banner279

'Düzensiz Göç' konusu masaya yatırıldı

Van Valiliği organizasyonuyla Van il Emniyet Müdürlüğü Konferans Salonunda "Düzensiz Göçle Mücadele Semineri" düzenlendi.

'Düzensiz Göç' konusu masaya yatırıldı

Seminere Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Emin Bilmez, vali yardımcıları, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Hüseyin Bekmez, Sahil Güvenlik Komutanı Yüzbaşı Fırat Arslan, 6. Hudut Tugay Komutanı Tuğgeneral İlker Ertuğrul, ilçe kaymakamları, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Nüfus ve Göç Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Orhan Deniz, İstanbul Özyeğin Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nuray Ekşi ve Prof. Dr. Özlem Yenerer Çakmut, jandarma, sahil güvenlik ve emniyet personeli katıldı.
Seminerde konuşmacılar göç konusuna ilişkin önemli konulara temas etti. Vali Mehmet Emin Bilmez de, katıldığı programda yaptığı açıklamada, düzenlenen seminerin önemine vurgu yaparak; "Afganistan’da Taliban’ın yönetime gelmesi sonrası göçün çeşitli platformlarda ele alınması önemlidir. O nedenle çeşitli çalışmaların yürütülmesi gerekmektedir. Bu önemli konuda yetkin araştırmaları ile bilinen hocalarımızın sahada birebir, bugün göç baskısına en fazla maruz kalan ilimizde taraflarla bir araya gelip bu sorunun hem akademik boyutunu hem pratik boyutunu tartışıyor olması bizim için değerlidir." dedi. 

AÇILIŞ KONUŞMALARI
Seminerin açılışında konuşan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Nüfus ve Göç Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Orhan Deniz, toplantının yapılmasının gerekli olduğunu Vali Bilmez'le paylaştığını belirterek,  "Kendileri ile hemfikir olduğumuzdan dolayı bugün bu toplantıyı yapma imkanımız oldu" dedi.  
Katılımlarından dolayı Vali Bilmez ve protokole teşekkür eden Prof. Dr. Deniz; "Göç yönetimi konusunda hukuksal anlamda ihtiyacımız olan konuların tartışıldığı bir platformu da yakalamış oluyoruz. Aynı şekilde biz bugün düzensiz göçle ilgili geleceğe dair öngörülerimiz var, bunları birlikte tartışacağız" diye konuştu.

'Düzensiz Göç' konusu masaya yatırıldı

"OLUMLU SONUÇLARIN ÇIKACAĞINA İNANIYORUZ"
Daha sonra konuşan Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Emin Bilmez, toplantının önemine dikkat çekti.
Kendi alanlarında yetkin akademisyenlerin sunum yapacağını hatırlatan Vali Bilmez, şunları söyledi:
“Afganistan’da Taliban’ın yönetime gelmesi sonrası göçün çeşitli platformlarda ele alınması önemlidir. O nedenle çeşitli çalışmaların yürütülmesi gerekmektedir. Bu önemli konuda yetkin araştırmaları ile bilinen hocalarımızın sahada birebir bugün göç baskısına en fazla maruz kalan ilimizde taraflarla bir araya gelip bu sorunun hem akademik boyutunu hem pratik boyutunu tartışıyor olması bizim için değerlidir. Olumlu sonuçların çıkacağına inanıyoruz. Ulslararası göç sadece bir insan hareketi değildir, dünyadaki iktidarların gücünü pekiştirmesi veya birbirine karşı mücadelede bir enstrüman olduğunu maalesef görmekteyiz. Bir taraftan ülkemizin asayişi bir taraftan da düzensiz göçmenin insani ihtiyaçları açısından sorunun bir de insani boyutu var. Bu ikisi arasındaki dengeyi nasıl kurabiliriz, bugün bunlar detaylı bir şekilde tartışılacak. Bu seminerin düzenlemesinde emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.”

