banner279

HATALI İNSANI SEVMEK İNSANLIĞINDAN, HATASIZ İNSAN ARAMAK İSE ŞEYTANLIĞINDANDIR!

Ramazan Yaman

HATALI İNSANI SEVMEK İNSANLIĞINDAN, HATASIZ İNSAN ARAMAK İSE ŞEYTANLIĞINDANDIR!
 Bana dedi ki; " O hocayı, o yazarı, o insanı neden seviyorsun? Neden destekliyorsun? O falan zaman da, filan için şunu söylemişti! Şu şu hataları var! Bizim efendiden, Allah dostundan hata hasıl olmamıştır! Gel ona bağlan!" Ona dedim ki, "O zaman seninki insan değil! Ben insan olan hocaları, yazarları, Alimleri severim! İnsan olduklarını da hatalarından anlıyorum! Peygamberleri bile hata kusur işlediklerinden dolayı örnek almam gerektiğine inanıyorum!

Peygamberler de acziyete düşmüş, kimi görevden kaçmış, kimi öfkesine mağlup olmuş, kimi şeytana aldanmış vs. İnsan ve peygamber olduklarını da burdan anlıyorum ve sırf bundan dolayı daha çok seviyorum! Yoksa bir firekans kuramaz ve örnek alamazdım!" "Hatasız ve kusursuz olduğunu hangi peygamber iddia etmiş ki, senin "Allah dostu" ilan ettiğin adam edebiliyor?" "Eğer mükemmellik iddiasında bulunan bir insanı seviyorsan, o sevdiğin insan ya ruh hastasıdır, ya sahtekâr! Eğer o, bu iddia da değil de sen onu öyle görüyorsan, sen ruh hastasısındır, ya da senin putun olmuştur!

Ben sağlıklı olduğuma inandığım için, hatalı insanları severim! Müslüman olduğum içinde putlardan nefret ederim!" Bu söylediklerim adamı ikna etmiyor ve kafasına "iman" diye çakılmış ezberleri tekrarlıyor! Diyor ki; "Sana ahirette şefaat edecek, Allah'ın dostluğunu kazanmış bir insanı sevmen daha güzel olmaz mı?" Ben de; "Allah'ın dostluğunu kazanmış insandan dünya da "şefaat" beklerim! Ahirette bana yardım edeceğini iddia eden insan Allah'ın düşmanı olmuştur! Benim dostum nasıl olur?!

" "Eğer biri sana ahirette şefaat edeceğini söylüyorsa, mutlaka senin sırtından dünyası için "şefaat", torpil/imtiyaz/menfaat/dünyalık bekliyordur!" "....ve ben ahireti için dünya da bana "şefaat" edecek ve benim de kendisine "şefaat" edebileceğim hatalı kusurlu kişileri severim! Tek kırmızı çizgim, hatalarını bana keramet diye anlatmasın ve farkında olsun!

Ben hocalarımı insan oldukları için ölesiye severim! Sen ise geberesiye taparsın! "Ben insanın gelişmişini, arıza çıkarabilen "bir üst modelini" arıyorum, sen ise İlah'ın bir alt modelini! Oysa benim rabbim bunlardan münezzehdir. Onun yarattığı kulların içinden başıma ilah kesilenleri değil, kulluğunun şuurunda olanları seviyorum!" dedim.

İkimiz de birbirimize "ayetler" okuyoruz! O kendi "kitabından" ben kendi kitabımdan! Önce o okuyor; "Her zamanın bir mürşid-i kâmili vardır! Ona ulaşmak ve onun elinde gassal'ın elindeki meyyit gibi olmamız lazım!" "Ahirette kimsesiz kalmamak için Allah dostuna sığınmak gerekir!"

"Allah dostları Allah'tan habersiz konuşmazlar!" "Allah dostları ahirette kendine tabi olanlara şefaat edecek ve mutlaka cennete koyacak!" "Allah dostlarından habersiz kediler fare bile yakalayamaz!" Ben de; "Bütün mümin ve mümineler Allahın dostlarıdırlar!"

"Kimmiş o Allah'ın yanında şefaat edecek olan?" "Bana ve size yarın ne olacağını bilemem' de!.." "Allah hiç kimseyi tasarrufuna ortak etmez!" " ... Onlar Allah ile beraber başka ilahlar edindiler!" "Pegamberleri de hesaba çekeceğiz.." ayetlerini okudum...

İkimiz de birbirimize "hidayet" dileyerek ayrıldık! Mahşerde görüşmek üzere!!! Ben, insan oldukları hatalarından anlaşılan hocaları, Alimleri seviyordum, o ise insanlıktan çıkmış "hatasız kusursuz" insan kılıklı putları! Benim peygamberim insandı! Onun efendisi insanüstü! Onun peygamberi kimdi acaba? Benim rabbim kimseye kusursuzluk "kâmil" vasfı vermemişti! Onun efendisi "mürşid-i kâmil" di! "Mükemmeldi!" Onun rabbi kimdi acaba?

Güncelleme Tarihi: 01 Ağustos 2017, 10:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner241

banner140