banner279

FETÖ’yü doğuranlar, yine dindarları suçluyorlar!

Ali Karahasanoğlu

FETÖ’yü doğuranlar, yine dindarları suçluyorlar!
 17-25 Aralık’ta FETÖ’nün en haince darbesinin mağduru olanlar, dindar insanlar..

15 Temmuz darbesinde devrilmek istenilip de, indirilemeyenler.

Dik durdukları için 251 insanını şehid verenler..

Hep, dindar insanlar..

Ama onlar yine itiraz ediyorlar:

“Yok yok.. Siz kandırılmadınız.. Siz birlikte iş pişiriyordunuz. Sonra anlaşmazlığa düştünüz” diyorlar..

Ne anlaşmazlığı ise?

17-25 Aralık’ta Tayyip Erdoğan zaten başbakan idi..

15 Temmuz darbe girişimi sırasında, Tayyip Erdoğan zaten cumhurbaşkanı idi..

Başbakanın yetkilerinin yanında.

Cumhurbaşkanının yetkilerinin yanında.

Bir başkasının yetkilerinin bulunma zarureti var mı ki.. Bu iki makamdaki insanın. Bir başkasının yardımına ihtiyacı var mı ki..

Başbakan.. 

Veya Cumhurbaşkanı, birisi ile anlaşmazlığa düşsün..

Düşsün de..

Menfaat sebebi ile birbirlerinin ayağını kaydırmaya çalışsınlar..

Bir darbe girişimi var ise..

Bir hain atak var ise..

İktidarda olmadığı halde.. Seçimle gelemeyeceği makama.. Seçim dışı yolla oturmak isteyenden gelmiştir..

Dolayısıyla, darbenin mağduru Tayyip Erdoğan’dır..

Nokta..

Olsun..

Onlar öyle diyorlar..

“Siz aldanmadınız.. Siz yıllarca birlikte yürüdünüz. Hesap vereceksiniz!”

Darbeye maruz kalan sizsiniz..

FETÖ’nün devirmek istediği de sizsiniz..

Hesap vermesi istenilen de sizsiniz..

O zaman soralım..

“Hesap vereceksiniz” diyenler..

Aslında, FETÖ’nün yamakları olmasın..

“Darbeyi başaramadık.. Bunun hesabını size ödeteceğiz” derken..

FETÖ’cüler, laikçi gibi gözüken yamaklarını kullanıyor olmasınlar!..

**

“Sizin aldanmaya hakkınız yok” diyorlar..

Şöyle olsaydı..

Aldanmaya hakkımız olmazdı..

Başörtülülere bu ülkede eziyette bulunulmazdı..

Kur’an kursları kapatılmamış olurdu..

İmam Hatiplerin orta kısımlarına kilit vurulmamış olurdu..

Sadece eşleri başörtülü olanlar değil.. Babası sakallı olanlar,  ailesinde herhangi bir nenesi örtülü olanlar da askeriyeden atılmamış olurdu..

O takdirde..

Biz de devlete güvenirdik..

İslam’dan küçücük bir taviz vermeye kalkana.. 

“Derdiniz ne? Ülkede bir yasak yok ki. Niye eşlerinize baş açtırıyorsunuz?. Ülkede bir engelleme yok ki, adamlarınıza namaz kılmama fetvası veriyorsunuz. Riyakarlık yapmayın.. Takiyeden kimseye fayda gelmez” derdik..

Ama gerçekler böyle değil..

Laikçiler, İslam adına ülkede ne varsa yasaklamışlar..

Bir grup da çıkmış..

“Namaz kılan herkesi bürokrasiden atıyorlar.. Biz adamlarımıza söyledik.. Namazlarını gizlice kılıyorlar” deyince..

Biz de..

Kendimiz için..

“Allah’ın emrettiği namazı gizli kılmayız.. Bürokraside bir yere gelemiyorsak, gelemeyelim.. Her şey makam değil ya..” demiş, gizli namaz karşılığında bürokrasiye yerleşmeyi elimizin tersiyle itmişiz..

