banner279

Feyzioğlu'ndan Van ziyareti

Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Van’a gelen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, kentte basın toplantısı düzenledi. Feyzioğlu, basın toplantısı öncesi Vali Murat Zorluoğlu'nu da makamında ziyaret etti.

Feyzioğlu'ndan Van ziyareti
 

Van’daki bir otelde düzenlenen basın toplantısına Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Van Barosu Başkanı Murat Timur, Türkiye Barolar Birliği delegeleri, Türkiye Barolar Birliği yönetim kurulu üyeleri katıldı.
Düzenlenen basın toplantısında konuşan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ilk olarak, Van’ın Gürpınar İlçesi Çeli Mezrasında kardan dolayı yoların kapalı olması sebebiyle hastaneye ulaştırılamayan, daha sonra hayatını kaybeden Muharrem bebeğin durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu.   
Feyzioğlu şunları söyledi; “Biz Muharrem'i koruyamadık, üstümüze düşen çok şey vardı! Muharrem 2 yaşında ölmeyecekti, ölmeyebilirdi. Bir iğne yapılsaydı, bir ilaç verilebilseydi ölmeyebilirdi ve bunun bu kadar kolay bir şekilde kapatılmasını da biz Muharrem'e karşı haksızlık olarak görüyoruz. Bilirkişi raporunu tetkik ettik, bu raporda asla kabul edemeyeceğimiz cümleler var.” 

 

“MUHARREM YAŞASAYDI BELKİ DOKTOR OLACAKTI”
Feyzioğlu açıklamalarını şöyle sürdürdü; “112 şöyle cevap vermiş 'çağrıların büyük kısmı yanlış çağrı, bize köy yollarını açtırmak için hastamız var diyorlar, bir daha da aramadılar' gibi bir mazeret. Mezrada telefon evin olduğu yerden çekmiyor, babanın evden uzaklaşıp telefonun çekeceği yere koşup haber verip geri çocuğunun başına dönmesi gerekiyor. Baba gereğini yapmış, korucuyu aramış, korucu gereğini yapmış, kardeşlerini aramış, kardeşleri peşinden koşmuş defalarca aramışlar, burada bir önyargı var. 'Nasılsa köy yolunu açtırmak için asılsız ihbardır' gibi 112 de bir atalet var. Üstüne düşen sorumluluğu yerine getirmekten imtina etmek var maalesef. 100 ihbardan anlamlı bir kısmı sorumsuzlukla asılsız bile olsa siz o bir tanesi doğru çıkabilir diye uğraşacaksınız, çünkü o bir tanesi sizin varlık sebebiniz. O bir tanesi Muharrem'in hayatı, Muharrem yaşasaydı belki doktor olacaktı. Muharrem yaşasaydı belki Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olacaktı, biz evlatlarımızı bu kadar kolay harcayamayız. Köy Hizmetlerini aramışlar açamıyorlar, İl Özel İdaresini arıyorlar diyorlar ki araçlarımızın mazotları donuk, o yüzden hareket edemiyor. 4 saat sonra tekrar arıyorlar araçların mazotları halen donuk, siz 4 saat önce mazotu açmaya çalıştıysanız, çalışmış olsaydınız çoktan harekete geçerdiniz. Buraya kadar peki her dediğiniz doğru Çeli mezrasına gidemiyorsunuz ama Yalıncak köyüne kadar yol tertemiz, hiç olmazsa babaya deyin ki biz Yalıncak'a ambulansı gönderiyoruz, sen kendi imkânlarınla Yalıncak'a yaklaşmaya çalış. Yolu da aça, aça gelmeye gayret edeceğiz yolda buluşuruz. Bunu bile deseler çocuk saat gece 10-11 gibi kızakla Yalıncak'a ulaştırılabilirdi ve bir iğneyle, bir ateş düşürücüyle kurtarılabilecek bir evladın biz kurtarılamamasından bahsediyoruz. Bizim için önemlidir bu. Bbir evlat bir dünyadır. Bu sebeple bunun peşindeyiz ve takipsizlik kararına itiraz ediyoruz.  Muhakkak suretle takipsizlik kararında ismi geçenlerin bir kısmının gerçekten sorumluluğu yoktur, olmayabilir, bir kısmının sorumluluğunun olduğunu düşünüyoruz ve yargının karar vermesini istiyoruz.” 

