bayan escort bursa escort escort gaziantep istanbul escort escort izmir escort izmir izmir escort istanbul escort denizli escort escort bayan

banner259

Balıklar ayağımıza geldi!

15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında av yasağı bulunan ve bu dönemde yumurtalarını bırakarak neslini devam ettirmek için tatlı sulara göç eden Van Balıkları, daha çok Erciş ve Muradiye ilçelerindeki çaylara akın ediyor. Ancak Van Balığı bu kez bu noktaların yanı sıra, şehir merkezinden geçen Akköprü Deresi'nde de boy göstermeye başladı. Muradiye ve Erciş ilçelerindeki göçü izlemeye gidemeyenlerin adeta ayağına kadar gelen Van Balığı, binlerce meraklısını dere kenarına toplamayı başarıyor. Mucizenin, şehir merkezinde insanların ayağına kadar gelmesi büyük bir nimet olarak değerlendirilirken, yaşanan bazı olumsuzluklar ise Van Balığı adına endişe uyandırıyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, bu mevsimde derede iş makinalarının çalıştırılması ve evsel atık gibi problemlerin, balığa ciddi zararlar verebileceği uyarısında bulundu.

Balıklar ayağımıza geldi!

15 Nisan – 15 Temmuz tarihleri arasında tatlı sulara göç ederek yumurtalarını bıraktığı için bu dönemlerde avlanması yasak olan Van Balığı, bu kez rotayı Akköprü Deresi'ne çevirdi. Daha çok Erciş ve Muradiye'deki akarsularda üremesini gerçekleştiren Van Balığı, geçtiğimiz yılın ardından bu yıl da Akköprü Deresine de gelmeye başladı. Bu durumun oldukça önemli ve sevindirici olduğunu belirten Van YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, Akköprü Deresinde iki yıldır balıkların yoğun olarak görülme sebebini de, koruma çalışmalarına bağladı. Akkuş, balıkların korunması yönünde de dikkat edilmesi gereken hususlar olduğunun altını çizdi.

“AKARSULAR,  KAN DAMARLARI HÜKMÜNDEDİR”

Dünyada ve ülkemizde akarsuların, sucul ekosistemin kan damarları hükmünde olduğunu ve dolayısıyla çok büyük bir öneme sahip olduğunun altını çizen, Dr. Öğretim Üyesi Akkuş, Van Gölü'ne dökülen akarsuların ise, Van Balığından dolayı çok daha hassas olduğunu kaydetti.

Akkuş, şunları söyledi; “Akarsular büyük öneme sahip ancak Van Gölü havzasında, Van Gölü'ne dökülen akarsular söz konusu olduğu zaman apayrı bir önemden bahsetmemiz gerekiyor. Çünkü Van Gölü'ne dökülen akarsular, İnci Kefalinin üreme habitatı olup, bu balıktan geçimini sağlayan 14 bin insanın adeta geçim sigortasını teşkil etmektedir. Bugün dünyamızda ve ülkemizde akarsular üzerinde inanılmaz bir tahribat söz konusudur. Gerek kirlilik olarak, gerekse dere ıslahı adı altında yapılan yanlış uygulamalar, akarsuların fiziki habitatını bozmaktadır. Bu bozulmaların etkileri, Van Gölü'ne dökülen sularda çok daha belirgin ve çok daha yıkıcı etkiler ortaya çıkarır. Çünkü burası her yıl Nisan ve Temmuz ayları arasında göç eden İnci Kefallerinin üreme habitatlarıdır. Bu habitatlarda bir zarar meydana gelirse balık üreyemez ve neslini devam ettiremez. O zaman da hiç arzu etmediğimiz sonuçlarla karşı karşıya kalırız. Son 2- 3 yıldır akarsularımıza Nisan ve Temmuz aylarında inanılmaz bir balık göçü gerçekleşiyor. Balık göçünün gerçekleştiği akarsulardan birisi de Van şehir merkezinden geçerek Van Gölü'ne dökülen Akköprü Deresi'dir. Akköprü Deresine aslında uzun yıllardır İnci Kefali göç ediyor. Fakat son yıllarda bu göç yok denecek kadar azalmıştı ve süresi kısalmıştı. Ancak koruma çalışmaları sayesinde, özellikle de Edremit Bot Komutanlığı tarafından yürütülen koruma çalışmaları sayesinde son 2 yıldır, tarihinde hiç olmadığı kadar Akköprü Deresinde ince kefalini görüyoruz. Burada zıplayan binlerce balık görüyoruz. İnsanlar toplanıp bu balıkları zevkle izliyorlar, fotoğraf çekiyorlar. Ve ilginçtir ki kimi Vanlılar balık göçünü ilk kez gördüklerini dile getiriyorlar.”

