banner279

EĞİTİMDE MUHTAR DÖNEMİ

Milli Eğitim Bakanlığı'nca (MEB) hazırlanan yeni yönetmenliğe göre okul müdürlerinin atanmasında muhtarın da görüşü alınacak.

EĞİTİMDE MUHTAR DÖNEMİ

Eğitimde adeta yeni bir dönem açılırken, ikametgâh ya da nüfus sureti gibi evraklar için gidilen muhtarlar, eğitimde söz sahibi olabilirler mi gerçekten? Türk Eğitim-Sen uygulamanın eğitime bir darbe olduğunu söylerken, Eğitim-Sen ise seçilmiş birinin çalışmaya dâhil olmasının katılımcılığı artıracağını belirtiyor.



MEB'in yaklaşık bir aydır üzerinde çalıştığı "MEB Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmeliği"nin tamamlanma aşamasına geldiği öğrenildi. Yeni yönetmenlik okul müdürlerinin atanmasında muhtarlara daz söz hakkı tanıyor. Biz de kamuoyunda yeni bir tartışmaya da yol açacak yönetmenliğe ilişkin olarak Tük Eğitim- Sen, Eğitim-Sen ve muhtarların görüşüne başvurduk.

KATILIMCILIKTAN YANAYIZ
Eğitim-Sen yönetmenliğe olumlu bakıyor. Yönetmenliğini katılımcılığı sağlayacağını ve kendilerinin de katılımcılıktan yana olduklarını belirten Eğitim-Sen Van Şube Başkanı Gülcan Kaçmaz, "Eğitimde tüm paydaşların (Okul Aile birliği, Öğrenci Temsilcisi, Eğitimciler, Seçilmişler) söz sahibi olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu durumda seçilmiş birinin çalışmaya dâhil olması katılımcılığı arttıracaktır. Ancak bu yapılırken kıstasların nasıl ve ne şekilde yapılacağı önemlidir. Şimdiye kadar karar alınırken bu bileşenlerin büyük bir kısmı muhatap alınmadı, kararlar dar kapsamlı şekilde hayata geçirildi. Bu durumda kafamızda siyasi atama algısı beliriyor. Bu yöntemle yapılacak olan atamalara kılıf mı uyduruluyor sorusu akla geliyor. Böyle bir çalışma yapılacaksa tüm bileşenlerin söz sahibi olduğu bir çalışma daha objektif ve verimli olacaktır."dedi.

SİYASAL ATAMA OLMASIN
Her okulun kendi idarecisini kendisinin seçmesinin daha doğru olacağını da ifade eden Kaçmaz, şöyle dedi:
"Yapılacak olan her atamada kariyer ve liyakat esas alınmalıdır. Eğitim-Sen olarak idareci sınavları hakkında kaygılarımız olmasına rağmen objektif koşullar altında yapılacak olan sınavların mülakata nazaran daha tarafsız olacağı kanısındayız. Yönetici atamalarında her okulun yöneticisini kendisinin seçmesini, eğitim yöneticilerinin siyasal atamalarla değil, okul bileşenlerinin ortak iradesi ile belirlenmesi gerektiğini savunuyoruz. Sadece içinde eğitim sendikaları temsilcilerinin yer aldığı atama komisyonları da istemiyoruz. Çünkü, ilkesel olarak büyük küçük sendika ayrımı yapılmasına karşıyız. Böyle bir komisyonda üye sayısı az olan ve herhangi bir sendikaya üye olmayan eğitimcilerin temsili nasıl sağlanacaktır? Yerelde oluşturulacak bu tarz bir komisyondan ziyade bütün bileşenlerin bir arada olduğu bir komisyon oluşturulması daha objektif olacaktır"

İDARECİ ATAMALARI SİYASİDİR
Şimdiye kadar yapılan idareci atamalarına dikkat çeken ve bu atamaları 'siyasi' olarak değerlendiren Kaçmaz, şunları kaydetti:
"Yakın zamanda yapılan şube müdürlüğü sınavında 'yandaş sendika' dışındaki sendikalara üye olan eğitimcilerin yazılı sınavlarda yüksek puan almalarına rağmen mülakatlar sonucu elenmeleri bu düşüncemizi daha da pekiştiriyor. Şimdiye kadar şube müdürlükleri sınavla değil görevlendirmelerle gerçekleştiriliyordu. Van yerelinde baktığımız zaman 100'e yakın şube müdürü görev yapmakta ve bunların büyük bir kısmının 'yandaş sendikalı' ya da sendikasız olduğu bilinmektedir. Bu görevlendirmeler yapılırken işleyiş tamamıyla bireysel ilişkiler üzerinden gerçekleştirilmektedir."