 

VALİ ZORLUOĞLU'NA TEŞEKKÜR ETTİ
Basın mensupları ile bir araya gelmeden önce Van Valisi Murat Zorluoğlu’nu ziyaret eden Feyzioğlu; “Bugün Sayın valimizle çok yapıcı, çok güzel bir görüşme yaptık. Buna da değinmek isterim. Vali Bey Van’a gelecek olan ve yapılmakta olan büyük yatırımlardan söz etti, ben gurur duydum. Kendisine huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Bir tekstil kent projesi hayal gibi bir proje şuanda 1500 vatandaşımız ağırlıklı kadın olmak üzere çalışmakta. Van işsizliğin en yüksek olduğu şehirlerden birisi, Van bunu hak etmiyor. Türkiye’nin coğrafi olarak 6.ıncı büyükşehri, nüfus olarak 19.uncu büyükşehri ve milli gelir dağılımında kişi başına milli gelirde 74.üncü sırada yani Türkiye’nin en sonunda. Van bunu hak etmiyor. İnşallah güzel yatırımlar olacak ama her şeyden önce terörün bitirilmesi, güvenliğin sağlanması lazım. Hangi yatırım gelecek olursa olsun turistik yatırım, sanayi yatırımı terörün bitirilmesi lazım. Van halkının da bu konuda Türkiye Cumhuriyeti Devletiyle tam bir birlik ve beraberlik içerisinde olduğunu görmek, bilmek bize büyük bir mutluluk veriyor. Sayın Valimize bu tekstil projesi için teşekkür ediyoruz, önümüzdeki sene çalışan sayısını 2500’e, 2 sene sonra da 5000’lere dayanması içten bile değil. Alt yapı projelerini de büyük bir mutlulukla dinledik, Allah’ın izniyle biz de Valiliğimizin taşınacağı bölgede nisan ayında Van Barosu Sosyal Tesisi, İdari Tesisinin temelini atacağız. İhalesi çıktı, bunu da size müjdeliyorum” ifadelerini kullandı.

 

“HİZMET KUSURU” 
Muharrem bebek ile ilgili de Van Valisi Murat Zorluoğlu’yla görüştüğünü söyleyen Feyzioğlu şunları söyledi; “Vali Beyden bir ricamız oldu. Çünkü şu gelişmeyi mutlaka biliniz istiyorum, bir taraftan ceza soruşturması yürürken diğer taraftan da çok değerli baro başkanımız ve avukatlarımız aile adına sağlık bakanlığına ‘hizmet kusuru’ sebebiyle tazminat davası açmışlardı, çünkü tipik bir hizmet kusuru var burada. Kurumların, birimlerin birbiriyle büyük bir koordinasyonsuzluğu ve ihmali var ve idare mahkemesi bir tazminata hükmetti. Bu tazminatla aileye başını sokabilecekleri bir ev alındı fakat sağlık bakanlığı maalesef Muharrem bebeğin ailesine hak görülen bu tazminat kararını temyiz etti. Devletimiz büyüktür, devletimizin böyle bir hizmet kusurunun aşikâr olduğu yerde bu fukara aileye ödenen parayı geri almak için tazminat davasını temyiz etmesi bize göre gereksizdir, yersizdir. Muharrem'in ailesinin başını sokacakları bir evi bu tazminat sayesinde oldu, idare mahkemesi tazminat verdi. Şimdi bu tazminatı geri almak için temyiz davası doğru değildir. Ben sağlık bakanımızın da olaydan haberdar olduğunu düşünmüyorum, tamamen alt kadro da sorumluluk bizim üstümüzde kalmasın diye usulü bir temyiz yapıldığına inanıyorum. Sayın Valimiz konuyu bizzat Sağlık Bakanına ileteceklerini söylediler, biz de Sağlık Bakanımıza durumu yazıyla, arzu ederse şahsen giderek bildireceğiz. Biz bu aşamada Sağlık Bakanlığının temyiz talebini geri çekmesini istiyoruz. Muharrem bebeğe karşı saygıdan ötürü devletin de vatandaşını kucakladığını bir kez daha göstermesinden ötürü Van Valiliğimiz Van’ı bir bütün olarak kucaklamış durumdadır. O zaman Sağlık Bakanlığının da bu kucaklamayı bir kez daha teyit etmek adına temyiz davasından feragat etmesini beklemek herhalde vatandaş olarak bizim haklı bir beklentimiz olacak.”   

