banner279

Böyle bir hak talebi insanlık için yıkımdan başka bir işe yaramaz.

Allah'ın yaratılışına ters isyankâr yaşantı sergileyenler, ahlak nizamına karşı gelenler, helal yolları bırakıp haram yollara sapanlar, mutlaka günün birinde bir musibete duçar olurlar. İşte Lut Kavmi de yaptıklarının cezasını ağır ve haklı şekilde çekmiştir.

Böyle bir hak talebi insanlık için yıkımdan başka bir işe yaramaz.
HDP SEÇİM BİLDİRGESİNDEKİ ÜRPERTEN BAŞLANGIÇ!.
Bildirgelerini açıklayan partiler ilk girişte temel vurgularını yaparak başlarlar, HDP'de olduğu gibi. Kimisi sosyal, kimisi dini, kimisi ekonomik, kimisi etnisite(Genel anlamda bir sosyal gurubun ırk, dil veya millî kimliği), kimisi insan hakları, kimisi güçler dengesinin korunması vs. alanlarıyla ilgili vaatlerde bulunuyorlar. 
HDP'nin seçim bildirgesini açıkladığı toplantıda ilk konuşmayı yapan Van birinci sıra milletvekili adayı HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, "Bu bildirgeyi biz kadınlar, grevdeki işçiyle, yeni bir yaşam için mücadele eden öğrencilerle, eşit yurttaşlık mücadelesi veren LGBT'lilerle yazdık" diyerek başladı.
Sanırım ilk defa bir şey oluyor özellikle insanlık âlemi için felaket olan hastalıklı "illetizmin(LBGT)" bir hak olarak değerlendirip yetmedi bunun gelişmesi için politikaların hayat geçirileceği halkların gözlerinin içine baka bak açıklanmış olması akıl tutulmasından başka bir şey değildir. 
Devam ediyor hızını alamayan Yüksekdağ: "LGBT'lilerin eğitim, sağlık, barınma gibi hakları ayrımcılığa karşı korunması şeklinde düzenleyerek bu yönde politikaları hayata geçireceğiz. Hepimiz homofobik düzene karşı 'renklerini de al gel' diyoruz. Gökkuşağı renklerinde buluşarak, o gökkuşağının altında geçerek yeni bir yaşama sahip olabiliriz. Her gün karşımıza çıkarılan trans cinayetlerini hep birlikte durduracağız. İnsanlığımıza sahip çıkacağız."
Bu yaklaşımın tüm dünyada ıslah edilip önüne geçilmesi için tedbirler alınması tartışılırken burada genişletilmesi yetmedi bir insan hakkı olarak değerlendirilmesi oldukça düşündürücüdür. Adeta işte gelinmek istenilen nokta, işte oluşturulmak istenilen aile ve toplum biçimi!. 
Peki, nedir bu LGBT'nin açılımı, ne kadar örtüşüyor insanın insani yapısıyla, kültürel anlayışımızla, inanç bağımızla?. Bu iğrençliğin parti bildirgesinin ana teması olması nasıl kabul edilecek?
"L" Lezbiyen "başka bir kadına fiziksel ve/veya duygusal çekim hisseden kadın." "G" Gey "Genellikle erkek eşcinselleri belirtmek üzere kullanılan terim, aynı zamanda eşcinsel kadınları tanımlamak için kullanılmaktadır." "B" Biseksüel,"duygusal ve cinsel yönelim yönünden hem hemcinsine hem de karşı cinse ilgi duyan kişi" "T" Travesti "genellikle cinsel haz almak amacıyla, karşı cinsin kıyafetlerini giymek. Travestilerin çoğunluğu erkektir."
Böyle bir hak talebi insanlık için yıkımdan başka bir işe yaramayacağı ortadayken, nasıl olurda bir parti hem de halklar adına özgürlüklerden bahseden bir parti tarafından ortaya atılır. Bildiride bahsedilen gökkuşağı Allah'ın kevni bir ayeti, bunu izleyen insanların bundan ders çıkarması oluşan renk muhteşemindeki ahengin insan yaşamına insanın doğasını bozmadan yansıtılması, renklerin dillerin ırkların renk cümbüşü içerisinde ahenge yaşamaları gerekirken, Allah'ın ve insanlığın hoş görmediği bir iğrençliğe kaynak olarak gösteriliyor. 
