banner259

Ayrıca bir toplum özgüvenini yitirmişse başkalarına bağlılığı marifet bilir.

"İnsan marifet sever!.."

Ayrıca bir toplum özgüvenini yitirmişse başkalarına bağlılığı marifet bilir.
 "İNSAN MARİFETE HAYRANDIR…!"

15 günlük bir seyahatin ardından Allah'a hamdolsun yeniden sizlerleyim. Gezmenin okumaktan daha evla olduğunu büyüklerimiz söylemiş, dolayısıyla gezip'te hayran olmamak elde değil.

Sosyal hayatta toplumu ilgilendiren konularda bu konuların çözümünü üslenenler, yazarçizerlerin, aydınların konuştukları ve yazıp çizdikleri şeylerin çok, Çok önünde açıklamalarda bulunuyor sözler söylüyorlarsa o toplumun değişim ve dönüşüm yapması mümkün değildir.

Çünkü eğer bir toplumun aydınları yazarçizerleri düşünürleri yönetenlerin arzu ve isteklerine göre, onların çok gerisindeyse o toplum peşinen yönetenlere teslim olmuş dektir.

Köşe başlarında, sohbet odalarında esip gürlemek bulunan ortamın gerisindeki konulara takılıp kalmak topluma vurulabilecek en büyük darbedir.

"Sosyal bir varlık olan insan marifete hayrandır." dolayısıyla marifetler karşısında hayranlığını gizleyemez!.

Ancak bu hayranlığını insanlıktan nasiplenmemiş olanlar çoğu zaman marifet sahibini hazzedemediği için karalamaya çalışır. Başarıyı küçük düşürerek kendini teselli etmeye çalışır.

Oysa bu durum basit insanların işidir, marifet sahibi işini yaparken sergilediği marifetin toplumsal faydasına bakar genel anlamda fayda sağlamışsa bu onun için en büyük taltiftir.

Bir insanın herhangi bir işte marifete ulaşmasını sağlaması için ortamın ve çevrenin oluşması lazım...

İnsanı marifete iten çevre ve imkân oluşmuşsa o insan marifetlerini günden güne artırarak devam eder. Artan marifetin farkında olan marifetleri marifet bilenler ise marifete sebep olana taltifte bulunarak sahiplenirler.

Bir insan için açıklanması ve üzerinde durulması gereken en önemli menfaat hiç şüphesiz Kur-an'ın temel konusu olan Allah bilinci ve Allah'a kul olmayı beceren insanın ve toplumun oluşması için çalışmasıdır.

"İnsan marifet sever!.."

Bazı şeyler var ki, onun bu sevgisini ve isteğini yok eder. Çünkü kendisinin bildiği ve ihtiyacı olmayan konuları dinlemesi o kişi için zaman kaybından başka bir şey değil.

Bir toplumda o toplumu yönetenler söylemleriyle demeçleriyle açıklamalarıyla eylemleriyle toplumun öncülerinin üstünde fikir beyan ediyorlarsa o toplumun değişim ve dönüşüm yapması mümkün değildir.

Bu demektir ki, o toplum çaresizliğe alıştırılmış ve bu alışkanlığını yıkmaya istekli değil. Marifetler iltifata tabi olmalıdır. İltifata tabi olmayan marifetler topluma olan güvenlerini sarsar.

Marifet sahibine taltif yerine onu küçümseyerek karşılık vermek tıpkı avamdan birinin "Van güzel bir şehirdir." Demesine karşılık "O'nu gördün mü? Diye sorulduğunda "Ben Van'ı görmedim ama görenleri gördüm." Dediği gibi.

Marifetin toplumdaki karşılığının ne olduğuna bakmak yerine başkalarının açıklamasıyla meseleye bakıp değerlendirmesi elbette ki, hayranı olduğu marifete iltifat etmek yerine reddetmeyi sürdürecektir.

Ayrıca bir toplum özgüvenini yitirmişse başkalarına bağlılığı marifet bilir.

Bu toplumun fertlerinin önemli bir kısmı alıştırılmış çaresizliğe mahkûm bir şekilde yaşamını sürdürmeye çalışır. Bu insan kendisi olmaz, olmaza çünkü başkalarının yönetimine alıştırılmıştır.

Marifeti marifet olarak görmek için sadece gören göze, işiten kulağa ihtiyaç yoktur. Aynı zamanda onu marifet sahiplerinin üstünde görüp değerlendirmektir.

Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.

Güncelleme Tarihi: 23 Aralık 2015, 11:01
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner241

banner247

banner141

banner140

banner255