EĞİTİM EĞİTİMCİYE BIRAKILMALIDIR
Türk Eğitim-Sen ise yönetmenlikle ilgili olarak farklı bir görüş ortaya koyuyor. Okul müdürlerinin sınav ile belirlenmesi gerektiğini belirten Türk Eğitim-Sen Van Şube Başkanı Kutbettin Yıldız, şunları söyledi:
"İdarecilerin belirlenmesi muhtarların iki dudağı arasına bırakılmamalı. Bir mahallede birden fazla okul var. Muhtarlar kendi görevlerini tam olarak yapıyorlar mı ki bir okul müdürü atamasında yetkili olsun. Yönetmelikte yere alan bu madde demokratik bir ortamı yaratma çalışmasına yönelikse de eğitime bir müdahale olarak görüyorum.
Eğitim eğitimcilere bırakılmalıdır. Liyakatli arkadaşlarımızın müdür olması gerekir. Bunun da yolu sınavdan geçer. Sınavla gelen arkadaşımız kimseye minnet etmeden görevini yapar. Ancak sınav sistemini tekrar uygulamayacaksanız, hal hazırda faal olan sendikalar ve Milli Eğitim Müdürlüğü'nde yetkilendirilecek birileri ile ortak bir komisyon kurabiliriz."

AYIRIM YAPILMAMASI LAZIM
İdarecilerin belirlenmesinde MEB tarafından taraflı bir komisyonun kurulduğunu iddia eden Yıldız, yeni yönetmenliği şöyle eleştirdi:
"Bu komisyonda müdür adaylarına konu ile alakalı olmayan sorular sorularak müdür olmaları engelleniyor. İstediklerine ise soru sormadan ya da kolay sorular sorarak müdür yapıyorlar. Bunu bizzat müdür adayları arkadaşlarımız bizlere iletti. Bu nedenle biz bu komisyonu taraf tutma komisyonu olarak adlandırıyoruz. Bu komisyon haksızlıklara ve isyanlara sebep oluyor. Müdür adayları sınavlara girerek ve hak ederek atanmalıdırlar.
Eğer bu şekilde olmasa müdür atamalarına da siyaset müdahale edecek. Herkes kendi adamını müdür yapmaya çalışacak. Ayrıca bu komisyona yakın sendikalar da kendi listelerini getirecekler. Adeta bir liste savaşı meydana gelecek. Türk Eğitim-Sen olarak memleketimizi ve milletimizi seviyoruz.
Memleketimizin, milletimizin huzuru ve eğitimin verimliliği için hak'ın, hukukun ve adaletin bir arada uygulanması lazım. Ayırım yapılmaması lazım. Eğer kendinize yakın sendikalardan üyeleri müdür olarak atayacaksanız eğitimi kaliteleştirirsiniz. Öğretmenler ve idareciler arasında huzuru sağlayamazsınız."

KARARDA ZORLANIRIZ
Muhtarlar ise, yönetmenliğe ilişkin kaygılarını dile getiriyor. Tanımadıkları bir idareci hakkında görüş belirtmelerinin mümkün olamayacağını söyleyen muhtarlar, bu hususun da MEB tarafından düşünülüp düşünülmediğini soruyor.
Görüşlerine başvurduğumuz Şabaniye Mahalle Muhtarı Çetin Bilir, bir yandan olumlu bulduğunu belirtirken, bir yandan da kaygılı olduğunu dile getirdi.

Bilir, şöyle dedi:
"Bu güzel bir uygulamadır. Ancak müdür atamasında eğer tanıdığımız okul öğretmenlerinden biri aday seçilecekse doğru karar verebiliriz, başka bir yerden gelen tanımadığımız biri olursa doğru bir karar veremeyebiliriz. Biz de gözü kapalı karar vermek istemeyiz, çünkü bu bir vebaldir. Bunun bütün altyapısı oluşturulduktan sora bize belli bir zaman da tanınmalıdır."


Kaynak / Editör: Prestij Haber Merkezi -Fazıl Erüş

Güncelleme Tarihi: 17 Nisan 2014, 10:49
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241