Kutsal kitabımız bizlere hikâye olsun diye değil ibret alıp aynı hastalıklara duçar olmamamız için tedbir almamız gerektiği üzerinde durmaktadır. Hz. Lut, "âlemlerden hiç kimsenin sizden önce yapmadığı hayâsızlığı mı yapıyorsunuz? Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz, doğrusu çok aşırı giden bir milletsiniz"(A'raf:80-81)." Erkek erkeğe, kadın kadına evliliği tetikleyen bu iğrençlik başta birey olmak üzere aile ve toplumun iflasıdır.
Görüldüğü gibi, Lut'un kıssasındaki en büyük özellik onun eşcinsellikle yaptığı mücadeledir. "Eşcinsellik Lez'lik, Gay'lık, Biseksüellik, Travestilik ve zina" İslâm'da en büyük günahlar arasındadır. Eşcinselliğe yol açan tüm oluşumlar şiddetle reddedilmektedir. Kısacası "LGBT", bu çirkin fiili ilk olarak bir kavmin nasıl bir sonla sonlandığının bizlere anlatılmasıdır. Yine görüldüğü gibi Kur'an-ı Kerim, bu iğrenç fiili yapanları kınamakta ve faillerinin dünya ve ahirette büyük azap göreceklerini ifade etmektedir.
Lut Kavmini o korkunç helake götüren o fiili, bugün yeryüzünün pek çok ülkesinde özellikle de İslam dışı dinlere mensup veya dinsizlik akımına kapılmış bulunan Batılı ülkelerde erkeğin erkekle münasebeti aşırı boyutlara varmış, hatta aynı cinsten olanların evlenmeleri ve nikâh akitleri bile kanunlarla meşruiyet kazandırılmıştır. 
Allah'ın yaratılışına ters isyankâr yaşantı sergileyenler, ahlak nizamına karşı gelenler, helal yolları bırakıp haram yollara sapanlar, mutlaka günün birinde bir musibete duçar olurlar. İşte Lut Kavmi de yaptıklarının cezasını ağır ve haklı şekilde çekmiştir.
Evlilik yaşı geldiği halde meşru evliliğe yanaşmayıp ya dost hayatı yaşayanlar, ya gayri meşru ilişki içinde olanlar, ya da Avrupa ülkelerinde olduğu gibi erkeğin erkekle, kadının da kadınla nikâhlanmasını kabul edenler, Lut Kavminin eylemlerini ve icraatlarını benimsemiş, aynen kabul etmiş olurlar. 
Bugün için Batı ülkelerin çoğunda gelinen nokta; lanetli Lut Kavminin fiiliyatı açıkça işlenmekte olup, insanların yüzünden ar perdesi kalkmış, utanma, namus ve iffet gibi yüce ve ulvi duygular artık kitaplarda okunur hale gelmiştir. İşte bu yüzden İslam dışı ülkelerin önemli bir kısmında aile kavramı yok olma derecesine gelmiştir. 
Sağlam nesil ve güvenilir toplum olmak için fuhşun her türünden sakınmak ve aile yapısına da son derece bağlı kalmak şarttır. Doğulu toplumların yıkımlarını hızlandıracak en büyük belanın "LGBT" hastalığının olduğunu batı çok iyi biliyor ve bunu gerçekleştirecek ideolojik alt yapının oluşmasını da siyasal alanda sağlamaya çalışıyor.
Dışlanmış yok sayılmış ezilmiş bir halkın haklarının kazanımı için verildiği iddia edilen ideolojinin Kürt halkının haklı talepleri arasına böylesi iğrençliği sığdırması kabul edilir şey değil. Bir halkın ezilmişliği mazlumiyeti üzerinden iğrenç ve kirli amellerini gerçekleştirmek isteyenler amaçlarına ne kadar ulaşacaklar onu zaman gösterecek, ancak Kürt halkı başta olmak üzere Türkiye'de yaşayan tüm halklar bu iğrençliği hiçbir zaman kabullenmeyeceklerdir. İslami hassasiyetlikleriyle tanınmış bilinmiş ünsüzler kabullenseler bile.
Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.

Güncelleme Tarihi: 21 Nisan 2015, 16:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241