banner279

AZİM, İSTEK VE SONUCU BİR BAŞARI HİKAYESİ

BU GÜNLERE KOLAY GELİNMİYOR'

AZİM, İSTEK VE SONUCU BİR BAŞARI HİKAYESİ
 Doğu’da on üç çocuklu bir ailenin ortanca erkeği olmak kolay değil tabii. Üstelik tek anneden! Kader bu ya; Allah bu çocuklardan üçünü küçük yaşlarda yanına almış.
Bir de Ağrı’da doğmak. Yani küçük ve gelişmemiş bir ilde fakr u zaruretler içinde bir yaşam!
Üstelik müstahdem bir babanın evladı olmak.
Müstahdem dediysek babayı küçümsemek değil amaç, haddimiz de değil zira bir işçi maaşıyla bu kadar kalabalık bir aileye sahip çıkmak; büyük yürekli bir adamın işidir elbet! Müstahdemlik sadece maddi sıkıntıya işaret eden bir kavram sadece…
Belki birçok kişi bilmez ama böyle bir aile içinde büyümek aslında çok da keyiflidir. Yani mutluluk verici… Kalabalıklar içinde büyümek fakr u zarureti keyfe dönüştürür çoğu zaman. Yaşayanlar bunu bilmese de…
Bu kalabalık aile içinde büyüyen bir çocuk düşünün.
Müstakil bir evde, kış ve soğuğun hükümferma olduğu ve upuzun sürdüğü bir memlekette…
Kışın uzun sürdüğü zaman diliminde tek bir soba etrafında herkesin kümelendiğini düşünün! Düşünün dediysek bu evde eğitim-öğretim hayatını aklınıza getirin anlamında! Nasıl çalışacak bu çocuklar; verilen ödevlere? Nasıl kitap okuyacaklar?
İşte bizim yazıya konu olan çocuk da bu kalabalık evde büyük bir başarıya imza atıyor! Hikaye; kalabalık bir ailede; soğuk ve küçük bir odada bir çocuğun verdiği eğitim mücadelesi aslında. Her okul dönüşü battaniyeyi kaptığı gibi; soğuğun ama sessizliğin hâkim olduğu küçücük odaya atıyor kendisini… Ve bitmeyen bir eğitim maratonu!
Hani şimdiki gençler hep şikâyet ederler ya imkânsızlıklardan. Bizim çocuk (ki artık büyümektedir; genç desek daha doğru!) bu tempoyla ilkokuldan liseye, eğitim-öğretim hayatı boyunca hiç zayıf getirmiyor. Her dönem başarıyla sınıflarını geçiyor.
Bizim genç bu azim ve iradesini lise sıralarında da devam ettiriyor. Hatta bu mücadeleye ailenin yükünü hafifletmek kaygısı da ekleniyor. Yani bizim genç, hem okuyor hem de çalışıyor. Gazete satarak ailesine destek oluyor. 
Bu yeter demeyin! Bunların üstüne bir de sosyal faaliyetler. Bir okul gecesinde aynı anda; tiyatroda rol alıyor; şiir okuyor; folklorda görev alıyor ve sunuculuk yapıyor. Lisedeki şiir yarışmasında ikinciliği kapıyor.
Bitti mi? Hayır!
Babası müstahdem olan, on çocuklu bu ailede büyüyen, kış günlerinde küçük bir odada battaniyeleri sarmalayıp derslerine çalışan, her türlü sosyal faaliyetlerde görev alan, hemen hemen bütün resmî bayramlarda günün anlam ve önemine binaen şiirler okuyan, ailesine destek olmak için elinde gazete, sokak sokak gezerek “gaste var!!”; “günlük gasteler!!” diye haykıran bu gencimiz lise birinciliğiyle başarısını taçlandırıyor!
Daha ne diyeyim!
Allah’ın acıması…
Allah’ın bir lütfu!
Bu gencimiz dün bir başarıya imza daha attı! Van’ın Enleri yarışmasında “En İyi Çıkış Yapan İsim!” dalında halkın oylarıyla birinci seçildi.
Evet, Prof. Dr. Zeki Taştan’dan bahsediyorum. Fakr u zaruret içinde büyüyen ve lise birinciliğiyle başarısını taçlandıran gencimiz, bugün artık bir profesör! Hatta bir dekan!
Peki, neden bu ödüle layık görüldü?
Van’ın Enleri bu yıl on altı kategoride yapıldı. Bu yıl 2016’nın “En İyi Çıkış Yapan İsmi” de bu kategoriye eklendi. Seçici kurul, bu isimler arasına Prof. Dr. Zeki Taştan’ı da dâhil etti! İyi de ettiler aslında! Çünkü Taştan, dekan olduğu günden bu yana birçok etkinliğe imza atmıştı.
Prof. Dr. Zeki Taştan, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında yani dekanlığa atandıktan sonra bir dizi etkinliğe imza attı. Edebiyat Fakültesi bünyesinde gerçekleştirilen ve büyük ses getiren Paneller Dizisi bunlardan ilk akla gelenler. Bu kapsamda iki ay içinde toplamda 13 panel gerçekleştirildi. 11 Mart 2016 tarihinde başlayan ve 12 Mayıs 2016’da sona eren ve 13 bölümünün aktif katılımıyla gerçekleşen paneller dizisinde, çoğunluğu yurtiçinden olmak üzere 12 profesör, 12 Doçent, 17 Yardımcı doçent ve 11 öğretim elemanı, yani toplamda 52 akademisyen katıldı. Bu dizi bile Zeki Taştan’ın Van’ın Enleri listesine girmesine kâfi değil mi? Taştan, bunların dışında da birçok etkinliğe imza attı. En son geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Sadî-i Şirazî Uluslararası Panel’inde düzenleme kurulu başkanıydı. Burada sıralamak konunun sınırlarını zorlar ama şu bir gerçek ki Taştan’ın bu kategoriye alınması oldukça isabetli olmuş.
Prof. Dr. Zeki Taştan, bir ara Van İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü de yaptı. O dönemi hatırlayanlar, Taştan’ın kısa bir dönem içinde birçok başarıya imza attığını hatırlayacaklardır. Van, ilk defa onun döneminde yurt dışında birçok yerde tanıtıldı. Hatta öyle bir ekip oluştu ki müdürlük personeli aynı hafta içinde dört ülkede; Amerika’da, Batum’da, Bakü’de ve Tiflis’te Van’ı tanıttılar. Van Kalesi’nin restorasyonu, müze projesi, Akdamar’ın ışıklandırılması, tarih ve kültür buluşmaları ve gezileri hep onun döneminde gerçekleşti. Hiç unutamadığım da tam bugünlere denk gelen bir şiir programıydı. Onun 29 Ekim 2009’da tertiplediği “Cumhuriyet Bayramı Özel Şiir Dinletisi” oldukça görkemliydi. Türkiye’de ilk kez bir ilin valisi, belediye başkanı, rektörü ve kültür müdürü aynı sahnede şiir okudul

