banner279

Ekolojik Katliam ve Müslümanlar

Peki bunca hayvan katledilirken, bunca nebatat yok edilirken, her toprak parçası üzerine binalar inşa edilirken, barajlar, termik santraller kurulurken Allah'ın vahyi tahrip edilirken müslümanlar nerede? Ve neden sesleri çıkmıyor?

Ekolojik Katliam ve Müslümanlar
Ekolojik Katliam ve Müslümanlar

 

     Züleyha Kahraman

 

     Ne yazık ki müslümanlar ekolojiye körler. Yüce Allah bizden sadece insanlara yaptığımız haksızlıkların hesabını sormayacak, aynı zamanda mahvettiğimiz doğal yaşamın, neslini tükettiğimiz hayvanların ve cinsini yok ettiğimiz nebatatın da hesabını soracaktır. Hal böyleyken müslümanlar yapılan ekolojik katliama nasıl böyle sağır ve körler bunu anlamak oldukça zor... 

 
     Vahiy, sadece kutsal metinlerde geçen Allah kelamı ile sınırlı değildir. Bunlar vahyin yalnızca yazılı ayetlerdir. Doğanın ve insanın yaratılışına baktığımız da yaratılmış olan; insanların, hayvanların, bitkilerin bütün canlıların birer vahiy olduğunu görürüz. Kuran-ı Kerim'in bir ayetinin tefsirinin dahi farklılaştırılmasına tahammül edemeyen bir müslüman, çok hoyratça doğal hayatta ki canlı vahiyleri yok edebiliyor ya da yok edilmesi durumuna kayıtsız kalabiliyor.
 
     Bir ağacın yaratılışında ki vahyi ya da bir arının bal yapmasında ki vahyi görmeyen insan bu canlıların yok edilmesi karşısında vicdanen hiçbir rahatsızlık duymuyor. Oysa Allah, Kuran-ı Kerim'de belirttiği gibi insanı bu dünyaya halifesi olarak göndermiştir ve insanın bu dünyada ki canlılara karşı sorumluluğunu "emanet" kavramıyla vurgulamıştır.
 
     Kuran'da bu hususta En'âm Sûresin de "O, sizi yeryüzünde halifeler yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır" diye buyrulmaktadır. 
 
     İnsan bu dünyada ki bütün varlıklardan üstündür ve diğer varlıklar ise insana Allah tarafından emanet olarak verilmiştir. Bir müslümanın dünyada ki ekolojik kıyıma sesiz kalması ve bu kıyımı engellememesi, en basit tabirle; kendisine verilen emanete hiyanetlik etmesidir. İnsanın bu dünyada ki en üstün varlık olması, kendisinden gayrı diğer varlıkların değersiz, işlevsiz ya da katledilebilir olduğu anlamına gelmez. Biz, şuna inanıyoruz ki her canlı kendi lisanıyla Allah'ı zikreder ve onu tesbih eder. Bir hayvanın öldürülmesi, bir ağacın kesilmesi, bir avuç toprağın yok edilmesi Allah'ı anan onu zikreden bir varlığın öldürülmesidir, bunun vebalinin ne olduğunu da müslümanlar olarak iyi bilmekteyiz.
 
     Peki bunca hayvan katledilirken, bunca nebatat yok edilirken, her toprak parçası üzerine binalar inşa edilirken, barajlar, termik santraller kurulurken Allah'ın vahyi tahrip edilirken müslümanlar nerede? Ve neden sesleri çıkmıyor? 
 
     90’lı yıllardan 2000’li yılların başlarına kadar Müslümanlar, sadece kendilerine haksızlık yapıldığında sokakta ve tepkiseldiler. Fakat günümüze geldiğimizde artık sadece kendilerine değil insan kardeşlerine yapılan haksızlıklara ve zulümlere de sessiz kalmıyorlar. Gerek Ermeni meselesi gerek Kürt meselesi, farklı dini inanç ve mezhepler konusunda, özgürlükler konusunda da müslümanlar artık sokakta ve haksızlığa uğrayanların yanındalar. 
 
     Peki bu bilincin, ekolojik sistem içinde oluşabilmesi için kaç on yıl bekleyeceğiz? Dünya insanın yapıp ettiklerinden dolayı kuraklaşıp çölleşene kadar mı?
 
     Allah'ın bu kadar yazılı vahyi ve yaşayan vahyi varken bu sessizliğin, vurdumduymazlığın ve körlüğün hesabını nasıl vereceğiz?
 
     Ki yüce Allah dünyada ki varlığımızı sürdürebilmemiz ve dini vecibelerimizi yerine getirebilmemiz için gerekli canlıları faydamıza sunmuştur. Fakat insan bununla yetinmeyip sürekli doğal hayata zarar verip dengeyi tahrip etmekte…
 
     "Gökleri ve yeri yaratan, yukarıdan indirdiği su ile size rızık olarak ürünler yetiştiren, izni ile denizde yüzüp gitmeleri için gemileri emrinize veren, nehirleri de size akıtan ancak Allah'tır. Belli yörüngelerinde seyreden ay ve güneşi size faydalı kılan, gece ile gündüzü istifadenize veren yine Allah'tır." "Biz her şeyi belli bir ölçüde yarattık." "O, göğü yükseltmiş, dengeyi (mizanı) koymuştur. Artık o dengeyi bozmayın!" 
 
     Kuran-ı Kerim'de açık olarak belirtildiği gibi Dünya'da mükemmel ve insanın faydasına olan bir sistem ve düzen vardır. İnsanın bu düzeni bozması; haddini aşması, Allah'ın vahyini tahrip etmesi, emanete hiyanetlik etmesi ve bu düzeni bozmasıdır... 
 
     Ve yine Kur'an da derki; "İnsanların elleri ile işledikleri yüzünden karada ve denizde denge bozuldu." (Kur'an 30/41)
 
     Bütün insanlar ve özelde de müslümanlar olarak biz bu dengenin bozulmasından sorumluyuz. Bunun hesabını gelecek nesillere ve ahirette de Allah’a vereceğiz...
 
     HÜR BAKIŞ
 

Güncelleme Tarihi: 22 Şubat 2013, 14:10
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner241

banner140