SUNUMLARA GEÇİLDİ
Açılış konuşmaları ardından seminerin sunumlarına geçildi.
İlk sunumu Prof. Dr. Nuray Ekşi, yaptı. 
Cumhuriyet dönemi göçlere değinen Prof. Dr. Ekşi, dışarıdan Türkiye ile ilgili yapılan eleştirilerin haksız olduğunu söyledi.
Türkiye’ye her dönem göçlerin gerçekleştiğini ancak 1923-1960 arası gerçekleşen göçlerin sorun oluşturacak nitelikte olmadığını belirten Prof. Dr. Ekşi, şunları kaydetti:
“Böyle bir konferansı göçün odağı olan bir ilimizde, Van’da yapıyor olmaktan dolayı çok mutluyuz. Aynı zamanda dün aldığımız bilgiler çerçevesinde de Van’da kurumlar arasındaki çok yüksek üst düzeyde işbirliğini görmek de bizi çok memnun etti. Göç siyaset üstü bir konudur. Dolayısıyla da burada yapacağım değerlendirmelerin herhangi bir siyasi içeriği yok. Hepsi devletimizin yüce menfaatleri, vatanımızın menfaatleri açısından gerekli olan hususlardır. Sınırda mücadele veren kara kuvvetlerinin değerli mensupları, jandarmamız, biraz daha içerde emniyet teşkilatımız ve tabi ki idari mülki amirlerin verdiği mücadele yanında bizim sadece üniversitelerden bazı saha çalışmaları yaparak sizlere yön vermemiz elbette ki mümkün değil. Çünkü sahada karşılaştığınız gerçeklerle bazen hukuk metinleri birbirine uymayabiliyor. 1923-1960 yılları arasında Türkiye’ye 1 milyon 200 bin kişi gelmiştir. Özellikle Balkan göçü Türkiye’de yaşanmıştır. Ama bunlar sorun yaratmamıştır, neden çünkü o zamanlar bizim bir terör sorunumuz yok. Gelenler de Türk kültürüne yakın gruplardı. Dışarıda yapılan 'Türkiye’ye şimdiye kadar hiç göç olmadı' propagandaları o açıdan doğru değil.”
Ekşi, konuşmasının devamında son zamanlarda Türkiye’ye yüksek oranda göç olduğunu ancak buna karşı başarılı bir çizgi izlediğini kaydetti.

AFGANİSTAN’DAKİ DURUM
Prof. Dr. Orhan Deniz de yaptığı detaylı sunumunda, Türkiye’ye gerçekleşen Afgan göçü kapsamında Afganistan’daki genel duruma dikkat çekerek, şunları aktardı:
“Afganistan’ın ve İran’ın tutumu ne olacak, o da göçü etkileyecek bir konu. Türkiye’nin sınır güvenlik politikasının nasıl şekilleneceği konusu önemli. Göçlerin iletişim ağları önemli. Bu konuların her biri önemli… Bugün konuştuğumuz konular Afganistan eksenli göçmenler üzerine olacağı için Afganistan’daki koşulları biraz irdelemek gerekiyor. Taliban’ın ülkeyi yeniden kontrol altına alması ki bu beklenmeyen bir şeydi. Kimse bu şekilde hızlı bir şekilde sonuçlanacağını kestiremiyordu. Onun oluşturduğu bazı belirsizlikler var. Taliban genel aftan bahs ediyor. Ancak sahadaki gerçeklikle uyuşmuyor. Bir diğer konu da Taliban hükümetinin nasıl şekilleneceği de henüz belli değil. Bir de Taliban’ın eski uygulamalarına devam edip etmeyeceği konusu var, şu anda af var ama tutuklamalar da var. İnfazlar devam ediyor. Böyle bir ortamda bir güvensizlik var Taliban için. Diğer bir husus da ABD ile işbirliği yapan yerel güçlerin listesinin Taliban’ın eline geçtiği konusu. Bu ciddi bir kaygı yaratıyor. Bir diğer konu da Taliban’a karşı IŞİD’in tutumunun ne olacağı. Bu hususlardan dolayı göç dalgasından kaçınılmaz olarak etkileneceğiz.”

İRAN’IN TUTUMU
Afganistan’dan İran’a gelen göçün Türkiye’ye aktarılmasında İran’ın tutumunun ne olabileceğine örneklerle açıklık getiren Prof. Dr. Deniz, şöyle devam etti:
“İran’a yaklaşık 750 bin bir geçiş var. 800 bin civarında da Pakistan’a geçiş var. İran’ın kendi problemleri var. İç dinamikleri veya ekonomik olarak ambargo ile uğraşan bir ülke. Bir taraftan da göçmen baskısını yoğun olarak his eden bir ülke… Burada İran’ın tutumu ne olacak? İran’ın tutumunda şöyle bir değişme oldu; bizim burada göçle konuşulan her konunun İran’a bir yansıması oluyor. Özellikle bizim sınırı korumaya yönelik alınan tedbirler, duvar, tel örgüler İran’ı bizim beklemediğimiz derecede Afganistan sınırını korumaya itti. İran bir tarafta da göçmenleri bir araç olarak kullanıyor. Ben burada 30 yıldır göç üzerinde çalışan bir insanım, İran’a da gidip geldiğim oldu, göçmenlerle de çok yoğun olarak görüşme trafiğimiz oluyor. İran’ın bazen direkt bazen dolaylı olarak göçü itme politikası var. Şu anda İran’da yaklaşık 2 buçuk milyon bir Afgan nüfusu oluştu. Bir ülkenin bu kadar göçmen kitlesini ülkede barındırması zaten onların beklediği, istediği bir şey de değil. Ve bunu bir şekilde bize itme ihtimali çok yüksek. Türkiye’nin göçmenlere sağladığı imkanlar da bu itme politikasına destek veren bir durumu da arz ediyor. 2014 yılında Türkiye’de yakalanan Afgan sayısı 12 bin civarındaydı şimdi bir ayda yakalanan 12 bin civarında. Sadece 2019'da bu rakam 201 bindi.”