“MUCİZEVİ BİR OLAY”

Balıkların şehrin içinden geçmesini olağanüstü bir olay olarak değerlendiren Dr. Öğretim Üyesi Akkuş; “Bu olay bir şehir için mucizevi bir olay, inanılmaz bir olaydır. Dünyada, içinden balıkların geçtiği  başka bir şehir yok. Bir tane var, onun da adı Van. Koruma çalışmaları sıkı bir şekilde sürdüğünde, ileride çeşitli düzenlemeler yaptığımızda buradaki görsel şölen kat kat artacak ve dışardaki insanlar Van'ın böyle bir özelliğini de tanımış olacaklar.” diye konuştu.

“TRAJİKOMİK OLAYLAR!”

Balıkların mucizevi bir yolculuğu şehir içine yaptıklarını, bu güzelliğin yanında istenmeyen bazı trajikomik durumlarla da karşılaşıldığını belirten YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, bu konuda da şu ifadeleri kullandı; “Üreme döneminde balıklar 24 saat esasına göre; jandarma, polis ve zabıta tarafından, 600 km'ye yakın kıyı uzunluğu olan Van Gölü'ne dökülen her bir akarsuda korunuyor. En ücra köşede bile korunuyor. Fakat bazen çok trajikomik olaylara sahne oluyoruz. İşte geçtiğimiz hafta Akköprü Deresinde yaşamış olduğumuz olay, bu olaylardan birisi. Bir şehrin içinden akan bir dere düşünün ve içinde binlerce balık zıplıyor fakat balıkların zıpladığı yerin hemen birkaç kilometre aşağısında iş makinaları temizleme çalışması yapıyorlar. Böyle bir şey kabul edilemez. Biz bunu geçen Haziran ayında da yaşamıştık. Çok kısa sürse de bu yıl da bu çalışmaya şahitlik ettik. Balıklar çok hassas canlılar. Hele hele üreme dönemlerinde çok stres yüklü olduklarından dolayı her türlü rahatsız edici etken balıkları etkiler. Şimdi, 'temizleme yapmazsak taşkın olur' denilecektir. Elbette taşkın olmasını arzu etmeyiz. Fakat eğer bir müdahale yapılacaksa, bu üreme dönemi öncesinde yapılmalıdır. 'Köprünün altı kumla dolmuş, suyun geçeceği alan kalmamış', eğer böyle bir sorun varsa lütfen bunu üreme dönemi başlamadan aylar önce yapalım. Çünkü oradaki kumun birikmesi bir – iki aylık bir mesele değil. Uzun süreli bir mesele. Biz senenin büyük bir kısmında bekliyoruz, binlerce balık gelip dereye hücum ediyor, alıyoruz iş makinası ile beraber dere yatağından kum çıkarıyoruz ve kamyonlara yükleyip taşıyoruz. Bu ister 1 dakika olsun, ister 1 saat olsun, ister 1 gün sürsün kesinlikle kabul edilemez bir şeydir. Çünkü akarsulardaki kirlilik, akarsulardaki bozulmalar noktasal değildir, bozulmanın gerçekleştiği noktadan itibaren, akarsuyun aşağıda kalan bütün kesimini etkiler. Balıklar sesten etkilenir, buradaki tahribattan etkilenir, balıkların yumurtaları etkilenir, dolayısıyla Van Gölü havzasındaki akarsular İnci Kefali göçü dikkate alınaraktan herhangi bir müdahale yapılacaksa yapılmalıdır. İnşallah önümüzdeki yıllarda bu olay tekrar etmez ve buradaki çalışan kurumlar, akarsuların canlı bir ekosistem olduğunu ve Van Gölü'ne dökülen akarsuların çok çok hassas bir yapıda olduğunu eminim ki düşünürler.”