 

GÜNDEME İLİŞKİN KONUŞTU
Gündeme ilişkin de açıklamalarda bulunan Feyzioğlu, OHAL’in kaldırılması gerektiğini savundu, 'tek tip elbise' uygulamasını eleştirdi ve olası Afrin operasyonuna da değinerek, “Türkiye Cumhuriyeti bekası için ne gerekiyorsa müttefikleri ve irtibatlı olduğu devletlerle görüşerek yapar. Afrin’e operasyon yapılması bizim bekamız için gerekiyorsa, vatandaşımızın güvenliği için gerekiyorsa yapılır. Türkiye bundan çekinecek değildir. Beni düşündüren şu; YPG’yi silahlandıran ABD’nin; ‘orada ne yaparsanız yapın’ demesidir. Çünkü aldığımız duyumlara göre Afrin halkı, YPG’ye mesafelidir. YPG’nin Afrin’de halk tabanı oluşmamıştır. Afrin’e yönelik bir operasyonun YPG’ye taban kazandıracak olmasından endişe ederiz. ABD’nin YPG’yi silahlandırıyor olmasını biz doğru bulmuyoruz. Bu bölgede Amerika’nın da, Rusya’nın da yeri yoktur. Biz bu bölgede birbirimizle barış içerisinde yaşamalıyız. Bizim meselemiz öncelikli olarak Türkiye olmalıdır” şeklinde konuştu.
Son olarak Tahir Elçi olayına da değinen Feyzioğlu, açıklamalarını şu şekilde tamamladı; “Tahir Elçi, kendini dinleyen insanlara ‘şiddetle bir yere varamazsınız’ diyordu. Sesini hem onlara duyuruyordu hem de ayrımcılık yapıp teröristle vatandaşı birbirinden ayırmayı beceremeyenlere diyordu, ‘Terörist ile vatandaşı birbirinden ayırın’ diyordu. Bu cinayetler karanlık cinayetlerdir. Bu konularda eleştiri eksiği görüyorum. Olaydan sonra Diyarbakır Başsavcılığı tam 3 kez, biri de benim olduğum gün olay yerine keşfe gitmek, keşifte mermi, çekirdek ve kovanları toplamak istedi. Bu 3 keşifte de hendeğin arkasındaki teröristler tarafından bombalı, mayınlı, roketli, makineli tüfeklerle saldırıya uğradı heyet. Bölücü örgütün orada keşif yaptırtmamasının altını ben çiziyorum. Eğer hep birlikte doğruyu bulacaksak, objektif olmak zorundayız. Devleti suçlayıp bölücü örgütün bir keşif bile yaptırmamasından söz etmeyenleri ben doğru bir amaca hizmet görmüyorum.”

 

TİMUR DA MUHARREM BEBEK İLE İLGİLİ KONUŞTU
Feyzioğlu'nun ardından konuşan Van Baro Başkanı Murat Timur da şunları söyledi; “Hakikaten vicdanı sızlatan bir durum. Muharrem bebekle ilgili eğer kamera kaydı yapılmamış olsaydı, Muharrem bebek de ismi bilinmeden, ismi duyulmadan yaşamını yitirecekti. Binlerce bebeğin bu şekilde yaşamını yitirdiğini biliyoruz. Muharrem bebekle ilgili başta Türkiye Barolar Birliği Başkanı Sayın Metin Feyzioğlu, yönetim kurulu üyeleri, Van Barosundan Yönetim Kurulu üyesi arkadaşlarımız gerçekten çok hassasiyetle yaklaştılar ve 4 yılın sonunda da böyle bir karar çıktı. Şunu biliyoruz, Türkiye’de geçmişten beri cezasızlık gerçekten adalete erişim, adalet noktasında ki beklenti umutları yitiren bir durum. Cezasızlık bir politika olaraktan Türkiye’de kurumsallaşmış bir yapı olduğu için soruşturma sürecinin 4 yıla yayılması, şüpheli sayısının çok az olduğu bir yerde kamuoyu tepkisini yavaş yavaş düşürüp ve bundan sonra da bu dosyayı verilen kararla kapatma.”
Haber: M.Selim KURT

Kaynak: (Prestij Haber Merkezi) - Prestij Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi: 21 Ocak 2018, 17:53
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241