banner279

Dün çocukların bayramıydı ama...Onlar yine sokaktaydı!

23 Nisan Ulusal ve Çocuk Bayramı dolayısıyla ülke genelinde renkli kutlamalar gerçekleştirilirken, ailelerine katkı yapmak ve okul harçlıklarını çıkarmak zorunda olan çocuklar yine sokaklardaydı. Cumhuriyetin kuruluşu nedeniyle birçok bayram kutlanırken, her yıl 23 Nisan günü de, çocuklara armağan edilen bir bayram olarak kutlanıyor. Dün de ülke genelinde olduğu gibi Van'da da çeşitli etkinlikler ve kutlamalar gerçekleştirildi. Ancak her bayram olduğu gibi bu bayram da madalyonun iki yüzü vardı.

Dün çocukların bayramıydı ama...Onlar yine sokaktaydı!
 ÇOCUKLAR SOKAKTAYDI
Ancak bir yandan bazı çocuklar renkli giysileriyle ve ellerindeki balonlarla bayram kutlarken, bazı çocuklar da her zaman olduğu gibi yine sokaklardaydı. Aile ekonomisine katkı yapmak ve okul harçlıklarını çıkarmak için çok küçük yaştaki çocuklar bayramdan habersiz bir şekilde sokaklarda dolaşıp ayakkabı boyayarak, sigara, mendil, bisküvi satarak günlerini geçirdi.

ÇİÇEK YERİNE TERLİK TAŞIDI
Bu çocuklardan biri de Kadir Elmas'tı. Arkadaşları bayram yerinde ellerinde çiçeklerle, bayraklarla, balonlarla yürürken, o minik ellerinde bir çift terlik ve omzunda boya çıkınıyla sokak sokak dolaşıyordu. Sabahın erken saatlerinde "işbaşı" yapan küçük çocuğun aklındaki tek şey, "ayakkabını boyayayım mı amca?" cümlesiydi…

23 NİSAN DA NE?
"23 Nisan bayramına gitmedin mi, öğretmenin çağırmadı mı?" sorumuza cevap vermeden, bakışlarıyla "o da ne?" anlamında davranış gösteren küçük Kadir, henüz 8 yaşında. Bu yıl ilköğretim 2'ye gidiyor. 
Soruyoruz; evinde çalışanı yok. Nüfus desen kalabalık, 8 kişi. Bir de fırında çalışan kardeşi var, o da onun gibi okula gidiyor, arta kalan zamanda da fırında ekmek taşıyor. Evdekilerin çoğu kadın ve çalışmıyorlar; baba yatalak, inşaattan düşmüş, bir daha da kendine gelememiş…

"MECBURUM..!"
Küçük bir çocuktan "mecburum" diye bir büyük söz duymuş muydunuz şimdiye kadar, işte, küçük Kadir, sabahın erken saatlerinde Van sokaklarında dolaşarak o soğuk altında ayakkabı boyacılığı yapmayı "mecburum sözleriyle açıklıyordu. 
Ve bunu sadece bugün yapmıyordu, anlattığına göre okula başladığı günden bu yana bazen ayakkabı boyayarak, bazen de mendil satarak, bazen de her ikisini bir arada yaparak para kazanmaya çalışıyordu.

Meramını şöyle anlattı:
"Babam hasta, kız kardeşlerim var, büyüktür ama çalışmıyorlar, annem 'ayıptır' diyor. Abim de fırında, ama az para alıyor. Ben de okuldan sonra çalışıyorum. Çünkü mecburum. Bugün tatil olduğu için gün boyu çalışacağım. Tatillerde zaten gün boyu çalışıyorum."

ÇOCUK ÇOCUĞA EMANET
Selim'in de hikâyesi Kadir'inkinden farklı değil. O yaşça biraz daha büyük, ilköğretim 6'ıncı sınıfa gidiyor. Komşu oluyorlar, aileleri iyi anlaşıyor, bu nedenle de küçük Kadir, Selim'e emanet ediliyor.

Başına bir iş gelmesin, araba çarpmasın, bir belaya rast gelmesin diye her gün birlikte "işe" çıkıyorlar.

O MENDİL SATIYOR
Kadir ayakkabı boyarken, Selim de mendil satıyor. Ama kıştan çıktığımız için başka şeyler satacak. Mevsime uygun şeyler…
Selim de, şunları anlatıyor:

"Babam sebze satıyor. Üç tekerlekli arabası var. Ben de mendil falan satıyorum. Kadir'le arkadaşız. Okul olmayınca çıkıp çalışıyoruz. Biraz sonra mendil alıp satacağım. Ama artık kimse mendil almıyor, başka şeyler satacağım."

Evet dün çocukların bayramıydı. Madalyonun iki yüzü vardı yine... Bi tarafı elinde balonlar, cicili bicili, rengarenk giyinenler, öbür tarafı da nice Kadir ve Selimler...

Kaynak / Editör: Prestij Haber Merkezi - Adil Harmancı
Güncelleme Tarihi: 24 Nisan 2015, 17:51
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241