banner207

Devlet İçinden Desteksiz Yapılmaz

Serpil ÇEVİKCAN

Devlet İçinden Desteksiz Yapılmaz
Ankara’da gündemin ilk iki maddesi Reyhanlı saldırısı ve PKK’nın sınır dışına çıkması. Türkiye, içinden doğan terörle vedalaşmaya çalışırken, içeriden destekçileri olan ithal bir terörün sancısını yaşıyor.

     Birbirini etkileme potansiyeline sahip bu iki gündem maddesini BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ile konuştuk. Demirtaş, saldırının sürece dönük olmadığını düşünmekle birlikte uyarıyor:

     ‘Süreci de zehirler’

     “Bu dış politika neyi doğuruyor? Suriye’deki iç savaşın Türkiye’ye sıçrama ihtimalini. Bu durum, içerideki barış sürecini doğrudan etkileyen bir şey. Saldırı doğrudan sürece dönük değildir ama bu böyle devam ederse doğrudan bir etkiye dönüşür. Bir yandan Türkiye’de iç barışı konuşacaksınız, öbür yandan ülkenin her yerinden bomba, katliam haberleri gelecek. Bu sürecin ruhuna aykırıdır. PKK, ‘Ölümler olmasın’ diye çekiliyor. Böyle bir süreçte bunların olması süreci de zehirler. Saldırıyı yapanlar doğrudan bunu amaçlamasalar bile hedeflerinden biri de budur. Çünkü Türkiye iç barışına kavuşursa güçlenir.”

     Demirtaş, şunları söylüyor:

     “‘Özgür Suriye Ordusu yaptı. Esad yaptı, şu yaptı, bu yaptı’. İddia çok, somut bir şey yok. Reyhanlı halkı, ‘Bu bombayı bizi birbirimize düşürmek için attılar. Düşmeyelim’ hissiyatı içinde. Herkeste şu korku var: ‘Reyhanlı’da Sünni vatandaşlar vuruldu, yakın zamanda Alevivatandaşların olduğu bir yer de vurulacak ki Sünni-Alevi çatışması tetiklensin’. Hükümetin de her yerde iyi tedbir alması lazım. Çünkü Suriye sınırı şu anda facia.”

     Demirtaş da, saldırının yürütülen dış politikanın faturası olduğu görüşünde:

     “Suriye’ye müdahaleyi bu kadar hevesle savunmak, Türkiye’nin başına bela açıyor işte. Siz provokasyona zemin hazırlayan bir politika oluşturmuşsanız kusura bakmayın ama herkes gelir yapar onu. Bir tek, ‘Esad zanlıdır’ diye düşünmeyin. Özgür Suriye Ordusu da, uluslararası güçler de, Türkiye’ye ‘dur’ demek isteyenler de yapar. Sizin politikanız savaş üzerine kuruluysa, başkaları o savaşı ülkenize getiriverir. Hem sizi savaşa çekmek isteyenler gelip vurabilir hem de savaşma konusunda hevesinizi kırmak isteyenler.”

     ‘Şeffaflık gerekiyor’

     Demirtaş, hükümeti, bombaları kimin patlattığı konusunda şeffaf olmaya da çağırıyor:

     “Daha birkaç saatte bir örgüt ortaya attılar. Zaten birkaç gün, örgüt patlama olmadan tartışıldı, bir hazırlık yapıldı. Patlama Acilciler’e yüklendi. Bu kadar büyük istihbarat zafiyetine yol açacak bir organizasyonun Türkiye içinden destek almadan gerçekleşmesi sıfır ihtimaldir. Şu veya bu şekilde Türkiye’de, ya AKP’ye karşı ya devlete karşı ama devlet içinde, devletin de gücünü kullanan ya da devletin gücünü kullanmaktan imtina eden bir kesim buna zemin sunmuş. İçeriden destek almadan mümkün değildir. İçeriden nasıl destek alıyorlar; taraf tutarsan, Suriye’de taraflardan birine zemin sunacak birileri her zaman çıkar işte. Provokasyona zemin sunmak tam da böyledir. Bombaları kimin patlattığını, devlet içindeki desteğin kimden gittiğini, hükümet ortaya çıkarıp açıklamalı. Devlet içinden destek olmaması mümkün değil. Çünkü Türkiye güçlü bir istihbarat ve güvenlik ülkesidir. Türkiye gibi bir ülkede içeriden bazı devlet görevlilerini ayarlamadan o işi yapamazsın. Bağı kuracaksın, Lazkiye’den çıkaracaksın vs. Bunlar ciddi organizasyonlar. Şu andan itibaren tedbirler alınacak, sınır güvenliği vs. ama içeriye militan, bomba ne sokmuşlarsa şimdiye kadar sokmuşlardır. Bunların çok iyi izlenmesi lazım.”

     ‘Yarısı çekilmiş olur’

     Demirtaş, PKK’lıların çekilme sürecine ilişkin olarak da şunları söylüyor:

     “Devlet de duyarlı PKK da. Çekilme göz göre göre olmuyor. Tamamı gizli yollar. Karakolları taciz eden yok, askeri birliklerin nöbet, üs bölgelerinin yakınından bir geçiş yok. Asker de operasyon yapmıyor. ‘Yollarını tıkayayım, pusu kurayım’ gibi bir hareketi yok.”

     Çekilme ne zaman tamamlanacak? Demirtaş’ın bu soruya yanıtı da şöyle:

     “En yakın bölge olan Van-Hakkâri bölgesinden bir haftada yürüyüp çıkmışlar. Dersim’den orayaiklim koşullarına göre 2 ay kadar, Erzurum’dan 3 ay sürebiliyor. Sonbaharda, yağışlar başlamadan çekilmenin tamamlanmış olabileceğini düşünüyorum. Bir ay sonra çekilmenin yarıdan fazlası bitmiş olur. Kandil’e gidiyorlar. Hepsi oradaki kamplarda kalacaklar. Çekilme tamamlandığında toplam sayı 5-6 bin olacak.”

     Demirtaş, “Bu geri çekilme, ‘şu şartlar yerine gelmezse geri geliriz’ şeklindeki bir çekilme değil. Demokrasi ve siyasi mücadeleye şans tanıma şeklinde bir geri çekilmedir. Ucu açık siyasi bir mücadele sürecine girdik” diyor.

     Demirtaş, ikinci aşama olan demokratikleşme adımları konusunda da, “Çekilmeyle eşzamanlı yürümeli. Meclis bu yaz az tatil yapmalı, reform paketleri üzerinde çalışmalı. Geri çekilmenin tümüyle gerçekleşmesini beklemek zaman kaybı olur” ifadesini kullanıyor.

     Çekilme sürecinin ortalarında, belki yakın zamanda, “durum nedir”i anlamak için İmralı’ya yeniden gidiş-gelişler de başlayabilir.

 
     MİLLİYET

Güncelleme Tarihi: 15 Mayıs 2013, 13:25
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner241

banner248

banner141

banner140

banner247

banner203