Münir Karaloğlu, Bekir Kaya, Prof. Dr. Hasan Ceylan ve Zeki Taştan… Üstelik daha aklıma gelmeyen birçok iş Zeki Taştan’ın görevde olduğu bir buçuk yıl içinde yapıldı. Marifet iltifata tabii ya Şehrivan Gazetesi’nin açtığı yarışmada Zeki Taştan 2009’da Yılın Bürokratı seçildi.
Prof. Dr. Zeki Taştan, kültür müdürlüğü yaptığı dönemde üniversiteden de kopmadı. Çünkü asıl görevi hocalık olan bir akademisyenin derslerinden ve akademik çalışmalarından kopması çok zordu. Hem kültür müdürlüğü yaptı hem de akademik çalışmalarını yürüttü. Onun da semeresini aldı ve üniversitede yapılan akademik bir değerlendirmede sosyal bilimler alanında Yılın En Çok Kitap yazan akademisyeni de seçildi.
Daha ne diyelim!
Yokluklar ve sıkıntılar içinde başlayan ve sürekli bir başarıyla devam eden bir akademisyenin öyküsü bu! Hatta ibretlik! Kendi tırnaklarıyla hayata kazınan bir yaşam.
Tebrikler Zeki Taştan!
Başarıların daim olsun.
HABER YORUM A.BAKİ KARACA
Güncelleme Tarihi: 28 Şubat 2017, 18:56
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ömer ÖMERÎ
Ömer ÖMERÎ - 4 yıl Önce

Maddi başarısına bir de nev'i şahsına münhasır özelliklerini de eklemek lazım Zeki Hocamın. Ilmin kibrinden daima uzak durmuş, ilmini irfan ile beslemeyi ihmal etmeyen adeta çift kanatla ancak pervaz edilebileceğini içselleştiren bir anlayışı hayatına düstur edinmiş nadir insanlardan. Vefalı, kadirşinas, espirili ve sevgi dolu bir insan.

SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241