KAYITSIZLIĞIN ETKİSİ 
Sınırda alınan önlemlerle ilgili haberler ile kayıtsızların durumunun gelmek isteyenleri geri ittiğine işaret eden Prof. Dr. Deniz, şunları anlattı:
“Bir başka konu da şu, özellikle sınır yönetimi noktasındaki politikamızın ne olacağı da Afgan göçü ile ilgili. O da şundan kaynaklanıyor, bizim sınırda aldığımız önlemler gerçekten de işe yarıyor. Bu önlemlerin medyada yer alması çok ciddi etki yaratıyor. Bir de kayıt işlemleri var, bizim kayıt almamız da olmadığı için şimdi Van’da bir sürü kayıtsız göçmen var. Böyle olunca da karşı tarafa olumsuz bir hava gidiyor. Gelmeyi düşünenleri geri itiyor. Çünkü kayıt olmayınca hastaneye gidemiyor, ilaç alamıyor, vs. İşte bu haberler gelmek isteyenlere gidince onlar orada beklemek zorunda kalıyor.”

YAŞANAN EKSİKLER 
Göçü engellemede yaşanan eksiklere de değinen Prof. Dr. Deniz, “Sınır güvenliği konusunda bir eksik var, o da sınır illeriyle sınırlıdır önlemler.” dedi.
İç kesimlerde de önlem alınması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Deniz, şunları söyledi:
“Sınır illerini geçtikten sora Muş’a ulaşan bir göçmen rahatlıkla İstanbul’a ulaşabiliyor. İşte içerdeki İllerde de kontroller sıklaştırılırsa rahat bir şekilde ilerleyecekleri varsayımına kapılmaz, bu çok önemli. Bir de çok eleştirdiğim bir noktada ülkeden çıkmak isteyen bu kadar göçmeni koruyacaksınız, bu doğru bir yaklaşım değil. Ülkeden çıkmak isteyen yabancıları engelleme konusunda bir hakkımız olmadığını düşünüyorum. Kaldı ki bu bize ciddi bir yük. Geri gönderelim diyoruz gitmiyor başka ülkeye, gitmek istiyorum diyor göndermiyoruz, bu sıkıntılı bir durum.”

KAÇAKÇILARIN DURUMU
Bir diğer temel sorunun da göçmen kaçakçıları olduğunu ve bunların her tür gelişmeden haberdar olduklarını anlatan Prof. Dr. Deniz, şunları kaydetti:
“Göçmen kaçakçıları burada olup biten her şeyi, güvenlikle ilgili sıkıntıları da, zaafiyetleri de, fırsatları da biliyor. Bunu İran’da da yapıyor, Afganistan’da da yapıyor. Adeta bunun bir çalışmasını yapıyor. Reklamını yapıyor. Benim gördüğüm kadar bir sıkıntı var burada. Maddi bir menfaat yoksa işlemi yapamıyorsun. Bir göçmenin maddi menfaati nasıl olsun? Görünen o ki bu mevcut yasalarımızla biz bu göçmen akınını durduramıyoruz. Ya uygulamada bir sorun var ya mevzuatta bir sorun var, bunun aşılması gerekiyor. Kışın göç durabilir ama Afganistan’daki gelişmelere baktığımızda önümüzdeki bahar aylarında yeniden bir hareketlenmenin olacağını güçlendiriyor. Orta ve üst sınıfın gelme olasılığı yüksek. Neden, biraz önce sözünü ettiğim ABD’ye destek olanların listesinin Taliban’ın elinde olması, onların maddi durumu daha iyi olduğu için gelme olasılığının yüksek olduğunu düşünüyorum.”
Seminer, soru-cevap bölümü ile son buldu.        Haber: M. Selim KURT

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner241

banner140