banner259

Başbakan Erdoğan ölümü hak edecek ne yaptı size?

Yeni Şafak Gazetesi yazarı Fuat Atik, geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan 'Başbakan Erdoğan'ı öldürmek istiyorlar' söylemini yorumlayarak, nedenlerini sıraladı.

Başbakan Erdoğan ölümü hak edecek ne yaptı size?

İşte Atik'in yazısı:

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Marie Harf, 17 Aralık sorularından bunalıp, 'Bozuk plak gibiyim ama Türkiye'nin içişlerine karışmayız!' diyor. Bizimkiler tatmin olmuyor. 'Türkiye karışık, Obama nasıl sessiz kalır?' şaşkınlığıyla Washington yönetimini göreve çağırıyor.

Puslu dönemlerde Washington'dan kotarılan manşetlerle, iktidara haddini bildirmek büyük gazetecilik başarısıydı(!)

İktidarın bitirilmesi mi kararlaştırıldı? Kimsenin adını sanını duymadığı bir düşünce kuruluşu Türkiye aleyhine rapor mu hazırlamış, günlerce manşetlerden düşürülmezdi.

28 Şubat medyası, Amerikan patentli raporlardan 'Refahyol gitmeli' mesajı çıkartmak için az çaba sarf etmemişti... ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 7. katında alınan kararla Refahyol'un ipi çoktan çekilmişti. Bu gerçek yıllar sonra ortaya çıkacaktı. Darbeden önce böyle bir ihtimali dillendirmek, ABD'nin rolüne dikkat çekmek mi? Lüzumsuzdu. Komploydu.

Türkiye'nin hala Washington'dan yönetildiğini sandıkları için ne zaman ki 'Diktatör Erdoğan' demeye başladılar, eski alışkanlıklar yeniden tebarüz etti.

***

Cengiz Çandar, Ekim ayındaki 'Washington'dan: Gevezeliği bırakalım gerçekçi olalım' başlıklı yazısında Bipartisan Policy Center'ın Neo-conlar tarafından hazırlanan raporuyla iktidara 'akıllı olun yoksa...' tadında ayar vermeye kalkışmıştı.

Rapor, Obama yönetiminin görüşünü yansıtıyordu ve Türkiye-ABD ilişkilerine yön verecekti.

Kaç ay oldu, ne Obama'dan ne de AK Parti cenahından 'ses' yok! Obama yönetiminin görüşünü yansıtan çok önemli rapor araya 17 Aralık, yargı bağımsızlığı, internet düzenlemesi gibi tartışmalar girmesine rağmen raftan inmedi. Mesele Erdoğan'a diz çöktürmekse, salvolara kim bakar? Çandar'ın Washington'un nabzını tutmadaki maharetine de...

Bu kaçıncı salvo bakmadım!

Zaman'ın Washington temsilcisi Ali H. Aslan da bakmamış. Çandar'ın çok önemli raporunu da almış, çoğu Erdoğan karşıtı neo-con uzmanların görüşleriyle birleştirip 'Obama Türkiye'ye müdahale etmeli' çağrısı yapmış.

Gayet başarılı da!

17 Aralık darbe girişimine Kopenhag Kriterleri'ni hatırlatıp AB'ye yaslanarak uluslararası meşruiyet arayan ağabeylerinden daha kestirme yol bulmuş. 'Türkiye dış politikada da küresel politikalara uyacak' diye yazan meslektaşını da utandırmış. Doğrudan, 'dünyaya yön veren Obama'ya 'Erdoğan'ı frenle' demiş.

Gülen medyasının, 'Türkiye'yi ihbar' ve ileri düzey Amerikancılık politikasını yansıtıyor 'Ses ver Obama' çağrısı.

Hüseyin Gülerce, 17 Aralık süreci için 'Savrulacağız' demişti. Onu 'Turfa müneccim' ilan eden anlayış, çoktandır medyasında 'ABD iktidarın otoriterleşmesine müdahale etmezse, bölgede Batı'yı tehdit eden radikal İslam güçlenir' tezini işliyor.

28 Şubat darbesi, Balyoz, Sarıkız vs. aktörlerinin 'turfa' metotlarına sarılıyorlar.

Kendi uçağını düşürme planı yapmakla, 'Erdoğan el Kaide militanlarına sahip çıkıyor' demenin ne farkı var?

***

17 Aralık operasyonu, Suriye'ye yardım götüren MİT TIR'larına baskınlarla 'Türkiye el Kaide'ye yardım ediyor, İran'la kara para aklıyor' propagandası eşliğinde, ABD'de karşılık arıyorlar. Ülkeyi arkadan vurup, gammazlamaktan uluslararası bir güç devşirmeye çalışıyorlar. En hafif ifadeyle bunun adı savrulmadır.

Türkiye 'kara para listesi'nden çıkamamış umurlarında mı? Yeter ki Tayyip Erdoğan düşsün.

Erdoğan sonrası, 'kiralık bir yönetim kurulacağını' da vaadedin, tam olsun.

Yalnız bunun için Erdoğan'ın ölmesini beklemekten başka çareniz yok. Çünkü millet kuracağınız paralel devlete müsaade etmeyecek.

Evet bedduaların içinde 'Erdoğan'ın ölmesi' de varmış.

'Uzun Adam' size ne yaptı da, 3 yıldır ölmesini bekliyorsunuz?

28 Şubat'taki gibi zulum mü yaptı?

Şirketlerinize, vakfılarınıza el mi koydu?

Gülen'i ABD'ye mi sürdü?

Türkiye'yi bırakın İslam dünyasının umudu Erdoğan bu bedduayı hak edecek ne yaptı?

***

Savruldunuz beyler. 28 Şubatçıların, TÜSİAD'ın, İstanbul baronlarının, eski merkez medyanın yanına düştünüz. Amerikan Neo-con-İsrail çizgisine paralel oldunuz. Darbeci Doğu Perinçek'le iş tuttunuz...

'Kendimiz dışında nereye koştuysak, gurbette kaldık' diyor Nurettin Topçu.

Nereye düştüğünüzü görüp, yönünüzü ülkenize döndürmezseniz, 'gurbet'e mahkum olacaksınız. Bu millet bunu garanti eder size.

Değer mi?

Güncelleme Tarihi: 12 Şubat 2014, 11:16
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner241

banner140

banner141