banner279

Ey Kudüs affet bizi. Affet bizi ey Kâbe. Affet bizi ey Hicaz!

İbrahim Kılıç

Ey Kudüs affet bizi. Affet bizi ey Kâbe. Affet bizi ey Hicaz!
 Mekke’de meydana gelen son vinç kazası yüreğimi yeniden kanattı. Yeniden depreşti kutsal mekânların mahzunluğuna duyduğum öfkem.
Esaret altındaki Kudüs’e nazire edercesine Hicaz yabancılaştırılıyor tüm Müslümanlara.
Suud ailesinin bir tüccar mantığı ile kutsal topraklarda tahakkümü öylesine yüreğimi burkuyor ve ruhumu daraltıyor ki, kelimelerle ifade edebilmem mümkün değil.
Nerde ecdadın Hz. Peygamber’in (sa) medfun bulunduğu Mescid-i Nebevi yakınlarındaki tüm tren raylarına keçe sarmadaki rikkati, nerede Kâbe’yi devasa gökdelenler ve kralın sarayının yanında bir nokta mesabesine dönüştürmede Suudların hodbinliği.
Hac ibadetine ket vuran Suud kotasını mı söyleyeyim ya da Hicaz’ı çılgınca alışveriş yapılan bir modern panayıra dönüştüren paragözlüğünden mi dem vurayım?
Mekke devasa bir alışveriş panayırına dönüştürülmüş, zaman bulunabilirse arda kalan zamanlarda Kâbe de tavaf edilebilsin diye!
Hz. Adem göreydi ne derdi Kâbe’nin şu anki halini, ya Hz. İbrahim?
İki cihan güneşi Hz. Muhammed (sa) bilebilir, tanıyabilir miydi şu anki Mekke’yi ve sokaklarını.
İslâm ümmetinin olan Hicaz’ı babalarının çiftliği gibi kullanan Suud ailesine söz söyleyecek kimse çıkmayacak mı?
Ey Kâbe! Ebrehe’nin filleri, Suud’un demir vinçleri kadar yaklaşamamıştı sana.
Üzerine düşmemişti gölgesi Ebrehe’nin fillerinin; devasa oteller, saray ve vinçlerin gölgesinin düştüğü kadar…
Kureyş müşrikleri Kâbe’de kan dökmemişti, son yıllarda dökülen kanlar kadar… Önce 79’da Fransız postalları eşliğinde kan döküldü Kâbe’de. Şimdi de kapitalizmin vinçleri sayesinde Kâbe’de; Safa ve Merve’de…
90’da tünellerde can verdi 1500 Müslüman yine ihmallerden. Ardından 97’de 500’e yakın Müslüman bu kez yangında can verdi Mina’da.
Ey mahzun Kabe!
Sana tekrar gelmeye yüzüm yok. Gönlümde ve hayallerimde yaşatıyorum seni.
Şu anki resimlerine bakmak dahi elem veriyor artık. Oysa 97’deki halin bile bir hançer gibi saplanmıştı yüreğime. “Çok değişti her yer” diyor ziyaretinden dönenler.
Ant olsun ki davacıyım; iki elim yakalarında olsun seni bu hale düşürenlerden.
Özgür olacağın günleri dört gözle bekliyorum, yine koşarak gelebilmek için sana.
Ağlamak istiyoruz halimize, ağlayamıyoruz. Dijital ekranlara bakmaktan kuruyan göz pınarlarımız yüzünden.
Bir gün Kudüs’ün de Hicaz’ın da tüm İslam coğrafyasının özgürlüğüne kavuşacağına eminim.
Affet bizi Buhara, Semerkand, Kurtuba, Şam, Halep, Bağdat, Kahire, Basra, Endülüs…
Bağışla bizi Keşmir, Karabağ, Grozni, Kâbil, Doğu Türkistan, Patani…
Ey Kudüs affet bizi. Affet bizi ey Kâbe. Affet bizi ey Hicaz!
Tüm Müslümanların ve meleklerin laneti, Müslümanların kutsallarını değersizleştirmeye çalışanların üzerine olsun.
Güncelleme Tarihi: 20 Eylül 2015, 10:23
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241