banner207

'Herhangi bir cemaatin hükümete hükmetmesi kabul edilemez'

Ahaber'de Özel Röportaj programına katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, gündemdeki konuları değerlendirdi.

'Herhangi bir cemaatin hükümete hükmetmesi kabul edilemez'

İşte Kurtulmuş'un konuşmalarından satır başları:

-Yargının milletin etkisinde olması lazım. Yargı bağımsız ama sadece bağımsız olması yargıyı demokratik yapmaz. Demokratik olması için halkın seçmesi lazım.

-Bir Müslüman bir delikten iki kere ısırılmaz. Daha önce askeri vesayetin altına giren ülkemizin yargı vesayetinin altına girmemesi lazım.

-Türkiye'nin adli kolluk sistemini değiştirmesi lazım.

GÜLEN GRUBU RAKİBİMİZ DEĞİL

-Gülen ve çevresi dini bir gruptur. İnsanların maneviyatını yükseltmek, Allah'a bağlılığını arttırmak içindir. Bu yüzden Ak Parti ve cemaat iki ayrı kurumdur. Gülen grubunu siyasi bir rakip olarak görmüyoruz.

-Cemaat dini örgütlenme olma ötesinde, hükümeti kontrol etmek istiyor. En azından görünen o, operasyonlara baktığınız zaman hükümeti kontrol etmek istiyorlar. Herhangi bir cemaatin hükümete hükmetmesi kabul edilemez.

-Operasyonlar hükümeti kuşatma ve yönlendirmeyi hedefliyor.

DEMOKRASİ ALANINI KISITLAMIŞ OLURSUNUZ

-Nitelikli insanlarsa gelsinler devletin her kurumunda görev alsınlar, başımızın üstünde yerleri var. Asıl olan millettir, devlettir. Herkesin eşit olması lazım. Herkes eşittir ama bizimkiler daha eşittir derseniz demokrasi alanını kısıtlamış olursunuz.

-Madem bizim önümüz açıldı kendi grubumuzu, çevremizi genişletelim, her yeri kontrol edelim düşüncesi yanlıştır. Buna hiç bir partinin izin vermemesi gerekir.

SİYASET ALANI DARALTILMASIN

-Siyaset halkın sözünün hakim olduğu bir alan, daraltılmaması lazım.

YARGIYI AYAĞA DÜŞÜRDÜLER

-Böyle bir şey olabilir mi? Her duruşmanın, dosyanın kendi gizliliği vardır. Önceden hatırlamıyoruz bir savcının bildiri dağıtması, kanaat belirtmesini. Yargıyı ayağa düşürdüler. Hangi savcının hangi kanaate sahip olduğu beni ne ilgilendirir. Farklı bir siyasi parti gibi davranıyorlar, bunların Türkiye'ye bir faydası yok, millete bir faydası yok.

-Savcının kanaati varsa da bunu belirteceği yer mahkemelerdir.

BEDDUA ŞIK OLMADI

-Maalesef beddua şık olmadı, doğru olmadı. Hizmetlerle hepimizin takdirini kazanmış bir hizmet adamı. Temel prensip Müslüman Müslüman'a beddua etmez. Taif'te Peygamber efendimize neler yapıldı ve daha sonra vahiy bile gönderildi. Eğer Efendimiz isteseydi helak edileceklerdi. Peygamberi davranış kendisine kötülük yapanlara dahi beddua etmemektir, şık olmadı. Söylenecek çok fazla bir şey yok. Peygamberi duruş kafire dahi beddua etmemektir. İnşallah düzeltilir, İnşallah yanlış olduğu açıklanır. Halk bundan çok rahatsız oldu.

CHP-GÜLEN GRUBU YAKINLAŞMASI

-Bilmiyorum, tabi ki cemaatin tabanını oluşturan kitle çevremizde olan insanlar. Tabanındaki insanların bu gelişmelerden çok rahatsız olduğunu biliyoruz. Cemaatle ilk tartışma değil, çok partili siyasi hayatta böyle çok olmuştur.

Mesela, 1973 yılında Milli Selamet Partisi'nin 48 vekili vardı. Nur Cemaati, Süleyman Demirel'in partisinde 1 vekille temsil edilirdi.

MSP'nin 48 vekilinin 20 tanesi Risale-i Nur talebesiydi. Çok değerli yetişmiş insanlardı. 1974'te genel af yapıldı. Aftan yararlananların bir çoğu Risale talebesiydi. Fakat sonradan bu abilerimiz birer gün arayla istifa ettiler. O günden itibaren MSP üzerinden kurulan denge bozuldu, bir dahaki seçimde 24 vekile düştü. O denge bozulmasaydı belki ihtilal olmayacaktı. AK Parti gibi yüzde 50 üzerinde oy alan parti 90'ların başında iktidara gelecekti.

Güncelleme Tarihi: 31 Aralık 2013, 11:44
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner241

banner248

banner141

banner140

banner247

banner203