Ama tam aksi yolu tercih edenlere de..

Bir şey dememişiz.. 

O tarihteki yasakları ilan edip, dindar insan avına çıkanlar..

Şimdi gelmişler bize efeleniyorlar:

“FETÖ’cülerle birlikteydiniz.”

Sanki FETÖ’cülerle birlik olmuşuz da..

Laikçileri iktidardan, seçim dışı bir metodla indirmişiz..

Her şey ortada değil mi?..

Kemalistlerin, askeriyeye bir tane dindar insanı almadığı dönemde..

Askeri liseleri FETÖ’cülerle doldurmuşlar..

Bir tane alnı secdeli insanın subay yapılmadığı dönemde..

Harp okulları FETÖ’cülerle doldurulmuş..

Sonra kalkıyorlar..

“FETÖ’cülerle, dindarların işbirliği var” diyorlar..

Diyelim ki, bürokrasideki FETÖ’cülerin kadrolaşmasında, AK Parti’nin gevşekliği var.

Affedersiniz ama..

Kendisinin dindarlığını boşverdik. Ailesinden birisi dindar olsa, onu bile kapının önüne koyduğunuz dönemde, askeriyeye bu kadar FETÖ’cüyü, kim aldı?

AK Parti mi aldı?

Askeri liselerin 1980’li yıllardaki imtihanlarını..

Kara Harp okullarının 1990’lı yıllardaki imtihanlarını..

AK Parti iktidarı mı yaptı?

AK Parti’yi bırakın..

Herhangi bir siyasi partinin, o imtihanlarda küçücük bir etkisi var mıydı?

Ki..

Askeriyedeki kemalist, laikçi komutanlar..

Hem FETÖ’cüleri TSK’ya doldurup..

15 Temmuz darbesini yapacak FETÖ’cü generalleri yıllar önce TSK’ya alıp..

Hem de bugün..

“AK Parti FETÖ ile birlikte hareket etti” diye iftira atıyorlar..

**

Şu hatırlatmayı da yapmamız lazım..

TSK’da, dindar insanlar engellenmiyor olsaydı..

En azından..

Beş tane namazlı subay kalırdı da, bir tanesi atılırdı..

Biz de derdik ki..

“4 tanesi duruyor ya.. Demek ki, atılanda bir sorun var!”

Bunu da yapmadılar..

Bir tanecik dahi, alnı secdeli subay bırakmadılar..

Yüzde 90 falan değil..

Yüzde 99 falan değil..

“Yüzde yüz kemalist subaydan oluşan bir ordu” kurduklarını söylediler..

Şimdi ağlaşıyorlar..

“TSK’da kemalist subaylar tasfiye edildi..”

O tasfiyeyi, siz yapmışsınız zaten.

Kemalistler yerine, FETÖ’cüleri almışsınız..

Dışarıya karşı da..

“Dindar subayları almıyoruz” görüntüsü vermişsiniz..

Bizleri aldatmışsınız..

Hatta.. Kendi adamlarınızı, kemalistleri aldatmışsınız..

“Kemalistlerin, kendi adamları yerine, FETÖ’cüleri TSK’ya almaları mantıksız”diyebilirsiniz..

Orasını kendileri açıklasınlar..

Belki şantajla.. Belki tehditle.. Belki başka bir menfaat sebebi ile..

Belki de.. 

Bağlı oldukları NATO’nun emri ile..

Kemalistler yerine, FETÖ’cüleri TSK’ya doldurmuşlar..

Şimdi bu tablodan rahatsızlıklarını ifade ederken..

Yine dindarları suçluyorlar..

Dindarları TSK’ya almazlar..

Dindarlar suçlu olur..

Dindarlar yerine, FETÖ’cüleri TSK’ya doldururlar..

Yine dindarlar suçlu olur!

Var mı kemalistlerin, bu işinde bir mantık?

Güncelleme Tarihi: 16 Temmuz 2018, 09:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241