banner279

‘Geçmişten Geleceğe Van’ın Kalkınma Dinamikleri’ paneli düzenlendi

Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) tarafından “Geçmişten Geleceğe Van’ın Kalkınma Dinamikleri” konulu panel düzenlendi. Panelde, akademik gözle Van’ın temel sorunları ve çözüm önerileri konusunda sunumlar gerçekleştirildi.

‘Geçmişten Geleceğe Van’ın Kalkınma Dinamikleri’ paneli düzenlendi

Van TSO Toplantı Salonu’nda düzenlenen panele Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Özer ile Van YYÜ Erciş İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdulmenaf Turan, konuşmacı olarak katıldı.
Moderatörlüğünü Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva’nın yaptığı paneli, birçok sivil toplum kuruluşu temsilcisi, DAKA ve KOSGEB yetkilileri, bazı siyasi parti temsilcileri, turizm acenteleri yetkilileri ile akademisyenler ve kalabalık bir vatanda grubu takip etti.
 

ÜRETİM İMKÂNI SINIRLI İL
Panelin ilk sunumunu Van YYÜ Erciş İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdulmenaf Turan, yaptı.
Van’a dair Türkiye’deki diğer illerle mukayeseli bir sunum gerçekleştiren Prof. Dr. Turan, stratejik önem, bölgesel ekonomik coğrafya, idari yapı ve gece ışıkları verileri temelinde Van’ın bir genel fotoğrafını çizdi.
Türkiye’yi harita üzerine 6 bölgeye ayırdığını ve Van’ın da bu 6 bölge içinde yer aldığını belirten Prof. Dr. Turan, “Ne yazık ki Van, gelir dağılımında en düşük iller arasında. Yine aynı zamanda Van, üretim imkânları ve geliştirilmesi açısından da en az olan il. İllerin ekonomik yapısında 81 il arasında Van’ın yeri 77. sıradadır. Yaşanabilirlik endeksi de 72’dir.” dedi.

NASIL BİR YEREL KALKINMA?
Van’ın bulunduğu aşamadan daha üst bir seviyeye geçmesi için yapılması gerekenler olduğunu ifade eden Prof. Dr. Turan, “Merkezi ve yerel yönetimler tarafından kamu yatırımlarına ağırlık verilmesi, iyi bir planlama, kamusal desteklerin artırılması, teşvikler ve özel sektör yatırımlarına önem verilmesi, kamu-özel sektör ortaklıklarının artırılması ve küresel yatırımların olması gerekiyor” diye konuştu.

TEMEL STRATEJİ
Kalkınma için bir temel stratejinin de olması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Abdulmenaf Turan, bu konuda da şunları kaydetti:
“Kentsel işlevler arasında uyum olmalı. Katılım önemli. Ekonomik kalkınma, sürdürülebilir kalkınma, mal ve hizmet sunumu, doğal zenginliklerin ve kaynakların kullanımı, kişiliğin geliştirilmesi, belediyeler arası işbirliği, mali mekanizmalar ve kuruluşlar, eşitlik; tüm bunlar kalkınmanın temel stratejisini oluşturuyor. Van ayrıca sınır ili, bu avantajın da iyi ve doğru değerlendirilmesi gerekiyor.”

PROJELER
Van’a uygulanabilir projeler hakkında da ayrıntılı bir sunum yapan Prof. Dr. Turan, projelerle ilgili şu önerilerde bulundu:
“Bölgeye özgü ve belirlenen öncelikli alanlara uygun teşvik ve destek sistemi oluşturulmalı. Gıda sektöründe kayıt dışı ile mücadele edilmeli. Lisanslı depoculuk çalışmaları yapılabilir. Küçükbaş hayvancılığın canlandırılması çalışmaları yapılabilir. Sınır kentleri için yerel kalkınma modelleri geliştirilebilir. Süt toplama merkezi kurulması, Bal Dolum Tesisi, TDİOSB Projesi, Canlı Hayvan Pazarı, Coğrafi Ürün Tescil Çalışmaları yapılabilir. Tekstil Kent ile ilgili çalışmaların sürdürülmesi lazım.”

“SORUNLARI GERÇEK MANADA MASAYA YATIRIRSAK İÇİNDEN ÇIKARIZ”
Daha sonra Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Özer, sunum yaptı.
Türkiye genelinde olduğu gibi Van’da da sorunların temel kaynağının var olan sistemden kaynaklandığını belirten Prof. Dr. Özer, “Katı merkeziyetçi bir yapı var. Hala bütün işler Ankara’da düzenleniyor. Ankara’da yönettiğiniz zaman Van asla ileriye gidemez. Onun için başta sistemin gözden geçirilmesi gerekir. Sistem değişmediği taktirde kişileri değiştirseniz de çözüm gelmez. O nedenle sorunlarımızı gerçek anlamda masaya yatırdığımız zaman içinden çıkarız” dedi.

“VAN’DA ÜÇ AYRI KENT OLUŞMUŞ”
Van’ı zor duruma düşüren önemli nedenlerden birinin de yoğun olarak gerçekleşen göçler olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özer, “Van’a doğru sürekli bir göç dalgası gerçekleşmiş; 50’lerde, 60’larda, 90’larda. Ama en önemlisi 90’larda gerçekleşen kontrolsüz göçlerdir. Kırsal alanları güvenli hale getirmek adına kentler fitili çekilmemiş bir bomba haline getirildi. Van’a göçle gelenler kentleşmediği gibi dışarıya da ciddi bir sermaye ve beyin göçü söz konusu olmuş. Van şu anda 3 ayrı kent görüntüsü veriyor. İki Nisan Caddesi ile Cumhuriyet Caddesi bir şehir, Haçort, Beyüzümü gibi yerler bir şehir, Bostaniçi başka bir şehir görüntüsü veriyor.” diye konuştu.

