banner279

Başörtüye Anayasal Güvence Talebi

Memur-Sen`in başlatmış olduğu başörtüsüne özgürlük kampanyasının sona ermesiyle beraber, hükümetten bu sorunun çözülmesini isteyen STK temsilcileri ve yazarlar, başörtüye anayasal güvence istediler.

Başörtüye Anayasal Güvence Talebi
Memur- Sen Konfederasyonunun başlatmış olduğu "Özgürlük için 10 Milyon İmza" kampanyası hedefinin de üstünde bir imza sayısıyla sona erdi. Geçtiğimiz gün bir toplantı düzenleyen Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, 12 milyon 300 bin imza topladıkların belirtmiş ve önümüzdeki günlerde de toplanan imzaların başbakanlığa teslim edileceğini söyleyerek artık bundan sonra görevin hükümete düştüğünü ifade etmişti.


Sona eren imza kampanyasıyla beraber STK temsilcileri, eğitimci ve yazarlar, hükümete gerekenin yapılması çağrısında bulunurken Van`da yayın yapan Serhad FM "Hafta Ertesi" programında, kampanya sonrası hükümete düşen görevler dile getirildi.


Sunuculuğunu İLKHA Van bölge temsilcisi Fikret Özkan`ın yaptığı programa canlı telefon bağlantısıyla katılan TESSEP başkanı Salih Demir, TESÇAĞ başkanı Mehmet Şah Duyu ve stüdyo konuğu yazar Aldulhelim Almalı, başörtüsü sorununun bir an önce çözüme kavuşturulması ve başörtünün, anayasal güvence altına alınması gerektiği çağrısında bulundular.


Sadece kamuda değil; bütün alanlarda başörtüsüne özgürlük
Memur-Sen`in başlatmış olduğu kampanyayla beraber hükümetten olumlu bir adım beklediklerini söyleyen TESSEP başkanı Salih Demir, başörtüsünün önündeki tüm engeller kalkıncaya kadar çalışmalarına devam edeceklerini söyledi. Başörtüsünün sadece kamusal alanda değil; bütün alanlarda serbest bırakılması gerektiğe dikkat çeken Demir, "Hükümet, bu meseleyi inşallah iyi okur. Bakan Egemen Bağış, `Bir yönetmelikle bu iş değişir` diyor; ama yönetmelikle kalmamalı, özellikle anayasada da bu meselenin çözümü noktasında adım atılmalı" dedi.


"Son bir defa daha Ankara`daki yetkililerle görüşeceğiz"
Başörtüsünün önünde artık hiçbir engelin kalmaması gerektiğini söyleyen Demir, başörtüsüne karşı çıkanların bile artık sesini fazla çıkaramadığını ifade etti. Sürecin fazla uzatılmaması gerektiğini belirten Demir, konunun gerekirse referanduma gitmesi gerektiğini kaydetti. Demir, "Bu imzalar bir mesajdır. Ciddi mana da alt yapılı çalışılsa bu ülke nüfusunun yüzde 75`i sorun çıkarmayacaktır. STK`lar ile otobüslerle Ankara`ya gidip orada da gerekli yetkililerle son bir defa ciddi manada görüşüp bu meselenin bir an önce çözülmesi noktasında bir adımımız ve talebimiz olacak" şeklinde konuştu.

"Başbakan`ın `benim ülkemde tesettür sorunu bitmiştir` sözlerine anlam veremiyorum"
Stüdyoya canlı telefonla bağlan bir diğer konuk TESÇAĞ Başkanı Mehmet Duyu da başörtüye her alanda serbest bırakılması gerektiğini vurguladı. İnsanların bu konudan dolayı muzdarip olduğunu söyleyen Duyu, buna rağmen Başbakan`ın `Benim ülkemde tesettür sorunu bitmiştir` sözlerine bir anlam veremediğini söyledi.


Duyu, "Eğer bundan kastı üniversitelerse, bunda haklılık payı var; fakat orada da yasal güvence altına alınmış değil. Yarın öbür gün olumsuz bir hükümet gelir onu da kaldırır. Bizim hedefimiz sadece üniversitelerde, kamusal alanda serbest kılmak değil. Bütün okul kademelerinde, bu işin bir kere çözülmesi lazım... Daha doğrusu bütün alanlarda bütün kademelerde, tesettürüne bürünmek isteyen bacılarımızın hiçbir sıkıntı ve yasakla karşılaşmadan örtülerine bürünmeleri gerekiyor" dedi.


Bu demokrasi değil; zorbalıktır
Memur-Sen başlatmış olduğu `Özgürlük İçin 10 Milyon İmza` kampanyasını hatırlatan Duyu, "Son zamanlarda halkın sinesine gidildi. Memur- Sen`in başlatmış olduğu 10 milyon imza kampanyası anlamlı bir kampanyaydı. Eğer toplumsal mutabakat deniliyorsa hodri meydan diyoruz. Çıksınlar halkımızın karşısına bir referandum gerçekleştirsinler isterlerse. O zaman görecekler ki bu halkın en azından yüzde 80`i bu işe evet diyecektir. Peki, halka rağmen niye bu? Biz, Müslüman olarak hakimiyet kayıtsız şartsız Allah`ındır diyoruz. Fakat bugünkü rejim, meclisinde de `Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" diyor. Bu, onların demokrasi anlayışlarının ortaya çıkardığı bir şey… Ama halka rağmen halen de bir serbestlik getirmiyorlarsa o zaman bunun adına demokrasi değil; zorbalık demek lazım" dedi.


"Toplumsal bir talep var"
Stüdyo konuğu yazar Abdulhelim Almalı ise kampanyada toplanan imzaların AK Parti`nin oy oranına çok yakın olduğunu, dolayısıyla bir toplumsal talebin var olduğu anlamına geldiğini belirtti. Bu talebe, siyasal iradenin hemen karşılık vermesi gerektiğini söyleyen Almalı, "Halk mevcut AK Parti iktidarına, yıllardır despot anlayışından kurtulması için yüzde 51 oranında oy vermiş; sorunların çözülmesi için. Olaya bir vatandaş olarak baktığımızda çözülsün diyoruz. Umarım hükümet bunu dikkat alır. En kısa zamanda kamuda çalışan başörtülü bacılarımızın önüne hiçbir engel çıkarmamak için, gerekli ise anayasa yapmak zorundadır" diye konuştu. (Fırat Arslan-İLKHA)


 

Güncelleme Tarihi: 24 Şubat 2013, 12:39
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner241

banner140