banner279

FİLİSTİN DİRENİŞİ/HAMAS VE İRAN

İRANCI HAMAS;

FİLİSTİN DİRENİŞİ/HAMAS VE İRAN
 İranın Filistin direnişi desteği İran devremi ile başlayan ve ortak çıkarlara dayalı bir süreçtir ve Humeyni İran’a geldikten sonra İsrail ‘İşgal devleti’ Elçilik banasını Yasir Arafata bağlı Filistinli örgütlere vermişi ve aynı zamanda Arafat Lübnan’daki Hizbullah örgütün kuruluşu sırasında askeri ve siyasi olarak önemli rol oynamıştır.
Birçok Müslüman ülkede ve İslami toplamda ve buna Türkiye’deki Siyasal İslam adı verilen İslami Hareketleri destekleyen gruplar arasında Son dönemlerde pek çok tartışma ve ayrışma konusu oldu İslami Direniş Hareketi HAMAS’ın İran’la olan ilişkisi ve bu konuda tartışanlar çok farklı çıkış noktaları ve hedefleri oldu.
Bu yazıda yer vereceğim görüşlerin hedefi ve gayesi farklı olsa da aslında bizim ne karmaşık bir dönemde yaşadığımızı ve ne kadar aciz olduğumuzun bir kanıtıdır. Belki mezhebi çatışmaların ve farklılıklardan dolayı Müslümanların bir birine katli ettikleri bölgelerde değiliz ama maalesef artık ortak ve hepimize ihtiyacı olan davalarımız kayıp ettirmeye başladı bu katı görüşler.
İRANCI HAMAS;
Bu görüşün temelinde ‘Hamas İran’dan destek alıyor O zaman Hamas İrancı ve Sünni âlemine tehdit olarak görülmektedir’ bu yaklaşımı daha çok Suudi Arabistan’daki rejim yanlısı din adamların ve onların ekolundaki âlimlerin ve dünyada onlara bağlı veya destekleyenlerin propagandasından ibarettir. Çünkü bu akım aslında Hamas’ı İhvan-ı Müslimin (MüslümanKardeşler) bağlı bir örgüt olarak görüyorlar ve son 20 yılda HAMAS’ın lehine artan destek ve sempatiyi onların ezeli rakibi olan Müslim’inin hanesine yazılmasından ve bunun sonucunda siyasi ve toplumsal kayıplar yaşanmasından (Filistin direnişine destek vermediklerinden dolayı) korkarak böyle bir savunma mekanizmesini geliştirdiler.
İkinci görüş ise HAMAS İran’dan destek alıyordu ama Suriye’de İran’ın ve ona bağlı milis Şii örgütlerin yaptıklarından sonra artık hiçbir İlişkisi olmamalı ve ne olursa olsun destek almamalıdır.
Tabi bunların konuşmaya veya anlatmaya yanaşmadığı konu ise HAMAS’ın İhvan Fikrin ve anlayışın ürünü olduğunu ve Sünni itikadı benimsediğini ve belki Hamas olmasaydı bu Gün Filistinlileri İran ve ona bağlı örgütlerin aracı ile Şiileştirme çatışmalar başarılı olup çatışmalar İsrail işgal devleti ile değil Irak, Yemen ve Suriye gibi Mezhebe dayalı olurdu.
İran’ın Balı Zehirdir
Bu görüşü taşıyanlar ise kesinlikle Hamasın kötülüğünü isteyen veya Hamasa karşıtlar değildir ama İran’ın Suriye ve Iraktaki suçlara ve suçlulara verdiği desteği görürken İran’a kullanabileceği bir argümanı eline verilmemesi gerektiğini ve İran’ın hiçbir desteği hayırla sonuçlanmayacağını inananlardır.
Bunlar aslında ya duygusal ve bölgeye hazırlanan ve Filistin merkezli küresel planlardan haberleri yok ya da Filistin’deki belki ümmetin son güçlü direniş sancağını yakılmasından sonraki sunuşların vahametini bilmiyorlar.
Bu gün Arap rejimlerin kahiri ekseriyeti İsrail işgal devleti ile ilişiklerin normalleştirilmesinden öteye gitmeye hazır olduğunu ve bunların önündeki en önemli engel Filistin’deki direniş hareketidir. Son dönemde Mescidi Aksa’da yaşanan olaylarından önceki günlerde belli odakların talimatı ile hızla yayılan ve az kalsın topluma normalmiş gibi lanse edilmek istenen Arabistan–İsrail işgal devleti ilişkilerin normalleştirme dalgası vardı ama Filistin halkın sergilediği direnişi ile kırıldı.