“TOPLUMSAL BARIŞ SAĞLANMALI”
Van’ın önemli bir kent olduğunu ancak sorunların çözümünün toplumsal barıştan geçtiğini belirten Prof. Dr. Özer, şunları söyledi:
“Van, bölgesel çekim merkezi konumundaki bir kenttir. Gelişmeyi, kalkınmayı, refahı hak eden bir il olarak önündeki engellerin aşılması, çözüm politikalarının üretilmesi, bunları uygulayacak ekonomik, sosyal ve siyasal dinamiklerin ortaya çıkarılması gerekir. Van, bir bölgesel merkez olmanın yanında, başta İran olmak üzere dış ülkelere yakınlığı ile uluslararası ticaret merkezi konumundadır. Ancak son yıllarda, aldığı yoğun göçle bölgenin en kalabalık şehri haline geldi ve yanı sıra bir büyük deprem yaşadı. Nitelikli bir organizasyon ve yönetim bu musibeti fırsata çevirerek önümüzdeki 20-30 yıllık gelişmeyi etkileyebileceği gibi; kötü bir yönetim önümüzdeki 20-30 yılın kaybına yol açabilir. Bölge ve ülke için sosyo-ekonomik kalkınmanın temel ön koşulu siyasal istikrarın ve toplumsal barışın sağlanmasıdır. Bu sağlanırsa kalkınmanın bölgesel öncülüğüne talip bir kent olarak hem kendi hedeflerine ulaşacak hem bölgeler arası dengesizliğin giderilmesi yolu ile AB'ye uyum sağlamak isteyen ülke ekonomisine ve kalkınmasına büyük katkılar sağlayacaktır.”

EKONOMİK ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Van’da yaşanan sorunlara dair çözüm önerilerini ekonomik, siyasi ve sosyo-kültürel çözüm başlıkları altında dile getiren Prof. Dr. Özer, ekonomik çözüm önerilerini şöyle sıraladı:
“1. Her şeyden önce bölgeye götürülecek üretken yatırımlar ve sağlıklı bir kalkınma için Van'ın alt yapı yatırımları tamamlanmalıdır. Bu amaçla örneğin şehir içi elektrik dağıtım şebekesi yenilenmeli, şehir içi başta olmak üzere, çevre iller ile olan ulaşım altyapısı güçlendirilmelidir.
2. Yarım kalmış yatırımlar bitirilmeli, işletme kredisi bulamadığı için kapalı olan tesislere işletme kredisi sağlanarak devreye sokulmalı, yeni yatırımların önü açılmalıdır.
3. Bu amaçla devlet, teşvikler konusunda yatırımcıyı canından bezdiren uygulamalardan vazgeçmeli; kredi sistemi, samimi bir şekilde bölge koşulları göz önünde tutularak yeniden düzenlenmeli; teşvikler ucuz, kolay ulaşılabilir ve gerçekten teşvik edici olmalıdır.
4. Kalkınma için sanayileşmenin gerekliliği göz önünde bulundurularak, potansiyel araştırması yapılmalı, yatırımcıya rehberlik edecek "Ekonomik Kalkınma Konseyi" işlevsel kılınmalıdır.
5. Van'a ve bölgeye her türlü sermaye akışını hızlandırmanın yanında özellikle göç etmiş yerli sermayeyi geri çağırmak, bu akışa örnek ve öncülük etmesini sağlamak son derece önemlidir. Van'dan çıkmış olan zenginlerin İstanbul'da katları, Antalya'da yatları olabilir, ancak orijinlerine olan vefa borçları gereği Van'da da hiç olmazsa küçük bir imalathaneleri olmalı. Sermaye gücü ile birlikte beyin ve nitelikli insanın geri gelmesi hızlanacaktır.
6. Devletin özelleştirmeyi ön plana çıkardığı ve kamu yatırımlarından el çektiği bir dönem yaşıyoruz. Ancak bu politika Van'ın ve bölgenin özel koşulları göz önüne alınarak özellikle imalat sanayi başta olmak üzere bölgede belli bir süre uygulanmamalıdır.
7.Son günlerde Van’a olan Afganlı göçü kenti olumsuz yönden etkiliyor. Bu sorun mutlaka kökten çözülmelidir. 
Sınır ticareti teşvik edilmeli, siyasi olan sınırlar (küreselleşme ve üretim çağında) ekonomik olarak birer bariyer olmaktan çıkarılmalı, sınır bir ekonomik avantaja dönüştürülmelidir. Bu amaçla İran'la her türlü iş birliği geliştirilmelidir.
8.Bütün bunlarla birlikte bir çekim ve bölgesel kalkınma motoru olarak ilan edilmesi gereken Van'a gerekli mali, idari, personel, teknolojik destekler sağlanmalı ve işin gerekleri yerine getirilmelidir.
9.Doğu Anadolu Projesi (DAP), hantal, geniş kapsamlı, gerçekleştirilemez yapısından kurtarılarak ekonomik birlik ve benzerlikler temelinde örgütlendirilmelidir.”

SORU-CEVAP BÖLÜMÜ
Sunumlar ardından Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, her iki paneliste ve katılımcılara teşekkür etti. Nitelikli bir dinleyici kitlesi karşısında nitelikli sunumlar gerçekleştiğini ifade eden Takva, Van için önemli sorun tespiti ve çözüm önerilerinin ortaya çıktığını sözlerine ekledi. 
Daha sonra salonda bulunanlara soru sorma hakkı verildi. Söz alan katılımcıların bazıları soru yöneltirken bazıları da değerlendirme yaptı.
Panel, soru-cevap bölümü ile son buldu.        Haber: Adil HARMANCI

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner241

banner140