup muhatap gıda mühendisleridir. Mücadele; Yöresel Marka mücadelesidir. Sonuç olarak ´İnci Kefali´ adlı bir balık yoktur, olmamıştır, bilimsel değildir, kültürel özelliği yoktur.  Kastedilen balığın asıl adı ´Van Balığı´dır. Sazangillerden bir tür olup dünyada sadece Van Gölü´nde yaşadığı için de adı Van Balığıdır. Birileri Van adından rahatsız oluyor diye kimse bu temelsiz tutarsız yaklaşımın ortağı olmamalıdır."

´GERÇEKLER KARARA BAĞLANMALIDIR´
Van Toplum Kültür ve Sanat Derneği Başkanı M.Murat Oto açıklamasını şu önerilerle tamamladı; "Bu gerçekler ilgili taraflar arasında bir karara bağlanmalıdır. İlimizin tüm kurumları bu konuda etkin bir tavır sergilemelidir. İnci Kefali ifadesi gerek güncel kullanımdan, gerekse literatürden zaman içinde ayıklanmalıdır. Özellikle Van Valiliği ve ilgili kaymakamlıklar bu konuda bir tavır geliştirmeli, akademisyenleri halk ile karşı karşıya bırakmamalıdırlar. Van Kedisi, Van Kalesi, Van Peyniri, Van Gölü ifadeleri gibi Van Balığı ifadesi için toplum bilgilendirilmeli, alt yapısı, dayanağı olmayan düşünceler dikkate alınmamalıdır."
/ Prestij Haber Merkezi

Güncelleme Tarihi: 23 Ekim 2013, 11:12
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner241

banner247

banner141

banner140

banner255