HAMAS ve İRAN Çıkar kesişmesi
Iranın Filistin direnişi desteği İran devremi ile başlayan ve ortak çıkarlara dayalı bir süreçtir ve Humeyni İran’a geldikten sonra İsrail ‘İşgal devleti’ Elçilik banasını Yasir Arafata bağlı Filistinli örgütlere vermişi ve aynı zamanda Arafat Lübnan’daki Hizbullah örgütün kuruluşu sırasında askeri ve siyasi olarak önemli rol oynamıştır.
Hamas ise Kuruluşu1987den 90lı yılların ortalarına kadar İran’la ilişkisi çok düşük seviyede kaldı. Ancak Hamasın gelişmesi ve artık Filistin davasının önemli bir oyuncusu olunca İran açısından bir taraftan bölgedeki en önemli davada bir şekilde etkili rol oynamak için hem de Humeyni devriminin en önemli propaganda araçlarından olan Kudüs ve Filistin’e sahip çıkıp tabandaki desteğini artırmak istemektedir. Hamas ise bir taraftan bölgedeki genel olarak ve İslam âleminde özellikle tüm taraflarla ilişkisini iyi tutma siyaseti gereği hem de 90lı yılların sonunda ve 2000li yılların başında artan askeri ve maddi ihtiyacını temin edebilmek için var olan kaynakları yanında da İranı katmak istedi özellikle Hizbullaha İranın verdiği askeri eğitim ve desteğin sonuçları göz görülür bir şekilde ortaya çıkmasından sonra.
HAMAS her zaman üstüne basa basa söylediği ‘Biz herkesten destek alırız ama hiç kimse bizden bu desteğe karşı ilkelerimiz ve kanaatlerimize muhalif bir siyasi tavır almamıza beklemesin’ ve bu anlayışa mutabık olarak HAMAS İran’la başta Suriye sonra Yemende ters duruş sergiledi ve bunun bedelini 2012den bu güne kadar aldığı desteğin büyük oranla kesilmesi ile ödedi.
Bu desteğin kesilmesi sonucunda Hamas maddi sıkıntılar yaşamaktadır ve özellikle 10 binlerce memure verilen maaşlarını ancak yarısını ödeyecek duruma gelmesi ile zamanda İran bölgede halklar nezdinde ciddi bir destek ve sempati kaybı yaşaması her iki tarafın son günlerde yeniden görüşmeleri daha aktif ve üst düzeyde yapılması neden oldu. Ve iki taraf bölgedeki olaylara yönelik tavırları artık masadan kalktığı ve sadece Filistin odaklı ilişkileri yeniden tazeleme kararı aldığını bilinmektedir.
Son Olarak bazı temel konulara dikkatinizi çekmek isterim;
– Hamas bir devlet değil modern tarihin en eski işgal karşı direnen Filistinli bir direniş hareketidir ve bu hareket tek başına ayakta kalması mümkün değil.
– Hamas özellikle Arap baharı başlamasını bir fırsat bilerek Sünni ülkelerle ilişkisini geliştirmeye çalıştı ve İran’a alternatif bir destek kaynağı temin etmeye çalıştı.
– Hamasın Türkiye ve Katar hariç bir Sünni devletten ciddi destek alamadı ve bu iki ülkenin desteği İnsani ve siyasi yardımlarla sınırlı kaldı ve hiçbir zaman Askeri desteğe dönüşmemiştir.
– Hamas destek alırken hiçbir zaman bir ülkenin tekeline takılmadığı artık delillerle sabit görülmüştür.
– Hamasın İran’ının desteğine ihtiyacı olduğu kadar İran’ında Hamasa destek verdiği görünmesi ihtiyacı vardır.
-Bu ayrımı yapılmamamsı gerektiği bilmemem rağmen- Sünni Müslüman devletlerin sahip çıkmadığı /Çıkamadığı Sünni Hamasın Şii İran sahip çıkmasının Hamas tarafından kabul edilmesinin yadırgaması hiç birimizin hakkı değildir.



Timetürk/Muin Naim
Güncelleme Tarihi: 09 Ağustos 2017, 10:32
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner241

banner140