banner279

Dünya bir inkılâb bekliyor!

SLÂM İNKILÂBI'na ihtiyacı var!

Dünya bir inkılâb bekliyor!
 MUZAFFER DOĞAN 

"Kültür inkılâbına ihtiyaç var!" Cumhurbaşkanı böyle dedi, birkaç gün evvel.

Hayâtî bir meseleyi dile getirdi. Bir müddet evvel de, "yerli" ve "millî" olmaktan bahsetmişti...

"Kültür inkılâbı" gibi, "yerli ve millî olmak" gibi, hasreti çekilen meselelerin,

Devletin en tepesindeki bir insan tarafından dile getirilişi, bu hasreti çekenleri,

bu ihtiyacı derinden hissedenleri çok sevindirdiği muhakkak...

Bugünkü Türk cemiyeti için ve tarihte olduğu gibi, yakın gelecekte öncülük etmesi muhtemel

İslâm dünyası için; hava gibi, su gibi en büyük çapta ihtiyacımız, zihniyet inkılâbınadır.

Tanzimat, derdimize devâ olmadı, olamazdı da... Çünkü, "düzenlemeler" mânâsına gelen Tanzimat,

bizim ihtiyaçlarımız göz önünde tutularak, bizim anlayışımıza göre yapılmamıştı.

Tanzimata şiddetle ihtiyaç vardı. Müesseseler çürümüştü. Yenileştirmeler, düzenlemeler lâzımdı. Göz (bakış) yenileneceği yerde,"Güneş"i yenilemek gibi bir sakîm yola sapıldı...

Tanzimat, bizim değil, devleti yıkmak, cemiyeti tahrib etmek niyetinde olanların işine yaradı. Tanzimatla birlikte, devletimiz ve cemiyetimiz, derinden derine ve sinsice bir usûlle,

istikâmet değiştirmeye zorlandı... Devlet-i Âliye'yi, tarih sahnesinin dışına çıkarma,

takatten düşürme ve çökertme faaliyeti başlatıldı...

Bu işin öncülüğünü, beynelmilel Siyonizm yaptıiçeriden de bir sürü hâin,

payandalık vazifesi üstlendi...

Meşrutiyet'le birlikte, basit idâre şekillerinde tesellî aramaya başladık!

Cumhuriyet'le de, değerlerimize topyekûn savaş açıldı ve mukaddeslerimiz rafa kaldırıldı.

Tarih sahnesinden silindik! Büyük mütefekkirin, "Söndürülmez ateştik, eritilmez buz olduk!" dediği durum,başımıza geldi.

İslâm dünyasının lokomotifi iken, Batı treninin basit ve sıradan bir vagonu olduk!

Altı yüz yıl, tarih sahnesinde, İslâm'ın sancağını elinde tutan, İslâm'a bayraktarlık yapan bir kavim;

bu şanlı memuriyeti elinden zorla alınarak, bütün vasıflarından tecrid edildi

ve Hıristiyan dünyasının kölesi durumuna düşürüldü.

1950'ye gelinceye kadar, 27 yıl, zindan hayatı yaşadık.

Padişahlığı ve Halifeliği kaldırmakla övünenler, şişinenler; "ebedî" ve "millî" şeflik adı altında, tarihimizde benzerine şahid olunmadık bir şekilde,

millete, öz vatanında parya hayatı yaşattılar.

1950 sonrası, zihniyet inkılâbına olan susuzluğumuzu ve hasretimizi artırdıkça artırdı. Bugün, beklediğimiz büyük zihniyet inkılâbına ve büyük inkılapçıya olan

hasretin son vâdesini yaşıyoruz!

Sâde Türkiye’de değil, gönül coğrafyamızda yaşayan bütün Müslümanların da susuzluğu ve hasreti, bu büyük zihniyet inkılâbınadır.

Sâdece Müslümanların değil, Asya'nın, Afrika'nın, Avrupa'nın, Amerika'nın da, İSLÂM İNKILÂBI'na ihtiyacı var!

Sırasıyla faşizm, komünizm ve kapitalizm dünyayı, yaşanmaz hâle çevirdi.

Bu materyalist ideolojiler, insanlığı bunalttı, bunalımdan bunalıma sürükledi.

Teknoloji ve makine, ruhu boğdu; Amerika ve Avrupa'yı, şımarttıkça şımarttı,

Azdırdıkça azdırdı ve kibre düşürdü. Şimdilerde dünya, cehennemî bir hayatın girdabında debeleniyor!

Merhamet, muhabbet; hava gibi, su gibi, insanlığın temel ihtiyacıdır şimdilerde!

Dağlar, taşlar; yeryüzü, gökyüzü, "Ruh kurtaran yok mu?" diye haykırıyor!

İnsanlığı, içine düştüğü, düşürüldüğü cehennemden çekip çıkaracak inkılâb, İSLÂM İNKILÂBI'dır!

Ne mutlu, bu inkılâbın ihtiyacını nabzında duyan ve duyuranlara!

Selâm olsun, bu inkılâbın gerçekleşmesi için yaşayanlara!

Güncelleme Tarihi: 24 Ekim 2016, 10:44
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241