“VAN İL TARIMIN MÜDAHALESİ YANLIŞI ÖNLEDİ”

Geçtiğimiz hafta Akköprü Deresi'nde iş makinalarının çalışması olayını hatırlatan ve bunu eleştiren Dr. Öğretim Üyesi Akkuş, duruma müdahale eden Tarım ve Orman İl Müdürlüğü'ne de teşekkür ettiğini söyledi. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü'nün müdahalesinin yanlışı önlediğini kaydeden Akkuş, “Söz konusu kurumun kepçeleri akarsuya girer girmez Tarım ve Orman İl Müdürlüğü'ne bağlı ekipler derhal olay yerine geldiler ve olaya müdahil oldular. Bu duyarlılıktan dolayı Tarım ve Orman İl Müdürlüğü'ne ve görev alan arkadaşlara çok çok teşekkür ederim. İşte beklediğimiz yaklaşım tarzı, bu şekilde proaktif bir yaklaşım tarzıdır. Yani krizi yönetmeye değil, sorunu yönetmeye talip olmalıyız. Çünkü kriz çıktığı zaman bunu yönetmek çok çok daha zordur. Bu nedenle Tarım ve Orman İl Müdürlüğü'nü, proaktif yaklaşımından dolayı kutluyorum.” şeklinde konuştu.

“DERELERİ KİRLETMEYELİM”

Akköprü Deresine balıkların göç etmesinin muazzam bir güzellik olduğunu, ancak öbür taraftan da derenin evsel atıklarla kirletilmesinin de oldukça üzüntü veren bir hadise olduğunu kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Akkuş, şöyle devam etti; “Şu sıralarda Akköprü Deresinde zıplayan binlerce balığı görüyoruz ama diğer taraftan da insanlığa yakışmayacak görüntüler var orada. Çocuk bezinden tutun da aklınıza ne geliyorsa derelere atmışız. Adeta şöyle düşünüyoruz; Dereler sihirbaz gibi sanki attığımız her şeyi yok edecek, bir anda tertemiz bir duruma getirecek gibi bakıyoruz. Oysa böyle olmuyor. Akköprü Deresinde bir yanda balık göçü ile harika bir manzara diğer tarafta bakmak bile içinizden gelmeyen manzaralar. Bu durumda insanlar hemen bir suçlu arıyor. Hemen belediye veya diğer resmi kurumları suçluyoruz. Aslında şunu sormak lazım; bu çöpler nereden geldi diye? Başka illerdeki insanlar gelip atmadı, uzaylılar da atmadı! Burada yaşayan insanlar olarak biz attık, bu çöplerin sorumlusu da direkt olarak biziz. Kimseyi suçlamaya hakkımız yok. Bu çöpler de maalesef balıklarımıza ciddi zararlar veriyor. Balığımız rahatsız edilmiş oluyor. Akarsularda meydana gelen bozulmalarda sorumlular biziz. Bunlara çok daha dikkat etmeli, bu derelerde balığımızın göç ettiğini unutmamalıyız.” 

Özel Haber: Umut Tarhan

Kaynak: (Prestij Haber Merkezi) - Prestij Haber Merkezi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner241

banner247

banner141

banner140

banner255